23 Mart 2016 Çarşamba

Size "sana güveniyorum" diyebilirmiyim?

Bazı insanlar vardır hiç görmeden, sesini duymadan, uzaktan sevip saydığınız.. Büyük saygı duyduğunuz. Benim içinde öyle biri var işte. Sevgili Nabrutcuğum ablacığım (Aramızdaki hitap şekli bu birazcık tuhaf gelebilir :) ) Benim öz ablam olmadı ama olsaydı bu kadar sevemezdim sanırım. Onun bana hissettirdiği hisleri anlatmam mümkün olmadığından çok uzatmak istemiyorum.. Sadece şunları söyleyebilirim: Ben şuanda, burada, bu yazıyı yazıp yayınlayabiliyorsam bu Nabrutcuğum sayesindedir. Bana “blog açmalısın” demeseydi bu adımı atamazdım, atmazdım biliyorum. Ve böyle bir blog ismine sahip olmamın sebebi de bana verdiği güven hissidir. Onun şemsiyesi altında güvendeyim yani.. Bu isimden de bende ki yerini anlayabilirsiniz. Bu da böyle bir hikayeydi. Peki ben bunu niye anlattım?

Kendi bloguna misafir olmamı istediği için bir misafir yazısı hazırlamıştım.. O yazıyı sizlerle paylaşmak istediğimden de buraya gelmişken bunları anlatmamak olmazdı.





Size "sana güveniyorum" diyebilirmiyim?
Bir insana güvenmek için kriterleriniz nelerdir? Peki, benim neydi? Gerçekten en son ne zaman birine güvendim?  Bilmiyorum.. Hatırlayamıyorum. Hiç gitmez deyip çok güvendiğimiz tipler vardı değil mi? Hani gittiler sonra.. Benim güvensizlik hastalığımda ilk kez "kalan" olmanın ne demek olduğunu öğrendiğimde başladı.

Ben hep böyle değildim aslında.. İnsanlara sonuna kadar güvenen, ne yaptıysa yaptı vardır bir bildiği diyendim. O daha çok nasıl mutlu olacaksa öyle olsun diyendim. Gelemiyorsa gelmesin ben ona giderim diyendim. Ben sadece diyendim yani. Sonra bir gün.. Gördüm. yazmıyordu, ölmemişti de.. Yaşıyordu ama ben yokken. Varlığım fazla gelince anladım. Benim olayım güvenmekten çıkalı çok olmuş. Ben yaşayan birine can olmuşum. Sonra o yaşayan kıydı canıma. Acımadan. O acımamıştı ama benim canım.. Acıdı. Daha sonra.. Geçti. Geçmek zorundaydı. Kolay oldu diyemem, değildi. Ama minnettarım. İnsanları erken tanıdım, tanıdıkça büyüdüm, büyüdükçe kim olduğumu buldum. Böylesi iyi, böylesi güzel.
Ben şimdi size insanlara güvenmeyin demiyorum, onlara can olmayın diyorum sadece, süper Mario’musunuz siz kaç canınız var? 9 canlı kediydiniz de canınız mı fazla geldi. Yapmayın dostlar. Canınızdan can çıkınca yerine yenisini koymuyorlar. Siz kalan kırıntılarınızla kalbinize dikişi atıp tutunmaya çalışıyorsunuz. Artık ne kadar tutarsa.. yada ya tutarsa? Denedim dikiş tuttu da.. Arada sızdırıyor be.. Oluk oluk kan akmıyor ama azar azar akıyor yerinden. Kapanmayacak yaralar için bedel ödemeyin kendinizden. Giden gidiyor, Kalansa... Böyle işte.


O güzel kalbinizden gelip, parmaklarınızdan dökülen tüm güzel sözler için minnettarım. Tüm kalbimle..

32 yorum:

  1. Elimde mis gibi kahvem ve yine senin ellerinden sımsıcak bir yazı. Eline, emeğine sağlık.

    Ben uzun süredir güven problemi çekiyorum, zira dostlarımdan, arkadaşlarımdan, eski nişanlılık döneminden ötürü insanlara olan güvenim tuzla buz oldu ve artık tedbirle yaklaşıyorum doğal olarak, En doğrusu da bu dediğin gibi "kimseye can olmayın" daha iyi söylenemezdi herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin sımsıcak yorumlarında içimi ısıtıyor her seferinde :) Teşekkür ederim.
      Şimdi de ileride de güven problemi en büyük sorunlarımızdan olmaya devam edecek büyük ihtimalle. Sanırım birine güvenmek ile can olmak arasında ki dengeyi sağlayabildiğimiz zaman doğru yolu bulmuş olacağız.

      Sil
  2. "Hiç gitmez deyip çok güvendiğimiz tipler vardı değil mi? Hani gittiler sonra.." şu cümleyi kendime sesli sesli sordum cidden yaa eee ya sonra noldu ? yamalı, dikişili falan gerçektende.. hayırlısı diyelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağımız solumuz yamalı, dikişli olsa da sevmeye devam edelim değil mi.. Mutlaka bulacaktır bizi de bize benzeyenler.. Hayırlısı tabi :)

      Sil
  3. Sevgili Akela, güvenmek ve fedakarlık herkes için yapılabilecek şeyler değil malesef... Bunu kaldırabilen insan bulmak bile zor. Ancak, inan ki güvenini hak edecek insanlar olacaktır, yeter ki seçici ol. Senin kalbin temiz olduğu sürece mutlaka karşına güzel insanlar çıkar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki öyle.. Herkesi kendimize benziyor sanmak en büyük hatalarımızdan biri imiş. Allah'ım bizi, bize benzeyen insanlarla karşılaştırsın :)

      Sil
  4. İnsanın şu hayatta güveneceği, "Benimle kuzey kutbuna gel" dese gidebileceği birisi olmalı. Maalesef hayat öyle kötü ki, dizilerdeki gibi insan en yakınına güvenemiyor. :( Babama, anneme gözü kapalı güvenirdim ama onlar da gittiler:( zaten genelde insanların gözü kapalı güvenebileceği iki kişi anne ve babasıdır. Onun bile maalesef istisnaları oluyor gazetelerde okuyoruz:( dilerim dostluğunuz daim olsun, hiçbir zaman güvenininiz sarsılmasın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru "hadi ben geliyorum, gidelim!" diyebilecek dostlar lazım bize. İnsan ailesine bile güvenemeyecekse, başka kime güvenebilir ki? Şimdi o çocuklar nasıl büyüyüp, büyük adamlar olsun.. Çok teşekkür ederim, dilerim sizde hayatınız boyunca huzur veren, güvenilir insanlarla karşılaşırsınız :)

      Sil
  5. Akela'm ...
    Öğrendim diyorsun ya eğer bunu gerçekten başarabildiysen benden bir adım öndesin diyorum ... Ve tabi ki takdir ve tebrik ediyorum seni...
    Benim problemim hala öğrenememek ... İnsan , can diye sarmaladıklarının , kıymetlim , değerlim dediklerinin , yapmaz dediklerinin yaptıklarını gördükçe .... Ama insanız ya bıkmadan usanmadan devam diyoruz ... Çok olmasa da olur ... Arkadaş ayrı dost ayrı diyorum ... Olmuyor ...
    Yamalı , dikiş tutmaz bir hale de gelsen yaşama tutunacak dallar buluyorsun ...
    Kendime nasıl davranılmasını istediysem karşımdakine de öyle davranmayı amaçladım ... Buldum mu hayır ..
    Ama hani bir söz var ya ; ' Yaşadıklarıma pişman değilim , öfkem yaşayamadıklarıma ....'

    Sevgiyle ve dost kalman dileğiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumu yazmadan önce abartısız 6 yada 7 kere baştan okudum yorumunu.. Baştan en baştan..
      Öncelikle estağfurullah, hala çok eksiğim ben bu konuda.. Bilsem de fayda etmiyor ki bazen.
      Bu acının ilacını kendime dost olmakta bulmuştum ben.. Baktım ki olmuyor insanlara güvenemiyorum, sevmek istemiyorum vazgeçtim bende. Gerçekten. Selam verdiğin bir arkadaşın olmaz mı? Benim olmamıştı.. Sonra anladım aslında yalnız olmadığımı.. Ben vardım. Yalan yok yanımda birilerinin varlığını aradım, aramadım değil. Ama alıştım hala en yakınım kendi yalnızlığımdır..

      Tüm kalbimle söylüyorum yara bandına ihtiyacın olursa eğer, ben buradayım.

      Sil
    2. canım hızlı hızlı yazdım ; anlamsız olabilir belki ondan ... kusura bakma ... Duygu seline kapılınca gidiyor insan.. çok okuyup da düzelteyim diye uğraşmadım çünkü bazen hissedilenler değişebiliyor ... Yorduysam kusura bakma tatlım..
      İyi ki varsın ... Birinden diğerine enerji her zaman gerek ... Ben blog açtığımda sık sık bundan bahsetmiştim yazılarımda ... Umut doluydum ; sonra talihsiz yitirilmeler derken ...
      Esasında bakma blog amacım umutlar yeşerdikçe , 'an'ları yakalamak ve elim sende ...
      Tabi en başından birlikte olmadığımızdan ...
      Yüreğim ve elim sende güzel yürekli

      Sil
    3. Olur mu hiç, bazen konuşmadan da anlayabilirsin karşındakini.. Anlıyorum ben. İstediğin zaman, istediğin kadar yorabilirsin zevkle ve mutlulukla yanındayım.
      En başından birlikte olamasak da şuandan itibaren gidebiliriz geleceğe doğru..
      Ne olursa olsun umudumuz sönmesin, daha güzel yarınlara..

      Sil
  6. Nabrut sayesinde buldum sizi ve iyi ki de bulmuşum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok tatlısınız, teşekkür ederim :)

      Sil
  7. ne güzel yazmışsın. nabrut eski arkadaşım yaaa evet iyidiir tatlıdıır korecidir bi deee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet en iyilerindendir gerçekten, bizde Kore dizileri vasıtasıyla tanışmıştık :))

      Sil
  8. Yaa ama ben seni yerim ki :)) Bak gözümden kalpler taşıyor :) İyiki de seni cesaretlendirdi yoksa sen açmasan ben nasıl tanicaktım kimle mailleşcektim sonra kiminle,

    -hadi bunu izle
    -bunu izledin mi?
    - Dur dur buda var dicektim.

    Sen olmasan ben eksik kalırdım :((
    Son olarak 'İnanmak ihanete uğramanın yarısıdır'..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım canım :) Bende iyi ki diyorum, iyi ki böyle güzel insanlarla tanışmışım.. Bende ilk mail arkadaşımı bulamazdım gelmeseydim, bu şekilde:
      - Tamam hemen izleyeyim.
      -İzledim ay efsaneydii..
      -Ay ben biliyorum çok fenaydı o :/ yorumlarını yapamazdım.

      O zaman artık tamamlandık! :)
      Son olarak bende "inanamamakta ruhun yarasıdır.." diyim..

      Sil
    2. dadluşlaar siziii :)

      Sil
    3. Sizsiniz datluu.. :))

      Sil
  9. Akelacığım.. İnsan bu denli kuvvetli şeyleri hissedince bir müddet hissizleşiyor acımamaya acıtmamaya başlıyor. Ben tam o evredeyim. herşeyin geçtiği şükür ki yavaştan da olsa unuttuğum evre. Ne güzel geçiyor zaman ya acının tam ortasında dursa ? Bu güzel cümleyi hep düşünürüm. Herşey geçiyor şükürki. Bazısı teğet geçiyor bazısı delipte geçiyor.

    Ama yarabandı ve bir dost eline ihtiyac duyarsan ben tüm kalbimle buradayım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Zokacığım.. O kadar güzel söylemişsin ki.. Gerçekten şükür, ya geçmeseydi? Bu tarz yazılar yazarken "acı çekiyormuşum gibi" görünürüm diye çok korkuyordum aslında ama bende yıllardır o dediğin evredeyim. O kadar güzel ki hiç bir şey hissetmemek :) Yazdığım yazıda ki hikaye yaklaşık 5 6 sene öncesinden kalma bir yara acıtmayan, sadece arada kendini hatırlatan..
      Yara bandı ve dost eli her daim lazım, hem kaybolmuş çocuklar birbirini çoktan buldu ki :) İyi ki varsın! ❤

      Sil
    2. Bence ikiniz de olmak üzeresiniz.Bu sancının sebebi o.İnsan sıkışmadan ,bunalmadan çıkışları bulamıyor.Çaresiz gibi görünsenizde ;çare sizde.Çıkmaza düşen de,ayağa kalkıp yürüyen de sizsiniz.Etrafınızdaki insanlar sadece elinizden tutup destek olurlar ama çözüm onlarda değil.Unutmayın ben olmadan ,biz olmaz.😘

      Sil
    3. Bu güzel nasihatını, hayat tecrübesini aldım defterime aklımdan çıkarmayacağım :)

      Sil
  10. Kimseye kalbinin tamamini vermeyeceksin, yarisini vereceksin ki biraktiginda gittiginde o kalbinin yarisi geri seni tamamlasin. Kalbinin tamamini verdiginde sende buyuk hasarlara neden oluyor. Bende hayatim da bunu ogrendim. Cok sevmeli, ama biraktiginda yasayabilmeli insan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her cümlenize katılıyorum, çok doğru.. Birini kendiden çok sevdiğinde geride kendine ait bir kalp kalmıyor. Bu yüzden kendini bırakıp körü körüne aşık olmamalı.. Sonra gidiyorlar ve siz, biz körü körüne kalıyoruz burada..
      Çok teşekkür ederim yorumunuz için :)

      Sil
  11. 'Bukalemun Dünya'ya yaptığım yorumu yollayamamışım galiba Akela kızım. Ben şimdi yazını ve yorumları okudum. Kızlarımın hepsi insanın derdine ortak ve düşünceli kızlarımdır. Erkek blog sahiplerinin dertlerini söyleme ve dertleşme şansları yok gibi. Ama söz konusu sıkıntıları yaşatan cinste onlar değil mi zaten ?. En son, yaşı kemâle ermiş arkadaşımdan duyduğum söz şuydu= "Erkekler güzel düşüncelerini bir türlü söyleyemezler. Nasıl anlatayım, gurur yaparlar, söylerlerse değeri gider gibi hissederler..." Ne biçim bir lâftı ki bu?
    Ne kadar saçma bir açıklama böyle dedim. Yakın bir tarihte oldu bu diyalog. Dedim ki, söylenmeyecek ve en saçma şeyleri saydırırken, kendinin değer kaybına uğradığını anlamıyor musun? Gerçekten anlamadığına inandığım aptal bir bakış sadece.
    Yani yaş, durum, kültür hiç bir şey değiştirmiyor bu yanlarını. Sevgilerimle bir an önce huzuru yakalaman dileklerimle kızım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk fırsatta yayınlayacağım Ece ablacığım, müsait bir an bekliyordum :) Kız dayanışması gibi bir şey bizimkisi.. Ama sanırım daha çok insan dayanışması. Çünkü bende cinsiyet ayrımı olmadan duyguları ve düşünceleri paylaşmaktan yanayım. Duygularımız da olmazsa geriye ne kalır ki.. Vakit varken söylemek lazım, sonra çok geç oluyor böyle..
      Bu güzel ve samimi yorumun için kalpten teşekkür ederim ablacığım, sevgilerim ve saygılarım ile.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...