3 Ekim 2016 Pazartesi

Akela’nın Çocuklar İle Maceraları 2

Seriye yazacak maceraları biriktirdiğime göre yazabilirim sanırım. Öyle zor bir haftadan çıktım ki.. Biraz da bunun etkisi ile yazacağım olan biteni..

Çocukları sevmeyenimiz yok bildiğim kadarıyla.. Hatta bazen öyle ki bazılarını alıp bağrıma sokmak istiyorum mesela: Emir, Adaşım, 2014 gibi.. Ama bazen öyle şeyler oluyor ki.. Sabrınız sınanıyor, kaçıp gitmek istiyor ama en fazla lavaboya kadar gidebiliyorsunuz. Bugün onlardan bahsedelim biraz.

Bu işe başladığımdan beri yaşadığım en zor hafta 2 hafta öncesi idi. Benim yanında olduğum öğretmen arkadaş yıllık iznine çıkınca 1 hafta boyunca sınıf bana kaldı. 9 adet öğrenciden bahsediyorum. 3 tanesi 2 yaşında diğerleri 3.. Birde stajyer var yanımda ama onunda ilk haftası.  Çocukları tanımıyor ne yapacağını bilmiyor vaziyette.. Sınıfta yaş sorunumuz olduğu için ders yapamıyorum. Resim yaptırmak istesem 2 yaşlarda oturuyor yapıyor ama belli bir süre, sonra sıkılıp kalkıyorlar. Ben onları kaldırsam diğerleri de kaçıyor hemen. Oyun oynatmak istesem hepsi oynuyor da bu sefer tuvalet sorunları başlıyor. Öğle yemeği, bebişlerin uykusu, eve gitme saatleri derken.. Yorgunluktan ve koşuşturmaktan bütün kontrolüm kayboluyor..
Tek başıma daha önce günlük idare ettiğim zamanlar oldu sınıfları hem de 12 13 tanesini ama şu anda 2 yaşlar var o zaman yoktu.. Ve adaşım özellikle.. Ciddi anlamda takılı kaldı ve bu beni çok zor durumda bırakıyor. Birilerini tuvalete götürmek istesem oda peşimde. “Bende gelçeeem” diyor.  Nereye gitsem 3 kişiyiz artık. Ben, adaşım ve ihtiyaç sahibi. Sınıfın kapısına yaklaştığım an kıyamet kopuyor içeride. “Bende gelçeeeeem”.. Bir yere gitmiyorum diyorum “yaaaa”  diye koşup geliyor ve bacağıma yapışıyor. Sınıfta konuşuyorum geçen gün. Dedim işte “ben alırım yarın sabah gelirken”  başladı “bende gelçem” demeye.. Şimdi gitmiyorum desem de yok nasıl ağlıyor. Onu inandırana kadar yanında oturmam gerekiyor sonra.. Lavaboyu kullanamıyorum mesela. Çok ciddiyim. Geçen gün dedim herhalde öleceğim burada, izin vermiyor, ağlıyor ama bırakmıyor peşimi. Götürdüm oraya “bak diyorum buradan kaçacak bir yer yok, bir yere gitmeyeceğim. Bekle kapının önünde tamam mı?” Tamam dedi ve bekledi. Çıktım bakıyor suratıma. Sorduğu soru şu.. Bitti mi?” Ama çok seviyorum, gerçekten çok seviyorum. Ne bileyim.. Özel hissettiriyor her şeyden önce..  Birde küçüklüğüme çok benziyor, okulda “kızın da peşinden geliyor yine” dedikodularının çıkma sebebi oldu kendisi^^


Önceki yazımda bahsetmiştim çevresine zarar veren ve daha bu yaşta sinirlenince elleri titreyen bebelerden bahsedeceğim diye.. Biraz da onlardan bahsedeyim.

Okula başlayalı 3 ay oldu. İlk 2 ay boyunca her gün annemi istiyorum, annem beni bıraktı gitti diye ağladı. Öyle hırçındı ki.. Sakinleştirmek gerçekten çok zordu. Bir öğretmene alıştıralım daha kolay alışır diye diğer arkadaşa bıraktık. Ve her gün ağlıyor kucaktan inmiyordu. (Yaş 4) Zaman geçtikçe biraz daha alıştı, gerçeği kabullendi ve uyum sağlamaya başladı ama bu seferde hırçın kişiliği ortaya çıktı. Oyunları bozmaya, çevresindekilere zarar vermeye başladı. Sanırım 1 ay önce filandı.. Daha derslere başlamamıştık yaz okulu dönemindeyiz. Sınıfta hep beraber Legolar ile oynuyoruz. Daha sonra bir şeye kızıp arkadaşlarına fırlatmaya başladı. Ama Legolarda elimden daha büyük öyle tarif edeyim. Hemen araya girdim onlara gelmesin diye (evet, film sahnesi gibi) Nasıl fırlatıyor ama.. Tutamıyorum da çocuğu. Diğer hatunlar geldi tuttu da öyle durdurabildik. O andan bana kalan morluklar ve çizikler oldu.. 

Şöyle bir snap atmıştım hatta..
Bir tane daha anlatayım. Geçen günlerde yemekhanedeyiz, bekliyoruz. Bu arkadaş yine bir şeye kızmış (Yineliyorum 4 yaşında.) Bende eğildim yanına n’oldu oğlum, bana söyle yardımcı olayım sana filan tarzı konuşuyorum gayet kibar nasıl tatlıyım ama.. Bana baktı baktı ve bir tükürdü.. Lama olsa öyle tüküremez. O anda aklıma maskeli beşler filmindeki lama sahnesi geldi. Nasıl gülüyorum ama.. Çocuk içinden deli bu herhalde filan demiştir sanırım. Gülüyorum çünkü gülmez isem ve gerçeğin farkına varırsam modum değişecek en iyisi takılmamak dedim. Gittim lavaboya ve yüzümü sabunla cilt tonum bir ton açılarak derecede sabunlayıp bıraktım. Sonrası bir şey olmamış gibi döndüm olaya. Durun o filmden sahneyi de buraya bırakayım da gülün biraz. 


Şuanda son durumu, bana sabahları günaydın öğretmenim diye sarılmak ve öğlenleri yanından geçerken bir adet yapıştırmak sureti ile vurmaktan ibaret.

Diğer bebeye gelirsek kendisi yemekçi ablamızın(çocukların değimi ile) kızı. 3 yaşında bizim sınıfta ama sınıfa almak da sınıfta olması da ayrı birer hikaye oldu..  Okula başlayalı ilk 2 3 gün olmuştu hiç dokunmadık kıza.. Annesi benden ayrılmaz dedi bizde biraz alışsın ortama diye ses etmedik.. Meğer alttan alttan bir şeyler yapıyormuş bebe. Kameradan görmüş bizim yöneticiler öğrencinin birine vurmuş oyuncak arabayla. Bu olay 1 2 defa daha tekrarlanınca alın dediler sınıfa ne olursa olsun alışmalı düzene diye.. Bizim öğretmen arkadaş gel diyor gelmiyor 1 2 3 yok.. Aldı bunu kucağına soktu sınıfa, kapının önüne de çekti sandalyeyi (kaçmasın diye) kız nasıl ağlıyor ama.. Duvarları kapıyı yumrukluyor,tekmeliyor, saçlarını yoluyor vuruyor filan. Konuşmayı bırakın ellerini tutamıyorsunuz. Bende ilk defa böyle bir olayla karşılaştığım için bakıyorum şaşkın şaşkın. Normalde çocukları öyle tutunca 5 10 bilemediniz 15 dakika sonra sakinleşiyorlar da baktık yok 20 dakika oldu kız daha da şiddetleniyor.. Bıraktık dışarı. Her gün öyle aldık içeri  10 15 dakikalık.. Daha sonra (bence) kendini sınıfta güvende hissetmeye ihtiyacı vardı, bende öyle bir anda ağlarken tuttum ellerini aldım kucağıma sarıldım, sallandım biraz öyle uyutur gibi.. İnanamazsınız sakinleşti bende dünyaları kurtardım edasıyla dolandım ortada. Sonra peşime takıldı tabi yine rahat durmuyordu, sataşıyordu herkese ama sözümden de çıkmıyordu. Ta ki araya 9 günlük tatil girene kadar.. Şimdi konuşmaya çalışsam da kovalasam da dinlemiyor o kadar..


Birde bizim Emir ile bir oldular.. Geçen gün ilk defa bu kadar sinirlendiğimi hatırlıyorum. Olay aynen şu. Çocuklar ile ara holde oynuyoruz bebişler etrafımda tabi.. Etrafa da bakınıyorum arada diğerleri nerede diye.. Baktım bizim kız ortada yok, bakıyorum Emir de yok.. Oyuncak evin içindedirler diye düşünerek bir baktım içeri pantolonları, iç çamaşırları orada kendileri yok! Kaynar sular önce bir indi tepemden aşağıya.. Hemen koştum tuvalete bir baktım tuvalette bunlar. Birde bir rulo tuvalet kağıdını boşaltmışlar klozetin içine.. Öyle baka kaldım nasıl sinirliyim ama. Birde sifona basmışlar taştı mı tuvalet. Diğer arkadaşları da çağırdım filan da hallettik öyle.. O kadar uzun konuştum ki ikisiyle de bir daha yapmazlar sandım ama bu olay tam 3 kere takrarladı.. Bizde sınıflarını ayırdık. Ama bir araya geldiklerinde hala devam ediyor. Boş da bırakmıyorum özellikle takip ediyorum ama o 1 saniye arada soyunup nasıl tuvalete gidiyorlar aklım almıyor.. Çözülmesi gereken  sorunlardan bir tanesi bu şu anda..

Sanırım şimdilik anlatabileceklerim bu kadar. Yine de iyiyim, yani iyi olmalıyım. İyiyim demezsem kendime bu seri fazla uzun sürmeyecek çünkü..

Ama her şeye rağmen hepsinin yeri ayrı, sadece anlaşılmak istediklerini ve bazılarının da azıcık yaramazlık yapmak istediğini biliyorum, biliyorum da.. Bu durum bazen bana pahalıya patlıyor bu da beni yoruyor..

Akela’nın ekşın dolu maceraları şimdilik bu kadar. Devamını getirmeyi istiyorum. Bakalım.. Hayat..


Herkese mutlu haftalar olsun! 

16 yorum:

  1. Akelam hem gülüyorum hem Allah sabır versin diyorum içimden. Yani cidden sabır ve sevgi işi... Bir yandan da düşünüyorum, bu çocuklar nasıl yetiştiriliyor, evlerinde ne görüyor ki böyleler :-/ Çünkü, normal bir ortamları olmadığı kesin. Yan komşunun 2,5 yaşındaki oğlunu düşünüyorum, yavrucak sürekli dayak yiyor, sürekli ağlıyor, annesinin bağırması bebeğin sesinden çok, ne hakaretler çocuğa... Sinirimiz bozuldu, polisi aramayı düşündüğümüz oluyor. Belki de, böyle çocuklar okulda saldırgan ya da uyumsuz oluyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Blana hatunum.. Yani gerçekten sabır ve sevgi işi.. Bazen ciddi anlamda kaçma isteği ile doluyorum böyle durumlar cidden yoruyor ve psikolojimi etkiliyor çünkü.. Ama normal bir ortamda büyümedikleri fikrine katılıyorum. Mesela sürekli vuran ve tüküren çocuğun aile sevgisine ihtiyacı olduğunu biliyorum. Annesi çok çalışıyor, akşamları geç geliyormuş. Anne sevgisinden yoksun büyüyor yani, o yüzden sürekli anne diye ağlıyor.. Bilemiyorum.. Tek anladığım anne sevgisi her şeyin üzerinde çocuklar için..

      Sil
  2. Hatunum benim ya <3 ben yazıyı okurken kahkahalara boğuldum ama sen kim bilir ne eziyetler çekiyorsun. :( O sonda ki Lama benzetmesi olayda kahkaha patlattım. :D Yalnız Emir ve o kızın iç çamaşırları çıkarıp tuvalete gitme huyu nedir allasen? Hiç normal değil... O 4 yaşındaki sana tüküren bücür seninle telefonda konuşurken bahsettin canavar değil mi? :D Allah kolaylık versin kuzum sana, vallahi zor senin işin. Zaten bu işe başladığından beri çok da yoruluyorsun kıyamam ki ben sana. :* <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende sonradan düşünürken yada yazarken eğlenceli olsun istiyorum hatunum yoksa işin ciddi boyutu çok daha büyük.. Lama efsane anılarımdan biri benim için de :D O huyu beni benden alıyor zaten.. Kızı şimdi yine bizim sınıfa aldık bakalım gözüm sürekli üstlerinde olacak artık.. Aynen o canavar, bitirdi beni :D
      Gerçekten zor.. Zaten en başından beri diyorum küçük yaş sınıfı ile uğraşmak yıllarca yapılabilecek bir iş değil.. Aşırı yıpratıyor.. Birde işin hastalık bulaşma olayı var ki, sorma gitsin. Sürekli ateşli griplere yakalanıyorum.. Şu anda da yorgan döşek yatıyorum mesela, bilmiyorum sonu nereye varacak..
      Çok öpüyorum bende çok çok :*

      Sil
  3. Heyecanlı film izler gibi gözlerim açık okudummm akelaaa gerçekten işin çok zor :) Allah yardımcın olsun ama o miniklerin sevgisini hissetmek de bir başkadır :) Serinin devamını heyecanla bekliyorum canımm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu bana o zaman hatun böyle keyif verebildim :) Amiin, çok teşekkür ediyorum^^ Sevgileri hissetmenin güzelliği de olmasa sanırım bu kadar bile dayanamazdım.. :)

      Sil
  4. yine gül gül öldüm yahu :D çocuklarla ilgili hiç bişeye şimdilik tahammül dahi edemezken senin bu maceraların bana çok keyif veriyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah gülmelerimizi daim etsin inşallah canımcım :)) Aslında bende bu işe başlamadan önce öyle idim de ne oldu bilmiyorum kendimi işin içinde buldum.. Böyle zor anları olsa da sevimlilikleri iyileştiriyor. O zaman daha sık yazacağım bu maceraları :D

      Sil
  5. Yorgunluk yazıda hissettirmiş kendini, ben çok severim çocukları ama cıngar çıkartmaya başladıklarında hiç oralı olmam, istediğini yapsın yoksa çok yıpratıcı olabiliyor. Senin durumun farklı tabi, ilgilenmek zorundasın, ne diyeyim Allah kolaylık versin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? Bende ilk defa yorgunken yazdım bir yazıyı.. Cidden öyle, mecbur ilgilenmeliyim.. Bazen bırakıp kaçtığımda oluyor da.. O ayrı bir konu :D Çok teşekkür ediyorum yorumun için :)

      Sil
  6. Çocuklar yaşıtları ile bir araya gelince birbirlerinin özelliklerini kapıyorlar yada taklit ediyorlar . 4 yaşında kardeşim de öyle , kendinden bir iki yaş bir kaç tane arkadaşı var , onlarla bir araya geliyor sonra eyvah, bir kaç gün onların huylarını yapıyor konuşmalarını taklit ediyor , çekilmez bir hal alıyor . Allah kolaylık versin sanada akela , iki hafta boyunca ben baktım kardeşime baya zorlandım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle.. O taklit olayı son günlerde beni en çok zorlayan şey zaten.. Bizim 2 yaşındaki bir bebe Emir'e takılıp taklit etmeye başladı. Gelin diyorum yok gelmiyorlar. Emir küstüm dedi bağladı kollarını, bizim bebe de aynısını yaptı hemen. Çat pat konuşuyor küstüm dedi birde (demeye çalıştı yani) O anda kaldım öyle şaşkın şaşkın. Oğlum sen 2 yaşındasın kendine gel dedim ama yok :D Amin, dualara ihtiyacım çok bu aralar..

      Sil
  7. Kolay gelsin canim küçüklerle ugrasmak hiç kolay bir is degil 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim gerçekten kolay bir iş değil, her yönden yıpratıcı.. Sevgileri ile unutmaya çalışıyorum bakalım :)

      Sil
  8. Ne çok güldüm. Ayy allah iyiliğini versin. Çocuklar cozutmuşlar resmen. Kolay gelsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keyif almanıza çok sevindim :) Hakkımızda en hayırlısı olsun diyeyim.. Çok teşekkür ederim^^

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...