19 Şubat 2016 Cuma

Mazi Kalbimde Yaradır

     " İlk bakışta aşka inanır mısın yoksa önünden bir kere daha geçeyim mi? "
Blog alemine yeni girdiğimden içimde kalan ne varsa dökmeliyim diyerek: Yeşilçam tadında ve masalsı anlatımıyla unutulmazlarım arasına giren bir dizi getirdim size. “Çook uzun bir yazı olacak!” uyarımı yaparak başlıyorum..

" Neresinden ölmüş diye soracaktır sana, rüyalarından dersin.. İlk rüyalarından ölmüş..”


Eskilerdendir kendisi.. Trt1'de yayınlanan 2011 yapımı Mazi Kalbimde Yaradır dizisi. Bilenler vardır mutlaka ama bilmeyeninin de çok olduğunu düşünüyorum. Üzerinden yıllar da geçmiş olsa arada açar bazı sahnelerini izlerim hala. Diziyi bu kadar sevmemin nedenlerinden biri senaristin (Sevgi Yılmaz) kalemidir kesinlikle. Ama ben daha çok dizi içerisinde geçen şiirlere, mektuplara vurgunum.. Aslında bu postu yapmamın en büyük sebebi dizinin içine serpilen o can acıtan sözlerin kaybolup gitmesini istememiş olmam. 

Kanalın resmi sayfasından aldığım özeti okumak isteyenler için şuraya iliştiriyorum.
  “Hazin bir aşk hikâyesi.. 1974 yılının kışında, bahriyeli Ferit İstanbul’a ayak basar… Müjgan, Ferit, Selim ve Nalan’ın hayatları kesişir..  O yıllar ilk görüşte aşk, mümkündür hâlâ. Göz göze gelmek bile bir büyük yangın sebebidir.. Ve 1974 İstanbul’u, Boğaziçi, martılar, sahil boyu döşeli Arnavut kaldırımlar, Müjgan ve Ferit’e aşk neymiş öğretecekler… Ve sonra aşkla birlikte gelen diğer tüm duyguları öğretecekler; hasreti, vefayı, sadakati, ihtirası, ihaneti, tutkuyu ama illaki susmayı. Kalbe söz geçirebilmeyi… Selim ve Nalan..  İki kardeş… Yıllarca büyütmüşler içlerinde aşkın en karasını..  Selim, Müjgan’a sevdalı.. Nalan, bahriyeliye yaralı.. Birbirine bağlı bu dört genç, dile getirilmesi bile büyük günah sayılan bir aşk yüzünden, ömürlerinin baharını kışa çevirirler..”

Aslında dönem dizileriyle hiç alakam yoktur ki, tarihim gerçekten kötüdür hep direkten dönen öğrenciydim bu konuda ama bu dizinin sihrini gerçekten çok sevdim. Samimi ve özeldi.. İçerisinde şöyle mektuplaşmalar bulundururdu ki.. (Böyle mektuplar alamayacak olmanın acısı da ayrı bir konu tabi.)

Müjgan: Umudum nasıl meraktayım bir bilsen. Senden haber alamadığım her an, sesini duyamadığım, yüzünü göremediğim her saniye ölüp ölüp dirilmedeyim. Biliyormusun başım göğe ererdi sana bakarken.Şimdi sanki ufaldım küçücük kaldım. Avutmaya çalışıyorum kendimi. Müjgan geçecek bu günler ayrılık sevdanın türbesidir derler geçecek Müjgan.. Ben şimdi o türbeye kapanmışım. Karşımda deniz.. Masmavi bir tefekkür halindeyim. Güneş denizin üstünden yükseliyor sonra batıyor güzellikler canımı sıkıyor.Hayat avutmayı beceremiyor kızıyorum hiddetleniyorum. Umudum.. Seni yormak istemiyorum bu sebeple kısa tutuyorum mektubumu.  Mektupta denemez gerçi buna bir hıçkırık. Beni sevdiğini duymadan yaşayamam artık. Evvelden ezele daima senin.. Müjgan..

Ferit: Sevdiceğim.. Mektubunu alınca öyle mutlu oldum ki. Dokunuşlarını bana taşıyan bu kağıdı bu mürekkebi nasılda seviyorum. Pek az insana nasip olmuştur sevdiğimiz gibi sevilmek. Her ne kadar derin bir ızdırap içindeysem müteşekkirim. Ayrılıktan söz etmişsin. Etme.. Kızma hiddetlenme.. Biz bu günlerle sınanıyoruz sevdiceğim.. Dayan üzülme..

Müjgan: Bırak sana ait herşeye sadakatle üzüleyim. İç çekişlerim karışırsa seninkilere, ikimizin de acısı hafifler belki de..

 26. bölümle erken final yaptı ama benim gibi romantizmi seven insanlara bu güzel şiirlerle süslü unutulmaz aşkları bıraktı. Şimdi ben susarken o aşık olduğum satırlar konuşsun..


Sizi sakladığım yerde unuttum, bağışlayın.
Kalbime diyorum,
 en son oraya koymamış mıydım sizi? 
Açtım kapadım mazinin çekmecelerini.
Bir ömür aradım sizi;
Dağılan takvim yapraklarını topladım da bir bir.. 
Unutmaya alışırken buldum kendimi. Ve unutmak istemediğimi hatırladım.
Hafızam gün günden zayıflıyor, kusuruma bakmayın. 
İsminiz ? 
Bir sızı... Şuramda..
Yüzünüzü yanlış hatırlıyor olmalıyım. Gözlerinizin bitip de aşkın başladığı yeri..
Ben sizi bir vakitler çok sevmiş olabilir miyim?
Boyunuz diyordum değil mi, af edersiniz. 
Zihnim hayli dağınık şu sıralar..
Boyunuz deyince bahçedeki selvinin dallarına kuşlar konuyordu, bakınız bundan eminim. 
Annem masal anlatırdı o ağacın altında. 
Annem masal anlatır mıydı bana? 
Sanki ben boyunuzun gölgesinde bütün masallara inanmıştım. 
Bakınız bundan da eminim. 
Anımsıyor musunuz sizde? Nasıldı? Bir varmış... Bir yokmuş... 
Ben sizi evvel zaman içinde sevdiydim.
Kaf dağının ardındaydınız;
 Kırk gün kırk gece... 
Sahi ben sizi çok sevmiş miydim?
Şiiri dinlemek isteyenleri buraya alalım.

" Ilık ılık akıyorsa damarlarım şimdi sana, hayra yorma! 
Kavuşmadan kapanmaz göğsümdeki  bu yara.. "

6 yorum:

  1. a a en sevdiğim Türk dizisi 😍 dizi bittikten uzun bir süre sonra sanırım yine Trtde gece 4te yayınlanıyordu. Bekleyip izliyodum sdkfhldsjf

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. a a gerçekten mi? Hiç bilmiyordum izlediğini acayip şaşırdım :D Cidden güzel diziydi ama beklemelere değerdi ^^

      Sil
  2. Akelam benim^^ herkesin bilmediğini düşündüğüm bu dizinin yeri bende de başkadır. Erken final yapması ile çok çok üzüldüğüm kalbime dokunan bir diziydi. Şimdi yazdıklarınla içim titredi tekrar. ellerine sağlık güzel kuzum benim. ne iyi ettin hatırlatmakla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nabrutcuğum, ablacığım benim ^^ Tesadüfen izlemiştim ama sonra unutulmaz dizilerimden oldu. Masal gibiydi, harcadılar canıım diziyi -_- Seninde izlediğini duyunca daha bir sevdim şimdi. Çok teşekkür ederim bende yorumun için :*

      Sil
  3. Salam. Mən də izləmişdim. Çox sevərək izləmişdim də. :) Çox səmimi gəlir cütlük mənə :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam, benimde en sevdiğim dizilerden biri, ikisi gerçekten çok samimiler idi :) Özellikle şiirleri çok güzeldi :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...