29 Ağustos 2016 Pazartesi

Günlük Gibimsi 6

Döndüm. Uzun zaman oldu değil mi? Son zamanlarda ki gelişmeler yordu beni.. Kelimeler çıkmak istese de ağzımdan yazıya dökmeye gücüm yoktu. Bende bol bol yalnız kaldım, içimle konuştum. Güç topladım ve geldim. Geçtiğimiz hafta zaten yoğun olan hayatım "misafir" baskını ile daha bir yoğunlaştı. Konuya balıklama daldım gibi oldu sanırım toparlayıp öyle gireyim.


Geçen hafta gece 02.30 3.00 gibi.. Uyuyoruz babamın telefonu çalıyor. -Evet, o saatte- Gece çalan telefondan hayır gelir mi? Daha önce "alamancı teyze krizi" yazımda yazdığım teyzemin oğlu ve onun 2 çocuğu gelmişler. “Biz geldik” diyorlar. Evi arıyorlarmış gecenin yarısı. Bizim ev birden ayaklandı tabi.. Bende ertesi sabah işe gideceğim ama ölüyüm yani, gözlerimi açamıyorum zaten.. Böyle zamanlarda çenesi düşen uykum aynen şöyle söyledi bana: -Aklını ekmek peynir ile yemedi isen yat kızım, bu muhabbet 4ü 5i bulur- Ama evimizin direği babacığım onları eve alıp, uykusuna devam etmeye geçmiş bile. Seslere uyandığında, odasından yat borusunu çaldığında duydum. Bende yarı uyuyor yarı uyanık bir şeyler duyuyorum ama uykum ile daha fazla savaşmadan dalıyorum rüyalara.. Sabah yoğun bir tempo beni bekliyor çünkü.

Çalışırken, kendini kaybederek çalışmak gibi bir huyum olduğundan “The walking dead” dizisindeki zombi kardeşlerimiz misali geliyorum eve. Sonra bir bakıyorum 5 6 yaşlarında Türkçe bilmeyen bir çocuk oynamak istiyor benimle. –Çocuklar arasındaki cazibemin nedeni hala anlaşılmış değil- Bir şeyler anlatıyor ama anlamıyorum ki. “Bende seninle oynamak istiyorum ama anlamıyorum seni, gel çevirmenlerin yanına gidelim” diyerek tutuyorum elinden, babasının yanına getiriyorum. Ve “bu dizinin çevirisi nerede” diyorum. –Dizinin en heyecanlı bölümünün çevirisini bekleyen izleyici misali- Tabi sonra bebenin “beni çok sevdiğini, evleneceğini” söylediğini öğreniyorum. Meğerse uçakta gelirken de ablalara musallat olmuş. “Kendinden büyükleri seviyor herhalde” diye düşünüyorum.


Ertesi gün işten geliyorum akşam 6 gibi.. Ama öyle yorgunum ki.. Bedenimin pili acil uyku molası vermeli yoksa bitti bitecek. Atıyorum kendimi yatağa. Yaklaşık yarım saat sonra 8 şiddetinde sallanarak uyandırılıyorum. Bizim bebe uyandırıyor beni. Normalde o kaldırmayı başka birisi yapsa karşımdakini Allah korusun yani. Zaten uyku krizimi zor atlatmışım, az kalsın eski günlerime döndürüyordu beni. Gözümü üzerine dikiyorum ve “o sadece çocuk, sakinleş” diyorum. Bir süre konuşamayarak sadece gülümseyerek anlaşıp, oyun oynuyoruz ve sonra onu yazlıklarına yolculuyorum. Tam “sanırım dinlenebilirim artık” diye düşünürken 5 kişilik “misafir” grubuyla karşılaşıyorum. Kafamda “Allah’ım neydi günahım” şarkısı çalıyor, aldırmıyorum.

Misafir ağırlamayı çok seven ben, iş mecburiyete gelince zorlanıyorum. Mesela işten yorgun gelmişsiniz ve anneniz biraz rahatsız, dinlenmeli. Tabi ki severek her şeye koşturuyorsunuz ama sonra bir bakıyorsunuz olay emrivakiye dönüyor. Bunu sizden 1 2 yaş küçük kızlar yapınca.. Kalıyorsunuz öyle. Misal "su içtiğiniz bardağı mutfağa bırakabilirsiniz ki ben 5er 10ar bardak toplamayayım etraftan." Ya da "akşamın onunda size özel yemek hazırlanmışsa bir tane tabak kaldırmaya yardım edebilirsiniz." Şimdi burada yazıp kendimi de sizi de sinirlendirmemek için uzatmayacağım bu konuyu. Yetiştirilme meselesi diyeyim kapatayım.


4 gün kaldıktan sonra yolculuyoruz hepsini ve ben 1 yıllık uyuyorum sonra.. 1 haftam böyle geçmişken gözüm hiç bir şey görmediğinden uzak kalıyorum buralardan. Onun dışında hiçbir ekşın yok bu aralar. Okuldaki bebişler ile de gayet iyiyiz bir  ikisi dışında.. Onları da “bebişlere özel” yazısında konuşalım. Bu başlıkta iyi oldu sanki bilemedim. Bakalım onu da bir seriye bağlayacağız gibi. Dizi, film anime, kitap hepsi yarıda kaldı. Kaçak göçek izlediğim birkaç dizi, film var ve okuduğum mangalar.. Onlar gelecek en kısa zamanda. Bende son durumlar böyle. Sizler nasılsınız görüşmeyeli?

Özledim.
Daha sık görüşmeyi diliyorum tüm kalbimle.

Yalnız kalmak kadar yazmak da güç veriyor insana.

Hadi hep beraber güçlü ve mutlu olalım.

16 yorum:

  1. Batı cephesinde değişen bir şey yok Akelam, iş güç... Senin bebişleri merak ediyorum çok :) Özletiyorsun kendini :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hele ben öyle çok özledim ki.. Kaçıp kaçıp gelmek istiyorum da, engel oluyor bir şeyler hep. Ama daha çok buralarda olmaya çalışacağım söz :) Bebişler ile ilgili son gelişmeleri haftaya yazacağım inşallah :)

      Sil
  2. Seni anlıyorum, bende anneannemdeyken misafirler o kdara çok geldi ki, delirmenin eşiğine geldim. Her sabah , misafir geldi kalk kalk diye uyandırılmak korkunçtu . Tevafuk olmuş bir hafta önce benim de alamancı teyzemler vardı , onlardan zarar gelmiyor ama bir araya gelince biz çok kavga ediyoruz :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah bilirim onu.. Uykunun en güzel yerinde öyle kaldırılmak insanı cidden yapacağı işten soğutur. Misafir çok güzel de misafir olarak kalınca.. Ev sahibi moduna geçtiklerinde insanın devreler azıcık yanabiliyor :D

      Sil
  3. Yavruuuuu sen 'bebe' diyince ay nasıl gülesim geldi 🙈 Sen o an sinir oluyosun ama ben okurken güldüm azcuk 😌 İşin can sıkıcı kısmı sen zaten bütün gün yoruluyosun birde onların getir götür bardağını-tabağını taşımak yormuştur 😒

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihih alışkanlık oldu, onlara da bazen bebeler diye takılıyorum :D Olsun gül tabi, gülmekten daha güzel ne var ki :)
      Kesinlikle öyle yavrum, normalde gerçekten severim ağırlamayı da damarıma basınca Polat Alemdar misali "damarıma basanın damarını keserim" moduna giriyorum :DD

      Sil
  4. Geçmiş olsun. :) Hem çalışıp, yorulup, sonrasında böyle şeylerle uğraşmak insanı tüketiyor gerçekten. Akraba, eş, dost gelsinler, başımızın üstünde yeri var elbet ama saygı da önemli, sonuçta ziyarete gelinen insanların da bir düzeni bir hayatı var, düşünülmesi gerek bunların da, değil mi ama? :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Vallahi öyle.. Bizim kültürümüzün en güzel özelliklerinden birisidir misafirperverlik de.. Bir yere kadar. Rolleri değişince benim de dengem bozuldu.. Buraya not edelim, lütfen düşünsünler! :D

      Sil
  5. Geçmiş olsun tatlım. Aynı durum bu ay bende de vardı. Almancı görümcemin oğlu gelini, iki çocuklarıyla geldiler, ben onu yemem ban şunu yap, ben bunu beğenmedim onu isterim bla bla bla... Sanki beş yıldızlı otelde tatil yapıyorlar. Akraba ziyaretiyse başka akrabanız yok mu ulan? Bir İkram bey mi var soyunuzdan? Myna en sonunda patlamış ben yokken: Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer diye.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, itiraf edeceğim öncelikle yorumunuza bayıldım okuduğum en içten yorumlardan birisi olabilir :) Bende bu düşünceyi anlamıyorum da işte, ne diyeyim ki.. Myna'ya helal olsun ama iyi demiş, sanırım 2 3 gün daha kalsalar bende "mutfak orada, bak bakayım ben orada mıyım?" derdim. :))

      Sil
  6. Ay kıyamam sana ben Akelam :)
    Ara sıra benle de böyle ilgilensene bakem :))) Ne güzel ev sahibesi olmuşsun sen :))
    Güzel günler olsun sana tatlım
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Didem ablam :)
      O kadar çok ilgilenmek istiyorum ki biliyorsun.. Çok üzgünüm bu konuda ama sözümüz bile var tutacağım mutlaka :))
      Mutluluk dolu, güzel günlere olsun ablacığım öpüyorum:)

      Sil
  7. Yanıtlar
    1. Canım Deep, iyiyim teşekkür ederim nasıl mutlu oldum anlatamam ama :)

      Sil
  8. Ahh akelam bizim.evin ici hep oyle ozellikle yazin. Giren cikan belli olmadigi gibi uyku bize baya uzak. Ama o gun bitimindeki yastikla bulusma varya o an paha bicilemez:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle hatuncum.. Uyku kaçış noktam oldu öyle anlarda, koşup koşup kaçtım :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...