30 Mayıs 2016 Pazartesi

Liar Game / Kore Dizi


Uzun zamandır dizi izlemediğimi her yazımda yazdım sanırım değil mi? Sınav bir geçsin ah.. Sonrası biriktirdiklerimi tüketirim ben hemencecik. İşte o zaman buralar dizi yorumu olacak. "Eyvahlar olsun" mu dediniz, öyle duydum, haha :D O zamanlar gelene kadar daha önce izlediğim ve yeri bende ayrı olan dizileri yazacağım böyle arada. Diziyi replikle anlattım çünkü bu repliklerden fazla spoilerlik durum çıkmaz. Yine de 0 bilgi izlemek isterseniz, okumadan geçiniz efenim. Bugünün misafiri Liar Game.

26 Mayıs 2016 Perşembe

Mim / Kimdir Bu Akela?

Yeni bir mim ile geldim bu sefer. Sevgili Simurg mimlemiş beni, bir kez de buradan teşekkür edeyim kendisine :) Bu sefer ki mim biraz farklı.. Sorulara takılı kalmıyorsunuz, tek bir soru soruyorsunuz. Kimdir bu ... ? Aslında kendim ile ilgili birçok şey anlattım yazılarımda, o yüzden nasıl yapacağım bilemiyorum ama bilmediğiniz özelliklerimi anlatmaya çalışacağım. Başarabilirsem..

kamisama hajimemashita animesinden..
Hadi o halde başlayalım kimdir bu Akela?

24 Mayıs 2016 Salı

Abla Olmak vs Ben

Blogumu açmayı düşündüğümde en büyük korkum hüzün kokacak olmasıydı..  Çünkü o tarafımın daha ağır bastığını düşünüyorum. Hatta biliyorum. Ama sürekli karamsar bir görüntü olmasını istemediğimden günlük mevzusuna yöneldim. İlk yazılarımdan olan "Alamancı Teyze Krizinde" sevgili erkek kardeşim ile kedi-köpek kavgalarımız başlığı altında yazacağımı söylemiştim. Hazır dün de kendisi ile yeni bir mevzuya girmişken dökeyim bu konuyu ortaya dedim.

Aramızda 4 yaş var kendileri ile.. Küçüklüğünde o kadar tatlı bir çocuktu ki hatırlıyorum az biraz, o zamanlar cidden seviyordum. Yani ben öyle biliyorum. Meğersem daha çok kullanıyormuşum çocuğu. Cidden bunu hatırlamıyorum, bizimkiler anlatıyor. Şöyle ki, (nasıl zeka fışkırıyorsa o zamanlar) bu küçük ya hani, bir şeyler isteyeceğim zaman bunu sıkıştırıp “seni daha çok seviyorlar, sen dersen alırlar” filan diyormuşum. Nasıl bu kafaya büründüm bilmiyorum ama kim soktuysa bu fikri beynime tanışmak istiyorum kendisi ile. Masum beynimi yıkamışlar! :D Neyse efenim babamda zaten kardeşim doğduğunda en çok benimle ilgilenirmiş. (adam hissettiyse demek ki) Bu küçükken çok düzenliymiş mesela, kirli kıyafetlerini bile çıkartınca katlayıp kirli sepetine koyarmış. Bende gizlice gidip bozarmışım. Ay ne kötü bir abla örneği.. Acaba anlatmasamıydım bunları?

22 Mayıs 2016 Pazar

Hayatı Ölüm Geçe..

Planlar yaparak yaşamak ne kadar güzel öyle değil mi? Dur yarın şu işlerimi halledeyim, bu diziyi de akşam izlerim, belki hafta sonu şuraya giderim. Tamam, planlarım hazır. Sabaha gözlerimi açar açmaz uygulamaya geçiyorum. Çünkü sabaha gözlerimi açacağımın garantisi var. Hafta sonu oraya gideceğim, çünkü plan yaptım. Ben plan yaptım diye benim kaderim oraya gitmek oldu. Peki, o iş ben deyince oldu mu?


Ufak bir hikaye anlatayım mı size? Dışarıdan gördüğüm bir çift göz ile..

19 Mayıs 2016 Perşembe

Guzaarish / İllüstrasyon Çizimi - Film Yorumu

Ben geldiim! :) Bir süre önce içim ses ver yazısında sıkıntıdan patlamama rağmen çizimle uğraştığımı söylemiştim. Peki neydi bu? Çizmeye başlamadan önce bu şahane Guzaarish filmini izlemiştim ve direk “ben bunu çizerim!” dedim. Başladım çizmeye.. O kadar severek ve aşkla çizdim ki. Yaptığım en iyi çizim olması bence bu yüzden. En iyi çizim derken.. Ben öyle düşünüyorum yani :)

İlk defa kendi çizdiğime olumlu bakıyorum..

Black filmini izleyenler el kaldırsın. Çünkü o filmi sevenlerin bu filme de bayılacağını düşünüyorum. Black ve Guzaarish ne alaka derseniz yönetmenleri aynı efendim. Sanjay Leela Bhansali..  Yine arayışta olduğum bir akşam, listemde olan ama fırsat bulamadığım bu filmi izlemeye karar verdim. Tam filmi izlemeye başladım kuzenimden bir mesaj.. 

“ Abla film önersene, ne izlesem ki? “ 
Ben başladım dedim Guzaarish filmini izlemeye, e hadi izle sende, izleyelim aynı anda.Ve hiç hesapta yokken aynı anda farklı yerlerde başladık izlemeye.

17 Mayıs 2016 Salı

Uçtum, Şahitlerim Var!

Siz hiç uçan kız gördünüz mü ? Kuzenim görmüş.  Benim o! :D

Enteresan bir giriş oldu biliyorum. Bugün size Artvin tatilimi anlatmaya geldim. Hava alalım azıcık. Ufak ufak anılarımdan anlatacağım.. Biraz uzun olacak ama..  Keyif alarak okursunuz umarım.


Artvin hep dağlık bir şehir. Bizim köyde dağın tepesinde.  Bildiğiniz tepesinde ama.. Arabayla çıkarken de dağı dolanarak çıkıyorsunuz zaten. Çok fazla düzlük bölge yok. Dedemlerin evinin altıda uçurum hatta. Ama tamamen ağaçların, yeşilliğin içinde. Bahçede ki dut ağacına kurduğunuz salıncakta uçuruma kuş misali bakıyorsunuz mesela, acayip ekşınlı. Kardeşim, kuzenim ve ben “hadi kim düşecek uçurumdan” adı altında çığlıklı işlere de imza atmıştık. Hey gidi..

Şöyle bir huzura karşı sallanıyordum evet, çığlıkları saymaz isek :)

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Signal /Kore Dizi

“Tamam, bitti kutlamalar özüne dön” diyerek geçtim işlerimin başına. Geçen günkü yazımda sinyal (Signal) alamamış olmamın verdiği sinir harbinden bahsetmiştim. Peki nedir bu Signal diye ortalığı kasıp kavurduğum dizi? Hemen konusuna geliyorum.


Konusu her yerde bu şekilde geçiyor:  Eski ve yeni dedektiflerin uzun zamandır çözülememiş olan bir davayı, çözmek için bir araya gelmeleri konu ediliyor.“

Ben bu konuyu biraz daha açacağım yalnız. 
Dizi günümüz zamanında yaşayan bir profil uzmanının (Park Hae Young karakteri ile Lee Je Hoon) geçmiş zamanda ki bir polis memuru (Lee Jae Han karakteri ile Cho Jin Woong) ile telsiz aracılığıyla sinyalleşmesi üzerine kurulu. Bu sinyaller sayesinde geçmişte ki faili meçhul davalar üzerinde beraber çalışmaya başlarlar. 


Kaktüs olmasın o? :D

15 Mayıs 2016 Pazar

Happy Birthday To Me!

Eğlenceli kısa bir giriş yapalım mı? Bu biraz uzun bir yazı olacak çünkü..

Cumartesi öğlen (yani artık dün) gribin verdiği dengesizlik ile gayet kendimi salmış,” başlarım işine gücüne kendime ödül vereceğim ben” diyerek uzun zamandır izlemek istediğim “Spirited Away” (Ruhların kaçışı-Miyazaki) filmini izlemek üzere yaptım hazırlıkları. Dakika olmuş 8.. Tam konuya dalıyorum.. Kapı çaldı. Cılız bir ses ama. Delikten baktım birileri kapatmış parmağıyla. Kafamdan milyon tane düşünce geçirerek çok az aralayıp uzattım kafamı. Ana!? Benim Nileep! Şu 14 yıllık dostum olan hani.  Elinde mumları yanan pasta ile.. “Mutlu yıllaaaar“ diyerek serenat yapıyor bana. Tabi ben iptal o anda. Pastanın üzerinde yazanı görünce de patlatıyorum kahkahayı. 

Böyle bir ikiliyiz işte. "Öküz" olayını sonra anlatacağım. :D

13 Mayıs 2016 Cuma

Günlük Gibimsi 2

Günlük olayına alıştığım için hemen yeni birini yazayım dedim. Sevgili günlük, durumlar nasıl biliyormusun? 

Grip oldum. Evet, bu havada nereden aldığımı bilmediğim bir soğuk algınlığı ile cebelleşiyorum. Hava değişimi desek evden dışarı adım atmadığımdan bu hava nerede değişti? Salonda mı? Baya kış gribi gibi bazen severek, genelde de söverek hapşırıyorum. Bakalım, geçecek gibi. Yani umarım, çünkü cidden grip olmaktan nefret ediyorum.  

Şu anda ev halkı

Dün modem arızam yüzünden İnternetim kesikti. Hayat damarlarımdan olan İnternet kesilince yaşam fonksiyonlarım yavaşladı. 17 saat kadar yoktu o sürede bende yoktum. Hissettim. Böyle manyak bir bağımlılığımız oldu işte. Gelişen teknolojinin yan etkileri 15245864. (Aslında o kadar çok İnternet bağımlısı değilimdir. Hatta netim varken her şeyi kapatıp huzura koştuğum da çoktur. Dizi bağımlısı olabilirim ama.) Yine de yapmam gereken işler olduğundan haberleşememek ve Signal dizisinin bölümlerini izleyememek yaşlandırdı beni. 

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Ex-Girlfriend Club / Kore Dizisi

İlişki tablosunu da şuraya ekleyeyim.

Uzun zamandır (Dots dizisi bittiğinden beri) güncel dizileri izleyemiyorum. Özellikle çeviri beklemek işkence gibi geliyor artık derken, izlemediğim eski dizilere bir göz atayım dedim. Sürekli dikkatimi çeken ama bir türlü elimin gitmediği Ex-girlfriend club dizisini tekrar görünce, artık bir bakayım yahu bu neymiş dedim. İlk bölümünü izledim ve sonra 2 günde bitti dizi. Hemen konusuna geliyorum. Büyük spoiler vermeyeceğim için repliklerle beraber anlatacağım. 

Ruh halimi tanımlayan repliklerden bir tanesi..

9 Mayıs 2016 Pazartesi

Ghost Hunt / Anime Yorumu

Yeni bir anime yazısı ile geldim, yine. Pazartesi günlerini anime-animasyon film günü yapmayı düşünüyorum. Bir aksilik çıkmaz-çıkarmaz isem bu programa sadık kalacağım. Cuma günleri herkese uyabilecek bir film yazısı, cumartesi ise sırama göre Hint ya da Kore filmleri yazısı şeklinde devam ediyor planım. Çarşamba günü dizi yazısı, diğer günler için ise -uyabilirsem- kitap/keşif/günlük 3lüsünden birileri yazılmayı bekleyecek.. Bence böylesi daha iyi oldu.


Gelelim bugünkü animenin konusuna.. 
Mai Taniyama, hayalet öyküleri anlatmaktan ve dinlemekten hoşlanan bir lise öğrencisi. Yine böyle bir günde okulunda bir gizemi araştırmak üzere bulunan psişik araştırmacı Shibuya Kazuya'yla yolları kesişir. Ve bir takım olaylar sonucu onun yanında part-time çalışmaya başlar. Shibuya’nın asistanı Lin ve daha sonra katılacak olan tapınak rahibesi Ayako, keşiş Takigawa, medyum Masako ve peder John ile birlikte bu 7 kişi paranormal olayları çözmek için bir araya gelir ve macera başlar.

5 Mayıs 2016 Perşembe

O Zaman Açsın Çiçekler!

Dediniz ki kendini bunaltma bu kadar, bizde bu durumdayız. Hem bak geliyor yaz. Canlan biraz. (Her ne kadar ben direk yaz-ı atlamak istesem de.. El mahkum olduğundan yaşayacağız, seve seve.) Neyse. Hadi zorla da olsa bir adım atayım, içimde direnen çiçekleri bari şurada açtırayım dedim ve tema yenileme işine giriştim. (Bir şeyi yapmaya kafaya koyduysam geçmiş olsun, saat mekân fark etmiyor. İlla ki olacak o.. Hem en sevdiğim hem de en gıcık olduğum huyum budur.)  Dün akşam 9da başlayan yenileme serüvenim gece 5de uykuya yenik düştü.  Birde uykuyu öyle seviyorum ki. Bir yanım “gözlerin yanıyor be, gidip yatalım hadi” diyor diğeri de “Dur bi yia, bu bitmeden nere!?” diyor. En son “susun yoksa çakıcam şimdi ağzınıza birer tane” diyerek, gidiyorum uyumaya. "Ben geldim ey canım uykum" deyip dalıyorum rüyalara.. Uyku ile olan aşk maceramız sabah annemin kahvaltıya kaldırmasıyla son buluyor. Sürüklemesiyle de olabilir, çok şey yapmayalım orayı. ^^ Sonra her şeyi bir kenara bırakıp, kafamda planladıklarımı uygulamaya devam ederken saat 19’a geliyor ve “senin ben var ya..”  modunda son haline geliyorum. Bir iki ufak detay daha ekleyebilirim belki ama çok deşmeyeceğim. 


"Sabah uyanınca ben" başlıklı :D

Baya baya yaz mevsimini  temsili bir tema oldu, açıkçası isteğim de buydu.. Her mevsimde, mevsimine uygun yenilemeyi düşünüyorum.. Bakalım.

Bu arada bütün gün (her zaman ki gibi) bana fikirler veren, destek olan 3. gözüm Nileep’e de teşekkür etmek istiyorum. Gerçi insan 14 yıllık dost olunca “teşekkür ederim” demek resmi bir formalite gibi kalıyor. O yüzden buradan ona kendi usulümüz ile sesleniyorum:
Pampa, kralsın! :D


Ve tabi ki ablam Nabrut’a.. Her zaman ki desteği için.. Sonsuz minnettarım.

Sevgili baykuş tumblr'den alıntıdır.

3 Mayıs 2016 Salı

İçim Ses Ver!

Kalemim bu aralar çok zorluyor beni. Kılını kıpırdatmak istemiyor, yazmaya niyetlensem de kafamı karıştırıyor. Fark ettim ki son yazılarım, hep dizi, film, anime olmuş. O zaman bir ses vereyim de karışsın araya hissettiklerim istedim.
Şu ayları ve şu güneşli mevsimleri hiç sevmiyorum, zaten içine kapanık olan bende daha çok kapanma isteği uyandırıyor. (Aslında Mayıs çocuğuyum, niye böyle olduysam..) Peki, böyle zamanlar da neler yapıyorum? Hem hiç bir şey hem de birçok şey! Şöyle ki..
Bulutların yeri hep ayrı..
Birkaç aydır işsiz güçsüz olduğumdan evde pinekleme dönemindeyim.  O yüzden açılış ve kapanış saatlerimin bir sınırı yok. Ama alışkanlıktan ötürü sanırım eskisine göre güne daha erken başlıyorum. Çok fazla gideyim gezeyim alışkanlığım zaten yok.. Ki bu zamanlarda eve kapalı kaldığımı söylemiş idim. Malum güneşin etkileri.. (Yavaştan göz kaşınmalarım da başladı bakalım.) Yıllar yıllar sonra üniversite sınavına başvurduğum için 2. Sınava hazırlanıyorum. Oda yeni rutin planıma girdi gerçi..  (Aklında bir bölüm var mı diye soracak olursanız, ufak tefek bir şeyler var ama “üniversite okuyacağım ben yia!” Kafasıyla başvurmamıştım. Bana da sürpriz oldu. Biraz karışık o konu. Neyse.) Başladığım yeni bir dizi yok. Anime yok. Eski dizilerden izlediğim bir dizi var oda uyumadan önce sadece 1 bölüm, pek izliyorum sayılmaz yani.
Onun dışında çiziyorum. Çizmeye çalışıyorum. Böyle ruhum daraldıysa hep oraya kaçıyorum. Ama durum vahim.. O bile fayda etmiyor gibi. Başlayıp yarım bıraktığım 3 çizim var. Gerçi bir tane favorim var şuanda yapımı sağlam gidiyor, işte bir tek o bana özlediğim sonbahar hissini yaşatıyor 1 2 gündür..  Kitap okuyamıyorum birde. Yaklaşık 2 ay önce başladığım kitabın son 40 50 sayfası duruyor.  Duruyor da elim gitmiyor bir türlü. Bir tek filmler ile aram iyi. Mis gibi takılıyoruz beraber. Hafta sonları 2 3 filmi art arda yapıştırıyorum, kendime geliyorum. Geçen Pazar 3 Hint filmini birden izledim ki sırayla.. Sormayın. (Hala yaşadığıma göre sorun yok gibi gözüküyor. :))) 

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Akatsuki No Yona / Anime Yorumu

25 Bölümden oluşan, en sevdiğim animeler listesine ilk 3ten giren “Akatsuki no Yona” animesi ile geldim bu sefer.  Bu animeyi izledikten sonra anime izlemeye ara verdim, neden? Artık izleyeceğim hiç bir şey bu animenin etkisini veremeyecek gibi hissediyorum çünkü.. O bakımdan bende ki etkisi geçene kadar da kitaplara, filmlere gömüldüm.  Konusuna gelecek olursam:


Krallığın tek prensesi olan Yona, hep el üstünde tutularak büyütülmüş, saraydan çıkmamış klasik şımarık bir prensestir. Çocukluğundan beri aşık olduğu kuzeni Soo-won, 16. Doğum gününde babasını öldürüp tahta geçer. Öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Yona, koruması ve çocukluk arkadaşı Soon Hak ile beraber saraydan kaçarak yeni bir hayata atılır. Bundan sonra ise hikayemiz başlar.

Aslında upuzun bir şekilde bu animeden bahsetmek istiyorum ama sıkılacağınızı düşünerek çok uzatmayacağım. Kısaca karakterlere değinip gideceğim, Söz :)

1 Mayıs 2016 Pazar

Shoot Me In The Heart / Kore Filmi


Dizileri biriktirmeye karar verdiğimden beri filmlere sarmış durumdayım. Ruhuma iyi gelecek şeyler izleyeyim de huzur bulayım dediğim bir akşam, daha önce haberlerini görmüş olduğum bu filme Yeppudaada rastladım. Konusunu okuduğumda başıma gelecekleri bilmeme rağmen hazırlıklarımı yaptım ve başladım izlemeye..



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...