29 Şubat 2016 Pazartesi

Annee, Bahar gelmiş?!

Doğaya bahar geliyor yavaştan. İçimdeki sonbaharı sakinleştiren çiçekler açmış dallarda. Ruhumu dinlendiren huzur tamda burada.. 



26 Şubat 2016 Cuma

Yalnız mı dedi biri ?


Herkes yalnız kalmaktan korkarken inadına yalnız kalmayı seçen biriyim ben. Nedendir bilinmez.. Belki de bilinir.. Arada kaçıp kaçıp yalnızlığa sığınıyorum evet. Kendi köşeme çekildiğimde daha mutlu, daha huzurlu olduğumu fark ettiğimden beri yalnızlığa olan aşkım büyüdü, büyüyor. Öyle kalabalıklaştım ki acıtmıyor. (Yanlış anlaşılmasın birbirimize çok bağlı olduğumuz bir ailem, dostlarım, sevdiklerim var. Sevgisiz kalmış çocuk profili canlanmasın hemen gözünüzde. Büyük bir aşkla bağlı ebeveynlerin çocuğuyum orada sıkıntı yok yani :) ) İnsan neden yalnız kalmak ister ki dediğinizi duyar gibiyim. Aslında en çok korktuğumuz şey değil mi yalnız kalmak, terkedilmek, dışlanmak? Değilmiş.
Yalnız kalmanın size öğrettiği en güzel değer nedir biliyormusunuz ? “Ben’liğiniz..”
En başından beri kim olduğunuzu en çok yalnız kalınca anlarsınız. Mutlu olmak için veya üzülmek için kimseye ihtiyacınız olmadığını, zaten her şeye sahip olduğunuzu anlarsınız.Yalnızlığınızı sevdikçe daha çok büyürsünüz, olgunlaşırsınız.


“İnsanları tanıdıkça, yalnızlığı daha çok seversin.”


Yüzlerce, binlerce insan tanımadım. Ama tanıdıklarım onlara yeterdi. Yarama yara bandım olsun istediklerim yeni yaralar açınca.. Anladım. O işler öyle yürümüyormuş. İnsanlara seni yaralayacak fırsat vermezsen sorun kalmıyormuş. Test ettim, onayladım. Şarkılarım, dizilerim, kitaplarım, dualarım, dostlarım ve yalnızlığım var. Nasıl mutluyum anlatamam. Biri gelecekte bozacak huzurumu diye ödüm kopuyor gerçi.. Ama olsun. Yaralarımı nasıl iyileştireceğimi bulduğumdan beri can yakmıyor artık gerçekler. 

O yüzden demem o ki: Yalnız kalmaktan korkmayın, önce biraz süründürse de öldürmüyor.


Bu alanda Profesör Akela’yı dinlediniz. Mutlu günler dilerim efenim.

23 Şubat 2016 Salı

Alamancı Teyze Krizi

Yetişin komşulaar, ölüyoruum. Midem bulanıyor, gözlerim yanıyor, ruhum acı çekiyor resmen. Peki neden?
Evlilik programı izleme cezasına çarptırıldım. 
Yıllardır görmediğim teyzem ziyarete gelmiş, iyi gelmiş, hoşgelmiş de.. De’si var işte. 

Sabahtan beri kanallarda ne kadar kadın programı izledik şimdi de sıra evlilik programına geldi. Zaten aldığım aşırı doz “kadın programı”nı atlatamadan zirvesine çıktık bir anda. Ben ki internetsiz kaldığımda bile televizyonu açmayan ben! Bütün gün tavana bakarım gündüz kuşağına bakmam diyen ben! Nasıl acı çekiyorum anlıyormusunuz? İşin kötüsü bu eziyete yalnız katlanıyorum. Çok sevgili erkek kardeşim okulda olmasaydı da bizle izlemek zorunda kalsaydı işte o zaman eğlenceli olurdu. Ona eziyet etmeye bayılıyorum da hahaha! (Daha sonra kedi köpek kavgalarımız başlığı altında yazıcam bunları hikayem çok :D )


Şu anda ruh halim (Temsili değil)

19 Şubat 2016 Cuma

Mazi Kalbimde Yaradır

     " İlk bakışta aşka inanır mısın yoksa önünden bir kere daha geçeyim mi? "
Blog alemine yeni girdiğimden içimde kalan ne varsa dökmeliyim diyerek: Yeşilçam tadında ve masalsı anlatımıyla unutulmazlarım arasına giren bir dizi getirdim size. “Çook uzun bir yazı olacak!” uyarımı yaparak başlıyorum..

" Neresinden ölmüş diye soracaktır sana, rüyalarından dersin.. İlk rüyalarından ölmüş..”

17 Şubat 2016 Çarşamba

Diary Ng Panget

Afişi de şuraya bırakayım.
2014 yılında çıkmış bir Filipinler yapımı “diary ng panget”. İzleyecek bir şey bulamadığım için filmlere sarmış durumdayım. Okuduğum yorumlardan da genelde beğenildiğini görünce izlemeye karar verdim. Peki, film hakkında düşüncelerim neler?


15 Şubat 2016 Pazartesi

Açın kalbinizin kapılarını çünkü.. Ben geldim.

İlk yazım olması sebebiyle üzerimde büyük bir heyecan, biraz baskı biraz da şaşkınlık var. Cümleleri nasıl toparlamam gerektiğini ne yazmam gerektiğini bilemiyorum henüz. Mazur görünüz efendim. Başlayalım. Öncelikle kimdir bu Akela ? 

Etliye sütlüye karışmayan, konuşmayı çok sevmese de dinlemeyi bilen, ailesine ve dostlarına ölümüne bağlı, yaklaşık 1,5 yıldır Kore dizilerine sarmış kitaplara gömülmeyi seven, gerçekleşmeyeceğini bile bile hayal kurmaktan hiç vazgeçmeyen kendi halinde bir kız çocuğudur. Yani öyleyim, evet.  Çok mu karmaşık oldu cümlem ? Saçmalamayı sevdiğimi söylememişim.. Severim hem de çok! :) Konuşmayı çok sevmem dediğime de bakmayın çenem düşünce “N’olur bir sus artık ” yakarışlarını duymuşluğum çoktur. Ama kimsenin canını yakmam.(elimden geldiğince) Çünkü yakarsam yanarım. Bilirim.. Peki” Blog açma fikri nereden esti “diyecek olursanız: benim için çok değerli olan bir hatunun güzel düşünceleri sayesinde karar verip hayata geçirdim. Aslında blog ismimin hikayesi de buradan gelmekte. Onu da açıklayayım. Her şey bu güzel hatunun bana “Şemsiyemin altına almak istiyorum seni” demesiyle başladı. Çok uzun zamandır böyle güzel bir şey duymamıştım ve gerçekten kalbimin titrediğini hissettim. Bazı hisler, bazı insanlar vardır kalbinizin en acıyan yerine dokunur.. Bu sözde öyle oldu benim için ve böylece blog ismime karar verdim. Teşekkür bölümüne geçerek son vermeliyim yazıma yoksa düşmekte olan çenemi tutamayacağım daha fazla^^ 



Uzun zamandır takip ettiğim, büyük saygı duyduğum, öz ablam gibi sevdiğim, sevgili Nabrut’cuğumu ve beni destekleyip yüreklendiren Can dostlarım Pelin ve Meltem’i büyük bir sevgiyle kucaklıyorum. İyi ki varsınız hatunlar.


Başlangıç tarihimin 14 Şubat olması da ayrı bir durum tabi. Onların her yıl kutlayacak sevgililer günü varken ben Blog yıl dönümü kutluyor olacağım. Ah ne kadar mesudum o gün için kutlayacak bir şeyim var artık! :D

Sevgililer gününe inanmayan daimi yalnız der ki “Sevgiyi bir güne sığdırma gününüz kutlu olsun!”



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...