20 Şubat 2017 Pazartesi

Antigone / Kitap Yorumu

Kitap yorumlarımı takip edenler veya beni tanıyanlar bilirler genelde okuduğum türler kitap tarzım bellidir. Romantizm psikolojik gerilim denk gelirsem de polisiye.. Severek okuduğum zaman dilimi ise günümüz zamanı.. Yani şöyle açıklayayım. Dönem romanlarını pek okuyamıyorum bunu tarih ile aramın hiç barışık olmamasına bağlıyorum. Kitabına göre tabi ki değişebilir lakin okuyacağım ilk sıralarda değil. Kitap alışverişimi kitap yurdundan yapmaya başladığımdan beri kardeşimle sipariş listesi oluşturuyoruz. Türlerimiz birbirine hiç hem de hiç yakın değil. Ben romantizm dolu veya sevgili Wulf Dorn’un kitaplarını sepetlere atarken o, felsefe kitaplarını, klasikleri atıyor bir bir. Evde tüm gün kimse olmadığından da sipariş adresim okul oluyor. Kargom geliyor açıyorum ve tataaamm.. Sadece 1 2 kitap tanıdık diğerleri ile alakam yok. Öyle ki son siparişimde gelen Seneca’nın Phaedra eseri ile karşılaşışım.. İçini açıp bir bakayım dediğimde sol sayfanın Latince olup sağ sayfanın Türkçe oluşu.. İtiraf ediyorum içime bir merak saldı, evet ama bir kenarda bekledi öyle. Diğer kitaba baktığımda ise şimdi yorumlamaya çalışacağım Sophokles’in Antigone tragedyası ile buluştum. Önsözünü okuduğumda aylar önce ilgimi çeken Thebes'in mitolojik kralı Oidipus’un kızı olduğunu öğrendim. Oidipus’un ismini, yorumunu yazmış olduğum ve beni derinden etkileyen “Zankyou No Terror” animesinde duymuştum. Hikayesini okuduğumda ise deyim yerindeyse apışıp kalmıştım. Onu şimdi çok deşmeyeceğim çünkü önümüzdeki ilk siparişime ekleyerek kitabının yorumu ile döneceğim. O yüzden bu kitaba öncelik verdim ve başladım 2 saat gibi bir sürede bitti. Bu tarz bir kitabı nasıl yorumlayacağım hiç bilmiyorum çünkü ilk olacak, ama son değil kesinlikle! O yüzden bir hatam olursa affola diyerek geçiyorum konuya..  


Yazar: Sophokles
Tür: Oyun, Tragedya
Sayfa Sayısı: 80

Konusu: Kral Oidipusun 2 oğlu (Eteokles ve Polyneikes) ve 2 kızı (Antigone ve İsmene) vardır. Ölümünden sonra oğulları dönüşümlü olarak birer yıl için tahtı paylaşmaya karar verir. Lakin Eteokles sırası geldiğinde tahtı Polyneikes’e vermeyi reddeder ve iki kardeşin düellosu ölümleri ile sonuçlanır. Tahta dayıları Kreon geçer. Kreon Eteokles’in cenazesini kahramanlara laik bir şekilde kaldırırken Polyneikes’in cesedinin vahşi hayvanlar tarafından parçalanması için kırlara atılmasını emreder. Antigone ağabeyi Polyneikes’e yapılan bu haksızlığı kabul edemez ve Kreon’a başkaldırarak cesedini gömmek için hazırlıklarını yapar. 



  "yerin üstündekilerden ziyade altındakilerle iyi geçinmeli insan; sonsuza dek onlarla yaşayacağına göre." 

Aslında kitaba başladığınızda Sunuş bölümünde size bu konu ve nasıl sonuçlandığı anlatılıyor lakin ben burada anlatırsam merak edip okumak isteyenler için büyük spoiler olacak. Yine de kitap olarak okumak istemezseniz ufak bir araştırma sayesinde daha fazlasına da erişebilirsiniz. Kitap hikaye veya roman tarzında değil oyun tarzında. Okurken sahnede oynandığını hayal edebiliyorsunuz (evet, roman okurken gözlerimizin önünden geçmesi gibi) Karakterleri, koroyu, haberciyi.. Hepsini izlemişim gibi hissediyorum ve bu bana çok iyi geldi gerçekten. Sophokles’in Thebai üçlemesi’nden birisi imiş ayrıca Antigone tragedyası.. Ayrıca bu eser dünya edebiyatının ilk direniş örneği sayılıyormuş.

 Antigone’nin kardeşini gömmek için verdiği mücadele, sonunu öngördüğü halde peşini bırakmayışı ve tek başına Kral’a karşı duruşu gerçekten etkiledi beni. Ve kardeşi için kurduğu şu cümleler uzun uzun düşünmeme sebep oldu:  

''onurlu bir ölümle ölmemek daha çok korkutuyor beni''
dedi ve kapattı gözlerini.
''kocam ölse yeniden evlenirim,
çocuklarımı yitirsem yaparım yenilerini.
Fakat annemle babam çoktan öldüğüne göre,
mümkün değil yeni bir kardeş edinmem.
İşte bu yasayla her şeyden üstün tuttum seni.''

Okurken zorlanmadım lakin çok fazla tanımadığım (şaşırılacak bir şey değil tabi ki) isim ile karşılaştım. Yunan mitolojisi ile fazla ilgilenmemiş olduğum için hepsi bana yabancı idi. Ama açıklamaları son notlar olarak eklenmiş kitabın son sayfalarına.. Normalde sayfa sonunda olan açıklamalar son sayfaya eklendiği için biraz şaşırdım ve zorlandım itiraf etmeliyim ki.. Sayfalar arası mekik dokudum.. Yine de memnun kaldım. Birde Koroyu okurken zorlandım, azıcık.. Durup düşünerek okumam gerekti cümle yapısı sebebiyle.. Tüm bu etkenler okurken biraz yavaşlatsa da başka bir şikayetim yok ve büyük keyif aldım.  

Nefret etmek için değil sevmek için yaratıldım! –Antigone

Benim için son olmayacağını söylemiştim ki bunu yazmaya başlamadan önce bile bir diğerine başladım. Bakalım oda gelecek yorumu ile birlikte.. İlginizi çeken bir konumu bu bilmiyorum ama benim baya dikkatimi çeken bir konuydu ve ilgilendiğim için mutluyum. Umarım sizde ilginizi çekmese bile keyifle okumuşsunuzdur.


Teşekkürler ederek görüşmek üzere diyorum. Esen kalınız!

1 yorum:

  1. Çok güzel bir tanıtım olmuş. Bende merak ettim. İyi ki kitaplar var gerçekten. Sevgiler...:))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...