7 Aralık 2016 Çarşamba

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu / Kitap Yorumu

Bu haftanın kitabı; yarım saatte bitirdiğim ama etkisi günlerce süren “Bilinmeyen bir kadının mektubu” kitabı.. İsmini sıkça duyduğum, adından bile etkileneceğimi anladığım bir kitap. Öyle de oldu. Kısacık ama sizi etkisi altına alan bir anlatıma ve konuya sahip..

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig

Konusu:
Tanınmış yazar R, 41. Yaş günü gelen postalarını kontrol ederken içinde “adresi ve göndereni belli olmayan” bir mektup olduğunu fark eder ve okumaya koyulur. “Sana, beni asla tanımamış olan sana” hitabıyla başlayan mektup, R’nin bilmediği gerçekleri gün yüzüne çıkaracaktır..

“Seni sen kim isen o olarak seviyorum, sıcakkanlı ve çabuk unutan, kendini veren ve sadık kalmayan, seni yalnızca her zaman kim idiysen ve şimdi de hala kimsen o halinle seviyorum.”

İsimsiz kadın kahramanımız bu kitapta sadece mektup yazarı olarak var ve biz bütün hikayeyi yazdığı mektuptan öğreniyoruz. R gibi.. 13 yaşından beri aşık olduğu, gözlerinin önünde olduğu halde “onu görmeyen” yazar R’ye hislerini, yaşadıklarını açıkladığı bu mektup kitabın ana konusu. Sadece bir mektup değil.. Bir hayat.. Önüne serilmiş bir hayat.. Platonik aşkın Nirvana’sı. Bu doğru bir tanım oldu. Platonik aşkın bu kadar vurucu ve etkileyici anlatıldığı, gösterildiği başka bir eser daha görmedim sanırım. Kitabı kalbime indirirken son sayfayı okuyup, kapağını kapatınca gözlerimden yaşlar boşaldı. Ve ciddi anlamda kalbim kırıldı. Okuyunca etkilenmemek için ya hiç kalbiniz kırılmamış olmalı ya da bir kalp taşımıyor olmalısınız.

Sabret sevgilim, sana her şeyi, hepsini en baştan anlattığım için, anlatacağım için, senden rica ediyorum, beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma, çünkü ben seni çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım.

Stefan Zweig erkek bir yazar evet ama bir kadının hislerini böyle derin, böyle gerçek anlatabilmesi çok şaşırdığım bir diğer konu. Ve anlatımı.. Bilemiyorum, seçtiği kelimelerden mi yoksa durumun gerçekliğinden mi.. Ben okurken kitap okuyormuş gibi değil de bir hayatı izlemişim gibi hissettim. 62 sayfalık bu kitap; hem bir ömür gibi hem de bir ömürden geçen bir an gibi..  

“Bu aşk öyküsünde taraflar değil, sadece tek bir taraf vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi?” Şahsi yorumum: Gerçekten aşk tarafların olduğu bir savaş mı yoksa tek bir taraf yeter mi.. Sanırım yeter. Tek taraflı aşk, bir şey kazanmayı ya da kaybetmeyi beklemediğiniz bir savaş. Birine karşı savaştığınız değil kendinize karşı verdiğiniz bir savaş. Belki de en tehlikelisi bilinmez.. Ama “en can yakanı” ve aynı zamanda “en çok mutlu edeni” olduğu bilinen bir gerçek.
Ölmem sana acı verecek olsaydı eğer, o zaman ölemezdim.

Benim önermekten bıkmayacağım, büyük ihtimalle çevremdeki herkesin eline zorla tutuşturacağım bir kitap. Okuyun, okuyalım. Sonra aşkı bilelim. Aşk hep var olsun..

10 yorum:

  1. Çok ilginç ve bir o kadar ilgimi çekti. Not aldım. Okuyacağım :) Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Severek okuyacağınızı düşünüyorum, özel kitaplardan.. :) Çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. Akela'm yarım saatte bitirdiysen bu kadar öneriyorsan telefonumda not defterime kaydettim. Kitapçıya uğradığımda alacağımdan emin olabilirsin yavru ^.^ Önerini dikkate aldım bile ;) Sondaki yorum yaptığın kısım için de 👏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok etkileyiciydi hatun kısacık zaten ama etkisi çok büyük.. Seversin sende, tarzımız aynı ki bizim :) Çok teşekkür ediyor, öpüyorum❤

      Sil
  3. R.nin kizi hic tanimamis olmasi garibime gitti ve biraz da gercek disi gibiydi. Ayrica kizin adama olan aski alkislanacak sekildeydi.Son olarak R.nin mektuptan sonraki hayatini cok merak ettim acaba ne dusunmustur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım R'nin çapkınlığı çok fazlaydı ve umursamaz kalbi çok soğuktu.. En azından anımsar diye düşünmüştüm son ana kadar ama.. Benim de çok merak ettiğim bir konu sonraki hayatı.. O enkazın altından kalkmak kolay olmasa gerek. Kendi söylediğime inanmasam da kalbini titretir diye düşünüyorum.. Yada düşünmek istiyorum.

      Sil
  4. O günlerce süren etkiden ben de istiyorum :) Yakın zamanda kitap siparişi vereceğim bunu unutmam inşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı bitirdiğinde seni de etkiler diye düşünüyorum, çok özel bir konusu var çünkü :) Umarım en kısa zamanda keyif ile okursun :)

      Sil
  5. Aşk... unuttuğumuz ama hep özandiğimiz kavram. Aşk =acı çekmek gibi hissediyorum nedense. Acı çekmeden aşk aşık olmadan mutluluk olmuyor. Çok garip... acı = mutluluk a ulaşıyoruz. İnsan olmanın farklı bir yüzü. Aşk tek taraflı veya iki taraflı değildir. Aşk kalptedir karşı tarafın ne düşündüğüyle pek ilgilenmez. Bu nedenle güzel bir konuymuş. Hem az sayfalı. Sevgiler bu arada sözünü unutuyorsun kardeş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylediğiniz şeylerin üzerine saatlerce konuşulabilir, upuzun yazılar yazılabilir.. Ve çok sevdim, kesinlikle bende öyle düşünüyorum. Söylediklerinizin üzerine ekleyecek bir şey bulamadım inanın ki..
      Sözümü unutmadım aksine elimde kalem ile geziniyorum, lakin bir türlü dökemiyorum yazıya.. Sıkıntılı günlerim biraz.. Ama en kısa zamanda en güzeli ile geleceğim inşallah..
      Çokça sevgilerim ile :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...