19 Kasım 2016 Cumartesi

Mary And Max / Animasyon Filmi

Kendime vakit ayırdığım bir cumartesi gecesi, elime kahvemi alıp film arayışlarına koyuldum. Uzun zamandır animasyon filmi izlememiş olmanın üzüntüsü ile listemde olan, çok merak ettiğim Mary And Max filmini izledim. Ve çok sevdim. “Cumartesi gecesi hüznü” dediğimiz duruma çok yakışan, soğuk havalarda kahve ile size eşlik edebilecek, “animasyonlar çocuklar içindir yeaa” diyemeyeceğiniz bir yapım. Biraz acayip bir cümle mi oldu? Olsun, çünkü film de öyle hissettirdi.


Konusu:
Mary Daisy Dinkle Avustralya’da yaşayan, alkolik bir anneye, sorumsuz bir babaya sahip, sekiz yaşında bir kız çocuğudur. Ethel adındaki horozundan başka arkadaşı yoktur, yalnızdır. Postaneye gittiği bir gün, oradaki New York adres rehberini görür ve karıştırır. Horowitz soy adını garip bulduğu, New York'ta yaşayan Max Jerry Horowitz isimli adama mektuplar yazmaya başlar. Max, Manhattan'daki dairesinde yalnız yaşayan, ruhsal problemleri olan asosyal, obez ve Asperger Sendromu olan bir adamdır. 44 yaşındaki Max, Mary'nin mektubunu alır ve cevap yazmaya koyulur. İkilinin mektup arkadaşlığı başlar..

Mary And Max, Adam Elliot'ın yazdığı ve yönettiği 1.5 saatlik stop motion filmi. 2009 yapımı. Imdb puanı 8.2. Filmin toplam yapım süresi 5 yıl imiş.

“Gülümsemeyi kafaya takma. Ağzım neredeyse hiç gülmez. Ama bu beynimin içinde gülümsemediğim anlamına gelmez.”

Filmi anlatmak için kelimelerim, cümlelerim yetecek mi bilmiyorum. Tarif edemeyecekmiş gibi hissediyorum. İzlediğim en iyi film mi, belki değil. Ama bu kadar çok şey hissettirip, beni şaşırtan nadir filmlerden birisi diyebilirim. Filmin başlarında ne izliyorum ben diye düşünerek kapatmak geçti aklımdan, kabul. Ama sonra bir şey beni tuttu ve devam ettim. –Etmeseydim ve yıllar sonra izleseydim ölürdüm pişmanlıktan-


Film de, ikilinin mektup arkadaşlığına şahit oluyoruz. En sevdiği renk kahverengi, en sevdiği yemek şekerli yoğurt ve sonra çikolata olan Mary, Max’e “bebeklerin Amerika’da nereden geldiğini” soruyor.. Çünkü Mary’e Avustralya da bebeklerin “babalarının bira bardaklarının içinden çıktığı” söyleniyor. Max ise ona bebeklerin kutuların içinden değil de “4 yaşında iken annesine sorduğunu ve onun; hahamların kuluçkaya yattığı yumurtalardan geldiğini” söylüyor. Bu sohbet üzerine başlayan dostlukları 20 yıl sürüyor. Mary’nin de Max’in de söyledikleri, yazdıkları cümleler sizi öyle bir yakalıyor ki.. Durup durup hepsini bir kenara yazmak istiyorsunuz. –Tekrar izleyip, mutlaka yapacağım bunu-

“İnsanlar kesinlikle mantıksızdı. Hindistan’da çocuklar açıktan ölürken onlar nasıl yiyeceklerini çöpe atabiliyordu? Neden oksijene ihtiyaç duydukları halde yağmur ormanlarını yok ediyorlardı? Ve neden asla zamanında gelmedikleri halde otobüs zaman çizelgelerini yapıyorlardı?”


Biraz depresif bir film olduğunu inkar etmeyeceğim ama sizi öyle gülümsetiyor ve kahkahalar attırıyor ki şaşırıp kalıyorsunuz. Film boyunca Mary’nin olduğu sahnelerde kahverengi tonları hakimken Max de, gri tonları var. Bunu da film bittikten, filmi anladıktan sonra fark ediyorsunuz. “Animasyonlar çocuklar içindir” sözüne karşın bu filmin yaş sınırı sanırım 16 17 üzeri. Çünkü alkolizm, yalnızlık, intihar konuları üzerinde de durulmuş.


“Seni affediyorum çünkü mükemmel değilsin.” 

Benim önerdiğim ve yeri bende ayrı olan filmlerden birisi Mary And Max. Dilerim sizde izlersiniz ve aynı şeyleri hissedersiniz.

Özel not: Film yazısının bugüne gelmesi tesadüf oldu. “Gündemimizin konusu belli iken.” Bu tarz konularda konuşmayı gerçekten sevmem çünkü beceremem, ucu ağız dolusu küfüre kaçar. Yine de söylemek istediğim;

Siz büyüklerin; küçük kızlara çocuklara abilik, ablalık, babalık, annelik, dostluk, arkadaşlık yapması gerekir. Tecavüz etmesi değil, evlenmesi değil, tecavüz edip evlenmesi değil, arabalara balkonlara kitlemesi değil, yaratıkça davranması değil. İnsan olamıyorsunuz bari yaratığa dönüşmeyin. Daha da konuşurdum da.. Ucu kaçacak gibi hissediyorum. Son olarak birde.. (Saygı duyduğum büyüklerimden özür dileyerek) –beni yakından tanıyanlar bilirler kolay kolay beddua okumam ama- Bu konularda emeği geçenlerin Allah belasını versin.
Teşekkürler.

İnsanlık ile beraber yaşadığımız günlere uyanmak dileğim ile..

18 yorum:

  1. Bşr animasyon bu kadar mı güzel bu kadar mı anlamlı olur?
    Görür görmez hemen tanıdım, uzun zaman önce izlemiştim. O kadar çok şey anlatıyor ki... Son sahnesini düşündükçe hala duygulanıyorum, o mektuplar tavanda...
    Harika bir paylaşım, okuyan herkese izlemelerini öneririm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzlemiş olacağınızı tahmin etmiştim, filmin havasından ve yazılarınızdan :) Aynı şeyleri hissettiğimize çok sevindim bir an abarttım diye korkmuştum çünkü..
      Bende yazarken bir daha yaşadım o sahneyi.. En özel filmlerden biri, tartışmasız.
      Yorumunuz için çok teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Yazınız için çok teşekkür ederim, filmi en kısa zamanda izleyeceğim. Hatta belki de bu akşam izlerim. :) O kadar güzel anlatmışsınız ki keyifle okudum, aralara serpiştirdiğiniz alıntılar da çok hoş olmuş. Ve son olarak yazdığınız özel nota sonuna kadar katılıyorum. Sevgilerle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için ben çok teşekkür ederim, mutlu ettiniz. Filmi çok sevdiğim için yazması da keyif verici oldu. Umarım sizde severek izlersiniz :)
      Sevgilerim ile..

      Sil
  3. Benim de çook keyif alarak izlediğim bir animasyondu ve kesinlikle büyükler için. Çok fazla ders çıkartılacak şey barındırıyor konusunda.

    *Notuna katılmamak ne mümkün! İnsan olmak bu kadar zor olmamalı. Allah herkese akıl fikir versin diyorum. Çünkü başımıza ne geldiyse aklı olup fikri olmayanlar yüzünden geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum söylediklerinize.. Hatta yıllar sonra tekrar tekrar izlemek gerek, ders çıkaracak çok daha fazla şey buluruz eminim. Her karesinde farklı bir anlam vardı çünkü..
      Amin diyorum dualarınız içinde.. Çok teşekkür ederim yorumunuz için :)

      Sil
  4. İnternette "İnsanlar kesinlikle mantıksızdı..." diye başlayan paragrafın alıntısını caps halinde görmüştüm ve yapımı merak etmiştim. Hala telefonda ekran fotoğrafı duruyor ama ismini bulup izlemek aklıma gelmemiş. Yazı için teşekkürler, müsait bir zamanda izleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de en sevdiğim alıntılarından birisi oldu.. Filmi seveceğini düşünüyorum, umarım keyif ile izlersin. Ben teşekkür ederim.

      Sil
  5. Ben bunu kesin ve kesin izleyeceğim Akelam. Hazır film siparişi de verecekken yazdım hemen :) Bayılıyorum animasyonlara zaten. Ellerine sağlık canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarken aklıma geldin Blanam, hatta özel olarak da söyleyecektim :) Seveceğini hissediyorum. Hatta yorumunu da beklerim.
      Teşekkür ederim, çok öpüyorum :)

      Sil
  6. not aldım izliycam zaten animeye bayılırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarını beklerim sonra :)

      Sil
  7. Mary and Max en sevdiğim animasyonlardan. Çok hüzünlü ama aynı oranda güzel bir film.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle.. Hüznü kadar içeriği de çok güzeldi..

      Sil
  8. Ooo bu baya depresif bir animasyon galiba :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O yanı da var evet :D Ama seni boğmuyor.. Keyifle, rahatlıkla izlersin yani^^

      Sil
  9. Ben çocuklar için olanlari da izliyorum 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende öyle.. Animasyonların her türlüsü candır :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...