22 Mart 2016 Salı

Sevgi paylaştıkça çoğalır, çoğalır değil mi?

Çocukken her şey ne kadar güzel gelirdi değil mi? Her şey daha masum her şey daha pembe. Sokakta koşuşturup dururken tek korkumuz akşam ezanının okunmasıyla birlikte gelen eve girme durumuydu. "Annee 5 dakika dahaa!" Diye bağırışlarımız fayda etmezdi bilirdik.. Ama yine de isterdik. Olmayacağını bile bile istemeyi galiba ilk o zaman öğrendik.

Bazen düşerdik ama mutlaka kalkardık. Daha sonra düşeceğimizi bilerek yine koşardık. Çünkü dizlerimiz de ufak tefek sıyrıklar kalsa da acısı geçerdi. Buda bizim için yeterdi. Acımayınca yaradan saymazdık. Tabi daha sonra öğrenecektik hiçbir yaranın geçmeyeceğini.. Acıtmayan yaralar da olabileceğini.. Kabuk bağlamasına güvenmemeyi, arada sızlatıp yeniden kanayabileceğini.. 



Sonra büyüdük yani büyüdük sandık. İlk gerçek yaramızı alana kadardı.. Aldıktan sonra unuttuk geçmişteki yaralarımızı. Görünmez bir yarayla nasıl yaşanır onu öğrendik. İkisinin de gelişi aynıydı biri koşmanın verdiği kalp çarpıntısıydı diğeri ise bir insanı sevmenin verdiği kalp çarpıntısı.. Her halukarda çarpıntıydı ve bizi fena çarptı. Ama bu sadece başlangıçtı.. Bize düşe kalka koşmalarımızın sadece çocukken olabileceğini anlattı. Birilerini sevdikten ve yaralarını miras aldıktan sonra tekrar koşmanın ne kadar zor olduğunu henüz anlatmamıştı. Onu sonra, çok sonra bütün sevdiklerimizin giderken bıraktığı yara kabuklarına bakarken anlatacaktı. Öyle de oldu. Sonra.. Akılda tek bir soru kaldı. 

Hani sevgi paylaştıkça çoğalırdı..

Öyleyse ben niye eksik kaldım?
Hala cevabını bilmiyorum. Ama ben kalbimden gelen sevgiyi paylaştırmaya devam ediyorum. Yarasını alacağımı bile bile veriyorum. Belki bir gün.. Elinde yara bandıyla çalar birileri kapımı ve der ki.. "Sana geldim ben kendi yaralarımla, hadi üfleyelim geçsin!"

30 yorum:

  1. Merhaba:) haftanın blogu etkinliğinden buldum sizi hemen geldim:) artık takipçinizim sizi de beklerm bloguma:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar :) Çok teşekkür ederim, hoşgeldiniz. Bende geliyorum hemen :)

      Sil
  2. Ne güzel yazmışsın, bazılarımızın düşüncelerine tercüman oldun belkide. Sıcacık, anlamlı çok anlamlı bir yazı emeğine sağlık <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımsın.. Bunları duymak huzurla gülümsetti, çok teşekkür ederim ❤

      Sil
  3. Bence kendi yaralarını kendi sarmalı insan. Sonra eline yara bandı geçiren, iyileştiririm sanacak yaralarını.Peki kullanmayı biliyor mu yada iyice öğrenmiş mi yaraların tam olarak nerede ? Sanmıyorum. En önemlisi güçlü olmak tüm yaralarını kendi kendine kapatabilmek. Kapıyı çalan yaralarımı sarmak için gelmesin birlikte düşüp, yaralanıp, kalkmak için gelsin. Ellerine sağlık çok güzel yazmışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Söylediklerinize kelimesi kelimesine katılıyorum, kesinlikle doğru. Yaralanmanın nasıl bir şey olduğunu bilmeyen yara bandını kullanmasını nereden bilsin değil mi.. "Sana geldim ben kendi yaralarımla, hadi üfleyelim geçsin!" derken yarası olan, yaralanmış olan birileri gelsin, birbirimizin yaralarına üfleyelim anlamında söylemek istemiştim.. Sanırım anlatım hatası yaptım :)

      Sil
  4. Paylaşmanın güzelliğine ve büyüklüğüne inanan sen gibiler iyi ki var .... Hiç eksilmeyin e mi ..
    Sana da senin gibi bu paylaşma mucizesine inanan biri gelene dek ..... yılmadan devam ...
    Her daim koca yürekli olman dileğiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kelimeleri öyle güzel seçip cümle haline getiriyorsunuz ki hayran olmamak elimde değil..
      Böyle güzel dilekleri olan sizde hiç eksilmeyin, sevgimiz, huzurumuz daim olsun..

      Sil
  5. Yaşlarımız yakın sanki, giriş kısmı nostalji edasında oldu ;) Kalemine sağlık, çok güzel bağlamışsın ki!
    Gözde'nin bloğu haftanın bloğu olarak seçmiş kore sever olduğunu da öğrenince hemen geldim... bana da beklerim ki ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet nostaljik oldu biraz, umarım yakındır :) Çok teşekkür ederim.
      Yaşasın Kore severler.. Hoşgeldin o zaman bende hemen geliyorum! :)

      Sil
  6. Sevgi paylaştıkça çoğalır mı? Kiminle paylaştığına göre değişir bence.
    Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle, azalması da çoğalması da kiminle paylaştığımıza göre değişiyormuş.. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  7. Ah ah, mahallenin ütün çocuklarıyla toplanıp yakan top oynardık. Tüm mahalleli toplanıp dışarıda çay içerlerdi biz oynarken, yemek vakti de gelince içeriye girmek istemezdik dediğin gibi. Ne günlerdi anımsadım sayende. Kalemine sağlık canım, çok güzel yazmışsın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukluğunu yaşayabilen son nesil bizdik sanırım.. Gerçekten güzel günlerdi insan özlemiyor değil, gülümsetebildiysem ne mutlu bana :) Canım canıım, çok teşekkür ederim :)

      Sil
  8. Yaralanmalarin en coşkulusuydu cocukluktakiler. Bacagimiz kanardi da yine de elimizdeki topu birakmazdik...acisa da anneye soylemezdik disari cikmaya izin vermez diye...cok yurekliymisiz bizler cocukken...hatirlattigin icin tesekkurler ...simdilerde kaçar olduk yaralarimizdan,yara almislardan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? En anlamlı yaralarımız o zamanlardan kalma.. En güzeli de çocukluğumuzu hatırlatması hala.. Ben teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için :)

      Sil
  9. Gözdenin blogundan geliyorum. Seni tanıdığıma memnun oldum. Takibe aldım hemen. Yeni yayınlarda görüşmek dileğiyle ben de beklerim sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim bende tanıştığımıza memnun oldum, blogunuza uğrayacağım mutlaka.. Sevgiler

      Sil
  10. Sen eksik kalmadın.. Hepimiz eksik kaldık ve kalmaya da devam ediyoruz yaptığımız seçimler bizi bazen buna itiyo. Birgün birisi çıkar karşına sevginin nasıl bölünerek çoğaldığını gösterir o zaman eksik kalan yarımız tamam olur :) Sadece yanlış zaman da yanlış yerdeydik hepsi bu yavrum birgün doğru yerde olucaz ve üfleyince geçicek ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel günler bizi bekler.. O vakit doğru zamanda doğru yerde olmamıza diyelim :) Bizde o günler gelene kadar acıyan yerlerimize iyi gelen dostlarımıza sarılalım! :)

      Sil
  11. Bi çocukluğuma gittim.. bi şimdiye geldim.. bi ergen dönemlerime.. bi şimdiye.. şu paragraf beni bi salladı yani :)

    teşekkürler, beklerim bende

    "Bazen düşerdik ama mutlaka kalkardık. Daha sonra düşeceğimizi bilerek yine koşardık. Çünkü dizlerimiz de ufak tefek sıyrıklar kalsa da acısı geçerdi. Buda bizim için yeterdi. Acımayınca yaradan saymazdık. Tabi daha sonra öğrenecektik hiçbir yaranın geçmeyeceğini.. Acıtmayan yaralar da olabileceğini.. Kabuk bağlamasına güvenmemeyi, arada sızlatıp yeniden kanayabileceğini..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle hissetmenize gerçekten çok sevindim :) Mutlaka geleceğim..

      Sil
  12. Evet ben de yeni keşfettim sizi... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, bende keşfetmeye geliyorum o vakit.. :)

      Sil
  13. Çocukluğuma götürdü bir anda yazdıkların... Ve umudu yitirmemenin gerekliliğine.Eline,diline,yüreğine,aklına sağlık umud dolu kelimelerin ve güzel cümlelerin olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umudumuz hep var olsun İnşallah.. Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için..

      Sil
  14. Belki ondandır çocukluğa dair bitmeyen özlemimiz. Sıcacık bir yazı, kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız.. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  15. Yazılarınızın dili gerçekten samimi, bu yüzden hoşuma gitti bu blog. İzlemekteyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Samimi bulmanız gerçekten mutlu etti beni, teşekkür ederim. :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...