1 Ağustos 2016 Pazartesi

Günlük Gibimsi 5

Günlük gibimsi serisi ile geldim söz verdiğim üzere. Özgürce yazabildiğim için sanırım çok seviyorum, sevdim bu seriyi.. 

Hayatım boyunca çektiğim ve içinde olduğum en anlamlı fotoğraf olabilir..

Çalışmaya başladığımdan beri blog işleri, sosyal medya işleri aksadı biliyorum.. Daha aktif olmak istesem de çırpınışlarım çaresiz kalıyor.. Bütün gün yanımda telefon taşımak pek doğru gelmiyor bana çocuklar ile beraber olduğum için.. Öyle ki bazen telefonumun nerede olduğunu unutuyorum, cebimde de taşımıyorum eğilip kalkmak zor geliyor o şekilde. -bazen yerlerde süründüğümden- Son yazılarıma dikkatle bakarsanız hep dönüş yaptım cümlelerini okur, anlamlarını çıkartırsınız ama görünürde öyle bir durum yok. Ne zaman yazmaya niyetlensem ya ben uyuyakalıyorum ya da ilham perim. Kelimelerimle kıvrılmış uyuyorlar bir köşede ne kadar dürtüklesem de nafile.. Öyle zamanlarda da yazmış olmak için yazmak.. Ne bileyim bana uymuyor, benlik bir iş değil. O yüzden havamı bulduğum anlarda hemen döküyorum yazıya, uçuşan cümlelerimi rahatlıyorum sonra..

Çalışmak dışında ne yapıyorsun derseniz bildiğiniz üzere film izliyorum, -film yazılarından bıkan dostlara selam olsun, bu yolun sonu yok gibi- çevirisinin bitmesini beklediğim yığınla dizi var ve bu arada 2'sini bitirdim, yazılmayı bekliyorlar. Birde uyuyorum çok güzel uyurum. Eğer işten gelir gelmez uyumamış isem akşam erken uyur bu saydıklarımın hiç birini yapamam. Ama 1 2 saat uyumuş isem günü rahatlıkla 1 film izleyerek kapatabilirim. Her ne kadar yolda iken “eve vardığımda ne kadar çok uykum gelirse gelsin uyumayacağım, gece uyuyamıyorum sonra” desem de sızıyorum koltukta..  


Geçen gün -piknik günü idi sanırım, yani Salı- 20:30 da bir uyumuşum “yarım saat uyusam yeter “diye.. Bir uyandım sabah 6.. Ama ne yapayım en yorucu günler piknik günleri oluyor.. Açık alanda o kadar çocuk koşturunca peşlerinden koşmam gerekiyor sonra akşam ben pert. Hayır, enerjileri o kadar yüksek ki.. Duracell sıradan karbon pil gibi kalır yanlarında. Öyle günlerde genelde akşamı baş ağrısıyla ve uyumaya çalışmak ile kapatırım. Birde en zorlandığım gün at binme günü.. Sabah erken gittiğimizden öğlene okula dönmüş oluyoruz sonra hayde lilililili yaaaarr.. Diğer günlerde öğleden sonra dışarı çıktığımız için gün geçiyor ama o gün içeride olduğumuzdan.. İşte o günde fizik değil de beyin yorgunluğu yaşıyorum. 

Tabi bu işin yorucu kısmı.. En güzel yeri bildiğiniz gibi karşılığında sevgi almak ki.. Sanırım değiyor o yorgunluğa.. Özellikle o 2014 yok mu? (Tanıştırayım, fotoğraftaki güzellik) Bütün sıkıntımı, stresimi alıyor neşe katıyor bana resmen.. Tek, en küçükleri olduğundan daha bir ayrı korumak istiyorum. Bazen büyükler “azıcık sevicez örtmenim” diye kıstırıyor da.. O zaman “kaçın ben geliyoorruum” diye musallat oluyorum çocuklara. Telefonumda -misal- 200 fotoğraf varsa 100 tanesi 2014 ile. Birde öyle bir alıştı ki.. Kendi öğretmenine gitmiyor da inmiyor kucağımdan. Oturduğum yerde yapıyor bunu. 


Oyun saati herkes oyuncaklar ile oynuyor o alıyor eline bir oyuncak, çocuk sandalyesinde oturan benim kucağıma çıkıyor direk. “İn kız” diyorum yok. Atıyorum sırtıma bırakıyorum uzak noktaya sonra ceylan gibi seke seke geliyor yine çıkıyor kucağıma. Vallahi ben bir şey yapmadım. Odunum demiştim, anlamadım.. Çocuklar arasında bilmediğim bir cazibem var sanırım bunu da şimdi öğreniyorum. En zor kısmı eve giderken ağlaması.. Diğer öğretmenlerde şaşkın. Normalde çocuklar annesi okula bırakırken ağlar, 2014 ben eve giderken ağlıyor. Saat 17.00 de çıkıyorum normalde ama bizim bebe fark ediyor olan biteni çıkıyor kucağa, sonra tek kolumu tutuyor geçmiş olsun. Geçen gün bu durumu öyle uzattık ki 19.20 de annesi gelince çıkabildim. O 2 saatlik zamandaki muhabbet aynen şu:


-Eve gitcem ben
+Ditme..
-Ama gidiyim ya çok yoruldum
Sarılır 
+Ditme ditme..
-Ben eve gitmiyim mi
+Hayıy
-Gitcem
+Hayıy
-Gitcem dedim
+Hayıy dedim

Bir konuşması var.. Neyse bu konuyu keseceğim içiniz şişti değil mi? Ev halkı da -belli etmeseler- de aynı sanırım. Hep ondan bahsettiğimden dolayı.. Ben farkında olmasam da bütün hayatım onlardan ibaret oldu. Bir yandan memnunum dünyanın en güzel varlıkları ile beraberim bütün gün.. Bazen de sinirleniyorum güçlünün güçsüzü ezdiğini görünce..(Şu anda yaz okulu olduğundan havuz dersleri sebebiyle 9 yaşına kadar öğrenciler var, onlar çok daha zor, ve küçükler vs  büyükler durumları söz konusu) Daha göreceğim ne çok şey var kim bilir..

2014 dışında ayrı ayrı anlatabileceğim o kadar çok çocuk var ki.. Bu yazıda beni en çok zorlayan diğer bebeden bahsedeyim ona ne isim vermeliyim bilemedim ama bulacağım çünkü bütün günümü işgal edenlerden ve sıkça duyacağınız bir diğeri de o. 


Kendisi 3 yaşında, erkek, ailesi Azerbaycanlı. Patır patır yürüyen, birazcık etli butlu. Sosis gibi bacakları var filan. İlk geldiği gün ve sonraki 2 3 gün her yere çişini yapmasıyla kazındı hafızalara. Hiç bir şey söylemiyor ama.. Gidiyoruz yanına “çişin var mı?” , “Tuvalete gidelim mi?” , “hadi gidelim” vesaire.. Ama yok. Ve çocukta hiçbir tepki yok, konuşmuyor. O günlerde en fazla 4 5 kelime duymuşumdur herhalde ağzından. Sonra yavaşça alıştı duruma ve şimdi tuvaletten çıkmıyor. Birde fark ettiğim kadarıyla cümleleri ezberleme olayı var. Sürekli ezberlediği cümleleri söylüyor..  Annesi Türkçe konuşuyor, bebe Türkçe bilmiyor mu acaba diyeceğim ama anlamadım. Bu durumu daha çok deşeceğim, kendisi markajım altında. 

Söylediğim cümleleri ve yaptığımız eylemleri ezberlemiş durumda. Çocuğa o kadar çok “çişin var mı” dedik ki..  Şimdi tuvaleti geldiği zaman “çişin var mı” diyor. İlk bunu söylediği gün geldi yanıma muhabbet şu şekilde:

-Çişin vaa mı? –kendisi söylüyor bunu-
+ Efendim? - Boş boş bakıyorum suratına -
-Çişin vaa mı?
(Acaba yazar burada ne demek istiyor diye düşünüyorum sonra jeton sesi duyuyorum,tırınk!) 
+Senin çişin var mı?
- Vaa çişim.

Olayımız aynen buydu. Bir yandan kahkahalar atıyorum bir yandan tuvalete koşturuyorum. Şimdi size sıradan bir tuvalet ziyaretimizi anlatıp sonuna geleceğim yazımın. –çenem düştü çünkü- 

-Çişin vaa mı?
+Koşalım mı? (Hadi tuvalete gidelim deme şeklimiz bu kendisi ile çünkü ortalığa bırakabilir her an)
-Koşalım
Hemen tuvalete gideriz beraber, yapar. (nasıl sansürleyeceğimi şaşırdım ya, haha)
-Silelim
+ Tuvalet kağıdı veririm, siler.
- Tişikkir idirim. (Anladığınız üzere teşekkür ediyor)
+ Rica ederim.
Sifona basar
-Sabunlaaalım
Sabun dökerim eline
-Yıkaaalım
Elini yıkar
-Kurulaalım
Havlu kağıt veririm kurular
-Çöpe atalım.
Atar
-Aferin sana (Bana "aferin sana" de, demek bu )
+Aferin sana
 Gülümser ve seke seke çıkarız tuvaletten..

Hiçbir cümlesi, eylemi şaşmaz, her tuvalet ziyaretimiz de aynıdır. Söylediği her cümle benim ona daha önce söylediğim cümleler. Bunları ilk söylemeye başladığında hayretler içerisinde kaldım çünkü başka hiç bir şey duyamıyorum ağzından. Biraz da gurur duymaya başladım kendim ile.. Çok güzel bir şey öğrendi çünkü..

Daha yazmak isterdim de.. Baya uzun bir yazı oldu değil mi? Birazda çiş dolu oldu üzgünüm.. Olduğu gibi aktarmak isteyince böyle oluyor. :) Yalnız kendimi en heyecanlı yerinde araya giren reklam gibi hissettim. Sabırla okuyan gözlerinize sağlık.. Yeni bir günlük gibimsi ile geleceğim haftaya –bebeler ile maceralarım serisi- bile olabilir, bu konular uzayacak gibi çünkü. :)

Gülümsetecek şeyler ile dolu olsun hayatınız, sevgilerim ile..
Gifler Tumblr'den alıntıdır.

28 yorum:

  1. İyi en azından böyle tehlikeli aksiyonlar yaşanmamış bu sefer, öncekilere kıyasla.
    O kadar çocukla bir arada olmak hem keyifli hem zor olmalı, bizim evde bir tane var o bile yetiyor, herkesi parmağında oynatıyor, Allah kolaylık versin. Her şeye rağmen çok güzel şeyler. Muhabbetlerine gülmekten kırıldım, bir yandan görmesem de suratlarını canlandırmaya çalışıyorum kafamda. Çok keyifliydi, kalemine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende şaşkınım hala tek parçayım, birde o kadar çocukla.. :) Söylediğin gibi güzel yanları dışında zor olan yanları da o kadar çok ki.. Şimdilik idare ediyorum gibi.. İlerleyen zamanlarda "biraz daha söksün konuşmayı" instagram'dan bir iki sürpriz yaparız belki.. Çok teşekkür ediyorum :)

      Sil
  2. Diyaloglara yeterince gülümsedik zaten. Yalnız çocuklarla uğraşmak kolay olmasa gerek. Şuan eğitmen olma yolunda giderken sanırım eğitim verme hakkımı yetişkinlerden yana kullanacağım. Kolay gelee :) Bol eğlenceli günler diler yazıların devamını sabırsızlıkla beklediğimi arz ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyleyse çok sevindim. Gerçekten kolay değil.. Şu anda ilk günlerimdeki gibi kolay gelmiyor mesela.. Söylediğin cümle de beni gülümsetti, sana da kolay gele :) Bende huzurlu, sağlıklı günler diler mutlaka devam edeceğimi mutluluk ile bildiririm :)

      Sil
  3. :D Cocukların sevginin en yalın hali :D Her durumları bir mucize gerçekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle.. Öyle yalın ki sevgileri, severken öldürüyorlar beni :D Yine de şahane bir duygu :)

      Sil
  4. Bütün gününün meleklerle geçmesi... Full masumiyet... Akelam orada personel ihtiyacınız var mı??😊😊 Bulaşıkcılık falan?? Yorulmaz ki insan onlarla, ruhen dinlenir❤️❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzel kısmı masum olduklarını bilmek.. O bile yorgunluğumu almaya yetiyor :) Blana hatunum ziyaretimize beklerim ki her zaman❤

      Sil
  5. nasıl hayat dolu bir yazıdır. :) bunları bende yaşadım seneler önce.. özlüyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman günlerinin böyle hayat dolu geçmesini diliyorum :) Hiç düşünmezdim böyle olacağını ama bende hafta sonları özlemeye başlıyorum..

      Sil
  6. Allah sabır versin :) Harika ve yorucu bir iş :) Aynı durum bende de var içimden yazmak gelmiyor yada çok yoğun oluyorum. Kaç gün oldu hiç yayın girmedim ancak okuyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük bir amin diyorum :) Bende öyle ki okuyacak gücü bile bulamıyorum bakalım ne olacak sonumuz.. Blog ziyaretlerine gitmeye başlayacağım yavaş yavaş :)

      Sil
  7. Salam. Nə şirin yazıdır. Bu uşaqlardan çox yaz. Sevərək oxuyaram. ;) Oxuduqca orda sizin yanınızdaymış kimi hiss etdim. :)) Kiçik uşaqlarla oynamaq, onlara bir şey öyrətdiyini görmək insana bir başqa zövq verir. Dünya bir yana onlar bir yana. İnsanı dünyadan uzaqlaşdırırlar. :) 2014 doğumlu olduğu üçün adını qızın elə qoydun hər halda. Çox şirin olub :)) Oğlan da əzbəri ilə bir başqa şirin. Gəlişmələrdən xəbərdar et ;) :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam, çok teşekkür ederim canım benim.. Okuyup beğenmiş olman çok mutlu etti beni :) Gerçekten çok başka bir mutluluk veriyor onlarla beraber olmak.. Kendimi unutturuyor bana bazen :) Evet 2014 doğumlu, ismi öyle çok tatlı olunca 2014 kalsın istedim :) Azeri bebişimiz de biraz zor ama çok tatlıdır.. Gelişmeleri mutlaka yazacağım, görüşmek üzere :)

      Sil
    2. Bütün uşaqlar şirindir. ;) Yazı, yorumlar da uşaqlardan olduğu üçün çox şirindir. Üzümdə təbəssümlə (sırıtarakmı desəm ? sizin dildə uyğun söz bu olar yəgin :D)) oxuyuram

      Sil
    3. Tabi canım hemde ne şirinler :) Aynen söylediğin gibi, yazının konusu çocuklar olduğu için daha bir güzel oldu. Evet, "sırıtarak" bende böyle tatlı yorumları sırıtarak okuyor ve yanıtlıyorum :))

      Sil
  8. tuvalet seansı çok tatlı ama :-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suyla oynamayı çok sevdiğinden kaçıp kaçıp tuvalet seanslarına gidiyoruz.. 15'er dakika arayla gittiğimizi saymazsak çok tatlıyız :))

      Sil
  9. O 2014'dü de o çişli Azeri veledi de yanımda olsalar nasıl döve döve severim ben :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen bende öyle döve döve sevmek istiyorum da.. Azeri bebiş kaçıyor hemen :DD

      Sil
  10. Okurken büyük keyif aldım, çocukları severim sizin küçükler daha bi tatlıymış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim keyif aldığınıza.. En küçüklerimiz en tatlılarımız :)

      Sil
  11. ay akelaaa!!! iş hayatı seni allak bullak etti, kıyamam yaa... Vücuduna direniyorsun ama nafile... boş ver, dinlen dinlen... dizi film sonraya kalsın ne olacak ;)

    Yaa juniorlarla olan diyaloglarına koptum hee!!! hakikaten yazar orada ne diyor??? =))) çiş önemli, vurgu orada sanki =)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma Fenomen hatunum.. Özellikle bu sabah sırtımın ağrısından kalkamadım yatağımdan.. Şimdiden hafta sonunu bekliyorum dinlenmek için :/
      Sanırım bence de vurgu orada.. Ben anlamamazlıktan gelsem de çiş çiş diye diretiyor hemen :))

      Sil
  12. Ne güzel severek yapıyormuşsun. Kolay gelsin diyelim. Her bir çocuk ayrı alem. Senin film ve dizi yorumların için değil de günlük gibimsilerin için geliyorum. İyi olmuş. Arada merak ettiğim diziler de oluyor ama:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok yorulsam da gerçekten severek yapıyorum, teşekkür ediyorum :) Bunu bildiğim iyi oldu.. Severek okumanız için günlükleri daha sık yazayım o vakit :)

      Sil
  13. Akela sen çocuklarla olan maceralarına bir seri hazırla bence , ben okurken çok eğlendim , sabırsızlıkla bekliyorum devamını . 2014 'e üzüldüm çok küçük yaşta gitmeye başlamış , senden de ayrılamıyormuş yazık kıyamam . Azeri olan tuvalete giderken dışında hiç konuşmuyor mu merak ettim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım seri olacak, çünkü birikiyor maceralar.. 2014'e gerçekten bende üzülüyorum ailesi çalıştığı için okulda büyüyor.. Azeri bebişimizin dili açılıyor yavaş yavaş 3 5 cümle duyabiliyorum şuanda. Ama hala çok iyi değil konuşması başka sorunlarda var anladığım kadarıyla.. Anlatacağım bir ara bu konuyu da uzunca :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...