27 Eylül 2016 Salı

W-Two Worlds / Kore Dizisi

Yeni bir dizi yorumu ile geldim, hem de Kore dizisi. Biliyorsunuz ki dizi izlemeye bir süredir ara vermiştim.. Tekrarlanan senaryolar, oyuncu seçimlerine pek ısınamamam ve en büyük sorunum vakitsizlikten muzdarip idim. Buna rağmen çevirilerinin bitmesini beklediğim diziler vardı W dizisi de onlardan biri. Bayramda ki 9 günlük tatili ve çevirilerinin bitmesini fırsat bilip kuruldum diziyi izlemeye.. Birçok izleyici gibi beni de kendine bağlayan bu dizinin, konusundan bahsedip yorumuma geçiyorum.


Konusu:
Oh Sung Moo (Kim Eui Sung)W isimli webtoon (Kısaca webtoon Kore’lilerin internetten yayınladıkları çizgi romanlara denir. Japonların mangası gibi)’un yaratıcısıdır. W herkesçe bilinen, merakla beklenen bir webtoon haline gelmiştir, Oh Sung Moo da bu sayede ünlü bir webtoon yazarı olmuştur. Alkol sorunu vardır. Bir gün W’nin başrolü -Kang Chul’u- (Lee Jong Suk) öldürerek webtoon’a bir son vermek ister ama Kang Chul ölmek istemez ve webtoon yazardan bağımsız bir şekilde işlemeye başlar..

Oh Yeon Joo (Han Hyo Joo) ise Oh Sung Moo’nun kızıdır ve kardiyoloji doktorudur. W fanıdır. Babasından haber alamadıkları bir gün aramak için atölyesine gider ve orada Kang Chul tarafından W’ye yani webtoon dünyasına çekilir.

22 Eylül 2016 Perşembe

Dengeki Daisy / Manga Yorumu

İlk manga yorumum ile geldim, nedense çok heyecanlıyım yahu.. Manga, profesyonel olduğum bir alan değil, yeni olduğumu bile söyleyebilirim başlama tarihimi biliyorsunuz gerçi.. Animeler ile içli dışlı olup manga okumaya başlamama sebebim siyah beyaz olmaları -ne saçma değil mi?- ve okuma şeklinin sağdan sola doğru olması idi. “Kesin beynim yanar benim, karıştırırım” diye düşündüğüm için ertelemiştim sürekli. –En büyük hatalarımdan birisi imiş-

Yazacağım manga okuduğum ilk uzun soluklu manga, o yüzden de yeri ayrı oldu bir yerde.. Yeni başladığımda söylediğim gibi okuma şekline ve tarzlarına alışmak için hep one-shot yani tek bölümlük mangaları okuyordum, sonra inat ettim ve 75 chapter/ bölümlük bu keyifli mangaya başladım.

Konusu:
Ailesinden geriye kalan son kişi olan abisi, ölmeden önce Teru’ya acil durumlarda, kendini yalnız hissettiğinde, birine ihtiyacı olduğunda araması için “Daisy” isimli birinin numarasını verir. Abisinin ölümünün üzerinden yıllar geçer o zamandan beri Daisy ve Teru çok güçlü bir bağ ile birbirlerine bağlanmışlardır. Sadece mesajlaşma üzerinden iletişim kurdukları için Teru, Daisy’nin yüzünü görmemiş, sesini duymamış, kim olduğunu bilmemektedir. Teru bir gün yanlışlıkla okulun camını kırar ve kimsenin görmediğini düşünüp oradan uzaklaşır ama onu gören biri vardır. Okulun hademesi Kurosaki. O günden itibaren Kurosaki, Teru’yu camın parasını ödemek için yanına –kölesi olarak- alır ve hikaye başlar.

19 Eylül 2016 Pazartesi

Gökyüzünden Yeryüzüne..

Bu seferki yazımda geçtiğimiz haftalarda yaptığım bir buluşmadan bahsedeceğim size. Yine bir dost buluşması.. Tanıştırayım kendisi bulutlu hatun. -bulutluedy- 


İlk muhabbetimiz twitter da başlamıştı. Hem bulutlara olan hastalığımız ve Kore dizileri bağlılığımız ile birlikte.. Sonra zamanla diğer sosyal medya hesapları, numaralar, saatlerce süren sohbetler derken.. İstanbul’a geleceğinin planlarını yapıyorduk aylar öncesinden.. Sonra o gün geldi ve buluşmak için sözleştik. –Yazarken bile heyecanlandım iyi mi- Hafta sonuna plan yapamadığımız için Cuma gününde anlaştık. Benim için tek sıkıntı okuldan erken çıkabilmekte idi. İzin konusunda sorun yoktu da.. 

Bizim minnak adaş biliyorsunuz bırakmıyor peşimi. Lavaboyu bile kullandırmıyor o derece. Bende saatimi ona göre ayarlayıp tam bizimki uykusunu almış uyanmak üzere iken aldım çantamı ve topuk. Azıcık üzüldüm çıkarken ama.. Gerçi yol boyu konuştum diğer öğretmen arkadaşla.. Ağlamamış hiç. Aferin kuzuma..

17 Eylül 2016 Cumartesi

Train To Busan/ Kore Filmi

Klasikleşmiş hafta sonu film önerisine bugün; 2016 Kore yapımı, gerilim, zombi türündeki “Train To Busan” filmi ile geldim. Yazıyı da filmi izledikten 20 dakika sonra yazıyorum ki hislerim olduğu gibi eklensin buraya..  Kore filmlerinin dizileri kadar başarılı olmadığını hepimiz biliyoruz artık ama bu film o filmlerden değil. Benim için Kore filmi öner dediğinde 2. Sıradadır artık. 1. Sıra tabi ki 7.Koğuştaki Mucize.. Filmin konusundan bahsederek yorumuma geçiyorum.


Konusu:
Virüs salgını bütün ülkeyi etkisi altına alır. O sırada Seoul’den Busan’a giden yolcular, zombiler ile trende sıkışıp kalırlar. Ve hayatta kalma savaşları başlar. Imdb puanı 7.9. Başrollerinde Gong Yoo, Jung Yu-Mi,  Dong Seok Ma ve çocuk oyuncu olarak Soo-An Kim var.

12 Eylül 2016 Pazartesi

İyi Bayramlar!

Çocukluğumda ki bayramları hatırlamaya çalışıyorum. Yeni alınmış bayramlıklarımı katlayıp başucuma koyduğumu, sabah heyecanla giymek için erken uyandığımı, bayram coşkusuyla yapılan kahvaltılarımızı, harçlık koparmak için yaptığımız itiş kakışlı bayramlaşmaları..

Şuraya bayrama özel minnak Akela ekleyelim :) 

O zamanlarda aile apartmanında oturuyorduk. Dayımlar, teyzemler ve biz. 3 katlı binamızda her bayram dayımlarda aile kahvaltıları yapılırdı. Ve o günleri hatırladığımda aklıma gelen ilk tat da kıymalı börekler olur. Ne alaka bilmiyorum. Normal bir insanın baklavayı özlemesi gerekirdi. Evinden pek çıkmayı sevmeyen ben bayram kahvaltılarını severdim. Akraba ziyaretleri yaptığımda, annemin eskiden yaşadığı evdeki komşularıyla bayramlaşmayı da severdim. Pek haz etmediğim insanlar bile bayramlarda can gibi gelirdi bana. Kuzenlerim ile beraber toplanıp şeker poşetleriyle gezdiğimiz zamanları da hatırlıyorum da.. Şimdi ki gibi “evde yok de, evde yok de” demezdi kapısını çaldığımız insanlar. Ki bizde hep tanıdıklara giderdik. –Ya da ben aşağıda dururdum, işte bunlar hep utangaçlıktan. Gerçi benim o gezmelerim de hep annemin zoruyla olurdu. Çekingenliğim hala geçmiş değil-

8 Eylül 2016 Perşembe

From Five To Nine / Japon Dizisi

İlk Japon dizisi yorumum ile geldim. Japon dizileri, Kore dizileri gibi hemen çevrilmiyor, bölümlerin gelmesi biraz uzun sürüyor. Bu dizide aylar önce videosuna denk geldiğim, Yeppudaa’da çevrildiğini görünce havalara uçtuğum ama 3. Bölümden sonra haftalarca devamının gelmesini beklediğim bir dizi. Sonunda beklediğim dizinin çevirileri bitti ve bende ayıla bayıla bitirdim diziyi. Konusuna gelerek dizi yorumuma geçeceğim hemen.

Konusu:
Junko Sakuraba(Satomi Ishihara) New York’ta çalışma hayalleri kuran, ingilizce speaking hocası olarak ELA(english language academy)da çalışan, 29 yaşında bir hatundur. Bir gün cenaze töreni sırasında kaza ile ölünün küllerini o sırada dua etmekte olan keşişin üzerine döker. Daha sonra ailesi Junko’nun görücü usulü randevuya gitmesine karar verir ve gittiğinde karşılaştığı adam üzerine külleri döktüğü keşiş Takane Hoshikaw(Tomohisa Yamashita )’dır.

5 Eylül 2016 Pazartesi

Akela'nın Çocuklar İle Maceraları

Yepyeni bir seri ile geldim bugün, heheyt. Aslında günlük serimin içerisinde okuyordunuz bu konuyu ama ayırmak sanırım daha doğru olacak, günlük serisinde daha bir içime döneyim diyorum.. Ayırmaz isem çocuklardan bana sıra gelmiyor. Bu seride keyifle okuyacağınızı düşündüğüm yaşananları anlatayım istiyorum. Mesela..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...