22 Eylül 2016 Perşembe

Dengeki Daisy / Manga Yorumu

İlk manga yorumum ile geldim, nedense çok heyecanlıyım yahu.. Manga, profesyonel olduğum bir alan değil, yeni olduğumu bile söyleyebilirim başlama tarihimi biliyorsunuz gerçi.. Animeler ile içli dışlı olup manga okumaya başlamama sebebim siyah beyaz olmaları -ne saçma değil mi?- ve okuma şeklinin sağdan sola doğru olması idi. “Kesin beynim yanar benim, karıştırırım” diye düşündüğüm için ertelemiştim sürekli. –En büyük hatalarımdan birisi imiş-

Yazacağım manga okuduğum ilk uzun soluklu manga, o yüzden de yeri ayrı oldu bir yerde.. Yeni başladığımda söylediğim gibi okuma şekline ve tarzlarına alışmak için hep one-shot yani tek bölümlük mangaları okuyordum, sonra inat ettim ve 75 chapter/ bölümlük bu keyifli mangaya başladım.

Konusu:
Ailesinden geriye kalan son kişi olan abisi, ölmeden önce Teru’ya acil durumlarda, kendini yalnız hissettiğinde, birine ihtiyacı olduğunda araması için “Daisy” isimli birinin numarasını verir. Abisinin ölümünün üzerinden yıllar geçer o zamandan beri Daisy ve Teru çok güçlü bir bağ ile birbirlerine bağlanmışlardır. Sadece mesajlaşma üzerinden iletişim kurdukları için Teru, Daisy’nin yüzünü görmemiş, sesini duymamış, kim olduğunu bilmemektedir. Teru bir gün yanlışlıkla okulun camını kırar ve kimsenin görmediğini düşünüp oradan uzaklaşır ama onu gören biri vardır. Okulun hademesi Kurosaki. O günden itibaren Kurosaki, Teru’yu camın parasını ödemek için yanına –kölesi olarak- alır ve hikaye başlar.


O kadar eğlenceli bir manga ki! Gerçekten çoğu yerinde kahkahalar atarak bazı yerlerde de kalp çarpıntıları hissederek ve bazı bölümlerinde de merak ve heyecanla bekleyerek okudum. İçerisinde çok fazla karakter var ben sadece iki as karakter hakkında bilgi verip kaçayım istiyorum.

Teru Kurebayashi: Saflıkta dünya markası ama şirin mi şirin hanım kızımız. Ailesinden kimse kalmadığı için tek ve en büyük destekçisi Daisy.. Her an yardımına yetişeceğini bildiği için sonsuz bir bağlılığı var. Bazı sebeplerden dolayı okulda zorbalığa uğrar ama bunu ona belli edip, üzmemek için iyi olduğunu bile söyleyebilen bir kız. Bazen saflığı size “yok artık!” dedirtse de ben çok sevdim.


Tasuku Kurosaki: Hayran kaldığım karakterlerden birisi diyebilirim kendisine. Ağzında sigarası! (olmasa da olurdu), sarı saçları, kendini beğenmişliği ve hazır cevaplılığı ile serseri tipli okul hademesi. Sırlar ile dolu. Bu sırlardan bahsedersem büyük spoiler olur.. O yüzden bu karakteri bu kadar anlatabiliyorum..

İkilinin sahneleri o kadar güzel ki. Kıkır kıkır güldüğüm çok fazla sahne oldu özellikle Kurosaki’ye “Kel kal Kurosaki” lafını yapıştırması.. İlk okuduğumda baya bildiğiniz sesli güldüm “bu nedir ya” diyerek. 75 bölüm olduğunu söylemiştim, ben 3 gün gibi bir sürede bitirdim, o kadar akıcı. Tek düşüncem “acaba 60 65 de bitebilir miydi?”,“Bu kadar uzatmaya gerek var mıydı?” idi. Ama sıkılmadan, keyifle okudum. İyi ki kısa tutmamışlar.


Benim gönül rahatlığıyla önereceğim mangalardan birisi oldu. Bölüm sayısı korkutmasın, 1 bölüm okuyacağım deyip 10 bölüm okuduğumu biliyorum.

Manga yazılarım artacak sanırım, manga okumuyor veya okumayacak olsanız bile dilerim yazılarımı keyifle okursunuz.
Sevgilerim ile..


18 yorum:

  1. Benim yeğenim manga, anime delisi:)))sen kendin de böyle güzel çiziyordun diye hatırlıyorum yanlış hatırlamıyorum değil mi? Sağdan sola okuma şekli ise çok tuhaf! Alışılmışın dışında:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan bir kere bulaştı mı bırakamıyor :)) Doğru hatırlıyorsunuz ara verdim gerçi ama uğraşıyordum^^ Okuma şekli başta bana da tuhaf gelmişti ama alıştım birde bağımlılık yapmasalar :)

      Sil
  2. Noragamiyi sayende izledim ;) çok beğendim :) bunu da bi okumalıyım ;) LuNa'dan sevgiler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman sana "Akatsuki no yona" animesini de öneriyorum yazmıştım hatta yazısını ona da bir bak :) Umarım seversin okuduğun zaman :)
      Luna'ya çok sevgiler :)

      Sil
  3. Manga olayına bir alışamadım ve dediğin gibi renksiz olması beni rahatsız ediyor . Ama bu çok tatlışmış ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylediğim gibi bende o sebepler yüzünden ertelemiştim ama bir kerelik de olsa şans verilmeli diye düşünüyorum artık :)

      Sil
  4. Merakla diğer yazılarınızı bekliyorum, muhteşem olmuş :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum, arayı çok açmayacağım :))

      Sil
  5. Süpürgesiz Cadı'dan sonra 427 de mangalara sardı... Bari bunu da söyleyim de okusunlar :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa :) O zaman bende onlardan öneri alayım bir ara :))

      Sil
  6. Çok eğlenceliymiş Akelam bunu okumak :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cidden eğlenceli hatun.. İnsan bir takıldı mı geçmiş olsun :D

      Sil
  7. Yavruuu 😌 Ben daha yeni Kore dizilerine adapte olduğum için manga beni aşar gibi geliyor :D Sende ki bu heyecanın aynısını bende izlediğim kore dizilerini yazsam bloga diyorum ama bi cesaret gelemiyor 🙈 Kurosaki gözlerinin göremiyorum saçlarını geriye at çoccugumm 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bunları buraya bırakayım sen yavaş yavaş el atarsın kuzum, biliyorum şuandaki dizi bağımlılığını :D Sende yaz ki ama altında spoileri havalarda uçuralım, dedikodularını yapalım valla :D Ah Kurosaki.. :))

      Sil
  8. Manganın ne olduğunu inan senden duydum. Çok eğlenceli duruyor. İyi fikir ya bi bakmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başlarda biraz düşündürse de gerçekten çok eğlenceli oluyor. Alıştım şimdi sürekli yeni mangalar peşindeyim :)

      Sil
  9. Aaah ah ilk okuduğum mangalardandı kendisi :') Çok dozunda bir mangaydı bence romantizm, macera her şeydenvardı azar azar. Bence siyah beyaz oluşları ayrı bir etki katıyor ya da ben alıştığım için bana öyle geliyor olabilir ":D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkler hep özel kalıyor :) Bu manga gibisini bulmak o kadar kolay değil artık.. Ben ilk başta alışamasam da şimdi bayılıyorum :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...