25 Ocak 2017 Çarşamba

Günlük Gibimsi 7

Sevgili günlük.. Bu seriye de uzun zamandır ara verdim hazır olan biteni kelimelere dökebiliyor iken yazayım istedim. Günlerimin bebelerle savaşmak suretiyle geçtiğini biliyorsunuz.. Peki kendime ayırdığım zamanlarda neler yaptım diye merak edecek olursanız.. Ufak tefek döküleyim hepsini.. 


Cuma günü karneleri dağıttıktan sonra akşam kızlarla 15 tatil yapamıyor olmamızın acısını unutmak için yemeğe gidelim, sonra birer kahve içer bu acıyı bastırırız dedik. Kahve içmeyip salep içtik acıyı filan bastırmadı yani.. -Kahvenin bastıracağına da inanmadım - Yumoş yumoş kabullendirdi. Neden yapamadığımızdan bahsedeyim. Özel ana okullarında 15 tatil yerine 1 hafta tatil oluyormuş zaten. -yalan mı bilemem de bana söylenen bu. Daha en başında bu gerçekle yüzleşmiştim,15 gün beklemiyordum yani- Bizde 1 hafta yapacağız diye halatla çekiyoruz tatili. Ben özellikle.. Çünkü geçmeyen öksürüğüm ve sırt ağrılarım yüzünden kesinlikle bir dinlenme süreci şart bana.. Daha sonra velilere tatil olduğundan bahsettik bir yandan da umut ve korku ile cevabı bekliyoruz. -Bu işin doğası bu değil mi zaten? Her okulda tatil olmaz mı?- Sonra içlerinden 2 veli okula getireceklerini söyledi. Hatta bir tanesi öyle bir tepki verdi ki.. "Mağdur edemezsiniz bizi" diye.. Pardon da ne mağduru? Onun yüzünden mağdur olup 7.30 - 19.30 çalışacak olan biz olduk tatilde.. Neyse -sakin ol- Bu durumu yönetime bildirip onları devreye sokacaktık lakin bu arada 2 veli daha çıkıp okula getireceğini söyleyince.. 4 çocuk için okulu açıp tatil yapmamak seçeneği kaldı bize de.. 4 kişi olduğumuz içinde.. 2.5 gün izin yapabilmek düştü payımıza.. Yazımı yayınladığım bugün tatilim bitmiş oluyor ve devam ediyorum işime kaldığım yerden.. İşten kaçmak, fazladan tatil yapmak.. Peşinde olduğum şeyler bunlar değil kesinlikle. Ama evinde çocuğuna bakabilecek insanlar olduğunu bildiğim halde sırf “güç gösterisi“ yapmak için getiren birisi olduğunu bilince.. Neyse bu konu baya derin yahu. Bende gerçeği kabullenip, hafta sonu ile birleştirdiğim 4.5 günlük tatilim de dizilerimi bitirdim ve kitaplarıma döndüm. Tabi günler yetmedi. Olsun buna da şükür dedik. “Goblin” ve “Romantic Doctor Teacher Kim” dizilerini finalledim ve Wulf Dorn’un bir diğer kitabı Şizofrene başladım.-Çok heyecanlıyım- Onun dışında da bol bol uyudum. Uyku müzikten sonra ruhun en önemli gıdasıdır.


23 Ocak 2017 Pazartesi

Barakamon / Anime Yorumu

Bu soğuk havalarda size yaz tatlılığı yaşatacak sevimli bir anime ile geldim bugün. Uzun süredir listemde bekleyen ve dizisiz kaldığım boşluğu fırsat bilip başladığım Barakamon’u büyük keyif ile izleyip bitirdim. “Yaz tatlılığı yaşatacak” dememin sebebi renkleri çizimleri.. Öyle canlı ki.. Ve karakterleri.. Bu tatlı anime keyif dozu yüksek olanlarından.. Özellikle o bıcırık Naru yok mu? “Gel de mıncır yanaklarımı” diye gülüp durdu anime boyunca.  "Her eve bir adet Naru lazım" deyip konusuna geçiyorum.


Tür: Slice of Life, Komedi
Bölüm Sayısı: 12

Konusu:
Handa 23 yaşında, genç ve ünlü bir kaligrafi sanatçısıdır. Handa, sergi sırasında eserine “sıkıcı olduğunu ve orijinal olmadığını” söyleyen ünlü kaligrafi ustasına bir anlık sinirle yumruk atar. Yaptığından pişman olsa da iş işten geçer. Babası tarafından evlerinin bulunduğu Goto adasına, aklını toplaması ve sanatını geliştirmesi için gönderilir. Sakin ve huzurlu bir hayat yaşayacağını düşünür ama.. Evini üs olarak kullanan köyün gençleri, misafirperver sakinleri ve köyün neşesi olan küçük Naru ile tanışınca günleri hiçte planladığı gibi geçmeyecektir.

19 Ocak 2017 Perşembe

Her Gün Biraz Daha Yakın / Kitap Yorumu

Yeni bir kitap yorumu ile geldim bugün. Uzun zaman önce okuduğum bu kitabın yorumunu bir türlü yapamamıştım.. Şimdi ise yeni kitaplarım gelene kadar hakkında düşündüklerimi yorumlayayım istedim. Ne zaman Kartal’a kuzenimin yanına gitsem -sanki burada hiç D&R’a gitmezmişim gibi- kolundan tutup D&R’a sürüklüyorum. Yine gittiğimiz bir gün indirime giren kitaplar arasında bu kitabı gördüm. Okumasının keyifli olacağını düşündüğümden ikimizde birer tane alalım dedik ve fiyatına baktığımızda indirimde olmadığını gördük. Normal fiyatına almak isteyeceğim kadar şahane bir kitap olmadığını düşündüğümden listemdeki diğer 2 kitabı aldım. Yarım saat sonra kardeşimin de kitap siparişi vermesi üzerine tekrar gittik ve bu sefer kitabın 9.90’a düştüğünü gördüm. Sanırım bu bir işaret diyerek aldım kitabı. 1 hafta gibi bir sürede bitirebildim..


Yazar: Jennifer Weiner
Tür: Romantik
Sayfa Sayısı: 384

Konusu:
Sekiz yaşlarında olan Rachel ve Andy bir gece acil serviste karşılaşırlar. Rachel doğuştan kalp rahatsızlığı olan bir çocuktur Andy ise sadece kolu kırılmış olan yalnız bir çocuk.. O anda aralarında gelişen tatlı arkadaşlık Andy’in hastaneden ayrılması ile son bulur. Ama bu onlar için bir son olmaz.. Zengin bir yaşam süren Rachel ve Philadelphia’nın belalı sokaklarından koşarak uzaklaşmaya çalışan Andy’in yolları üniversite zamanında tekrar kesişir.  

16 Ocak 2017 Pazartesi

Weightlifting Fairy Kim Bok Joo / Kore Dizisi

Son zamanlarda adını sıkça duymuş olduğumuz Weightlifting Fairy Kim Bok-Joo dizisini bitirdim.  Hem de gözlerimden kalpler fışkırtarak.. Bütün dizi boyunca çene kaslarımın sırıtmak sureti ile çalıştığı nadir dizilerden birisi oldu, kendi adıma.. Çok güzeldi, çok tatlıydı. 16 Bölüm ile yetinemediğim dizilerden birisi oldu. Bölümlerini Yeppudaa da biriktirmiştim ve son 3 bölüm kalana kadar bekledim sonrasında ise su içer gibi bitirdim efendim.  Güncele yetişip, son bölümünü 1 hafta beklemek zorunda kaldım ama olsun.. Değerdi.


Tür: Gençlik, Romantik, Komedi, Spor
Bölüm Sayısı: 16

Konusu: Kim Bok-Joo (Lee Sung Kyung) eski bir halterci olan babasının izinden giden 20 yaşında genç bir haltercidir. Halterci olmasının verdiği etki ile çok güçlü ve iri bir fiziği vardır. Dostlarına koçlarına ve ailesine düşkündür. Ağır bir dolabı tek başına taşıdığı bir gün yardımına Jung Jae Yi (Lee Jae Yoon) isimli diyetisyen doktor yetişir. İlk defa bir erkeğin ona “kız” gibi davranması sebebi ile ondan etkilenir. Bu doktor, aynı üniversitede yüzme takımında ve çocukluk arkadaşı olan Jung Joon Hyung (Nam Ju Hyuk)’un abisidir. Dizi, Kim Bok Joo’nun ilk aşkını ve dostluk ilişkilerini anlatmaktadır. “Senaryo ünlü halterci Jang Mi Ran'ın hayatından esinlenilerek yazılmıştır.” 

Dizi ile ilgili genel yorumumu yaptıktan sonra spoiler içeren yorumuma geçeceğim.

14 Ocak 2017 Cumartesi

High Strung / Film Yorumu

Bu hafta müzik ve dans dolu, sakin, çerezlik bir film ile geleyim istedim. Elinize kahvenizi alıp sizi yormadan büyük bir şey vaat etmeyen ama keyif ile izleyebileceğiniz bir şeyler.. Uzun zamandır bu tarz bir film de izlemeyince.. Gözüme kestirdiğim High Strung filmini izlemeye başladım.

Tür: Dram, Müzik, Romantik
Imdb: 6.5

Konusu: Konservatuvarın dans bölümünü tam burslu kazanan Ruby (Keenan Kampa) New York’a doğru yola çıkar. Metroda keman çalan Johnnie (Nicholas Galitzine)’yi görür. O anda metro da yapılan dans düellosunun arasında kalırlar. Kargaşada Johnnie, Rubyi korumak isterken Johnnie’nin kemanı çalınır. Ruby bu olanlar yüzünden kendini suçlu hisseder ve kemanını bulması konusunda ona yardımcı olmaya çalışır. Johnnie’nin ihtiyacı olan parayı bulabilmesi için Ruby, ona yapılacak olan bir yarışmaya katılmasını önerir. Yarışma hazırlıkları yaparken bir yandan da ilişkileri ilerler.

12 Ocak 2017 Perşembe

Doctors / Kore Dizisi

Güncel diziler bölüm biriktire dursun bende kaçırdığım ve biten dizileri bir bir izliyorum efendim. Dizisiz kaldığım bir vakit bitmiş olan “Doctors” dizisine başladım. Sindire sindire 1,5 2 hafta gibi bir sürede bitirdim. -Ah eski hızımı özledim birden.. 2 günde bir dizi bitirmeler vesaire.- Neyse.  Aslında diziden haberdar olduğum halde uzun bir süre görmezden gelmiştim. Sebebi ise, ezbere bildiğimiz “Doktorlar” dizisi ile büyümüş olmam idi.  Liseye giderken hatırlıyorum da deli gibi izlediğimi.. Ve sonrasında tekrar bölümleri yüzünden kusma noktasına getirmişti bizleri. Hey gidi..

Bölüm Sayısı: 20
Tür: Medikal, Romantik

Konusu:
Hye Jung (Park Shin Hye) zorlu bir çocukluk geçirmiştir. Dövüş sanatları konusunda çok yetenekli olan Hye Jung deyim yerindeyse erkeklere taş çıkartır. Yaşadığı ve onu derinden etkileyen bir olay yüzünden doktor olmaya karar verir. Bütün zorlukların üstesinden gelerek doktor olur. Lisede en yakın arkadaşı iken, en büyük düşmanlarından biri olan Jin Seo Woo (Lee Sung Kyung) ile ve yine lisede öğretmenliğini yapan, içten içe bir şeyler beslediği Hong Ji Hong (Kim Rae Won) ile aynı hastanede çalışmaya başlar. Bu 3’lüye başarılı bir cerrah olan Jung Yoon Do (Yoon Kyun Sang) da katılır.

“Çözüme ulaşmamış geçmiş daima gelip seni bulur. İster aşk, ister nefret olsun.” 

9 Ocak 2017 Pazartesi

Akela'nın Çocuklar İle Maceraları 3

Merhabaa.. Blogum da 2017'yi bir hafta geç açıyorum. Bunun sebebi tabi ki -her zaman ki gibi- yoğunluk. Ve birde üstüne eklenen hastalıklar.. Bugün, en son 3 Ekim de yazmış olduğum serimin devamını yazayım istiyorum. Hem uzun zaman oldu hemde merak eden dostlarım olduğunu biliyorum. Ayrıca teşekkür de edeyim. O  zamandan beri çok şey değişti hayatımda. İlgilendiğim çocuk sayısı arttı mesela, şalterimin sık sık kısa devre yaptığı dönemler yaşadım. Bazende sinirimden kendimi kapattığım.. "Sakinliği ve huzuru bulmayı" kendine hayat felsefesi edinmiş benim gibi birisi için bu işi yapmak gerçekten başka bir delilik, yürek istiyor. Ama şöyle de güzel bir yönü oldu ki.. Bilmiyordum. Çocuklara bu kadar iyi bakabileceğimi bilmiyordum.. Hatta annem ve babam bana hep aynı konuda takılırdı. Babam: "Vallahi bu kız çocuk filan bakamaz ne yapsak, biz ilerisi için plan filan yapmayalım" der, annemde "Hiiç kusura bakmasın yok öyle bir dünya" derdi. Tabi ben sonra gıcık bir bakış atar "10 kaplan gücü" ile üstlerine atlardım. Aile bağıma hayranım evet. Ama şimdi durum öyle mi? "Getirin oradan 3 5 çocuk benim kızım" bakar modundalar. Ve tabi ki bu yine beni kızdırmak için. Çünkü her akşam yemekte bütün gün yaşananları anlatarak delirtiyorum onları efenim. Can'ımlar ya.. Bir şeyde diyemiyorlar. Aile olmak bunu gerektirir. 


Çocuklar ile beraber olmanın güzel yanları çok fazla. Huzur, mutluluk, tatlı bir telaş ve size verdikleri saf sevgileri. Ama birde kişiye olumsuz yan etkileri var ki.. Benim için listenin başında yorgunluk var. Ciddi anlamda çok yorucu..Daha önce fiziksel yorgunluk yapacak işlerde çalışmıştım ama bu kadar yorulduğumu hiç hatırlamıyorum. Özellikle sırt ve diz ağrısı çok fazla.. Tüm gün kucağıma atlamaları ve onlar ile konuşmak için eğilmem sonucu.. Birde sürekli hastalanıyor oluşum.. Çocuklardan birisi hasta olsa bile ertesi gün bende hastayım. 6 ayda hastalandığım kadar ömrümde hasta olmadım. Sağlam bir bünyem var ama.. Her pazartesi iyileşiyor her perşembe şifayı kapmış oluyorum. O yüzden hafta sonu planlarım hep iptal.. Dönemi gelse de hastalıklardan korunmak için aşı filan olsam derdindeyim. Bakalım ponçik bünyem ne kadar daha dayanacak bu duruma.. Benden bu kadar şimdi bizim ufaklıklara geçeyim kısa kısa..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...