18 Mart 2017 Cumartesi

Becoming Jane / Yabancı Film

Geçtiğimiz cumartesi akşamı evdeki yalnızlığımı değerlendireyim de şöyle en romantiğinden bir film izleyeyim düşüncesi ile listedekileri karıştırırken.. Becoming Jane yani Aşkın kitabı filmi ile karşılaştım. Dönem filmleri, kitapları ile pek aram olmadığı beni okuyan, tanıyan dostlarımca bilinir. Halbuki en güzel zamanlar o zamanmış.. 2007 yapımı bu filmi daha fazla bekletmeyeyim artık diyerek başladım izlemeye. Konusu gerçek bir hikayeye dayanıyor. İngiliz yazar Jane Austen'in eserlerine ilham olan tutkulu gençlik aşkı beyaz perdeye aktarılmış. Jane Austen'ı hiç okumadığım gerçeğini itiraf edeyim. Büyük bir kayıpmış.. Aşka böylesine sadık bir kadına mutlaka vaktimi ayırmalıymışım. Bir gün mutlaka. Filmin konusuna gelelim hemen.
Tür: Biyografi, Romantik, Dram
Imdb: 7.1

Konusu: Jane Austen (Anne Hathaway) aşka inanan, yazmayı seven bir genç kızdır. Ailesi onun İngiltere'nin o zamanlarında adet olduğu gibi para karşılığı bir evlilik yapmasını, kendilerini de fakir hayatlarından kurtarmasını ister. Jane, köylerine misafir olarak gelen İrlandalı genç Tom Lefroy (James McAvoy) ile tanıştığında zekası ve cüretkarlığından etkilenir ve ona ilgi duymaya başlar. Varlıklı ailelerden biri olan Lady Gresham'ın yiğeninin evlenme teklifini paradan daha mühim şeyler olduğuna inanması sebebiyle ret eder. Jane'nin ailesinin otoritesine, o zamanın adetlerine ve gerçek aşka karşı verdiği savaşın sonucu nasıl olacak?



"Seni görür görmez kalbi durmuyorsa, yaşamıyor demektir."

Kadrodan bahsedecek olursak Anne Hathaway zaten sevdiğim bir oyuncu onu izlemekten keyif alıyorum. James McAvoy ise ilk defa izlediğim bir oyuncu. -evet, büyük bir kayıp daha- İkisini de çok büyük keyif ile izledim. Jane Austen için biraz soğuk bir kadın olduğu yönünde yorumlar okudum eğer öyle ise Anne, filmde çok başarılı bir şekilde karakterine bürünmüş. Yok o kadar da soğuk bir kadın değil ise.. Hathaway biraz fazla soğuk kalmış diyebilirim sadece.  Filmdeki mekanlar, kostümler.. Hepsi çok iyiydi, o dönemin havasını kesinlikle verdi. Özellikle filmlerde o çok sevdiğim, özel olduğunu düşündüğüm küçük kareler, küçük detaylar.. Onu şöyle anlatabilirim -ki giflerden daha rahat anlayacaksınız- Düşen yaprakların hüznü, yağmur damlaları, yada kalemi oynatışı.. Bu tarz huzur veren sahneleri görünce daha bir keyifli oluyor izlemesi, daha bir özel oluyor veya.. 





''Aşk bazen açması zaman alan utangaç bir çiçektir.''

"... Muhtemelen erkeklerin en huysuz, en küstah, kendini beğenmiş, edepsiz, tahammül edilemez ve en saygısızı..." dediği Tom'a olan aşkına hayran kalıyoruz film boyunca.. Ve bir kadının aşkı için yaptığı fedakarlığa şahit oluyoruz. Film size ilk defa karşılaşacağınız bir hikaye sunmuyor ama temiz, saf bir aşkı izleme şansı veriyor. Jane Austen'in neden kitaplarında hep mutlu son yazdığının kanıtı deniyor bu film. Ki bende artık öyle düşünüyorum.   



"Birlikte değilsek hayatın ne değeri olabilir ki?"

Büyük Spoiler içerecek bir kaç cümle kuracağım. İzleyecek dostlar okumasın lütfen..

Filmde, izleyen herkesin aynı cümleleri kurduğu bir dans sahnesi var ki.. O bakışları unutmayacağım sanırım. Jane gözleri Tom'u arar vaziyette mutsuz bir şekilde 
Lady Gresham'ın yiğeni Mr. Wisley ile dans ederken bir anda karşısında Tom'u görünce.. Birbirlerine bir bakışları, gülüşleri var. Üzerine şiirler yazılır. -Videosunu ekledim linke yetmedi birde aşağıya gif versiyonunu ekledim.- Birde bahçede ilanı aşk ederken söylediği "I'm yours.. heart and soul.." sözü.. Başka söyleyecek bir şey bulamıyorum. Ve birde final sahnesi.. Kızına Jane ismini vermesi gözyaşlarımı tutayım diye kendimi çok kastığım bir sahne oldu. Sonrasında ise.. Tom'un parmağında ki evlilik yüzüğünü ve Jane'nin yüzüksüz parmağını gördüğümde.. Daha fazla tutamadım gözyaşlarımı ve herkes gibi bıraktım gitti efendim. İçime oturan öküz ile birlikte gözyaşlarımı sildik sonra.


Film ile ilgili daha fazla ne söyleyebilirim bilmiyorum. Jane Austen okumayı seven herkesin izlemesi gerektiğini -ki kitapları böylece daha anlamlı gelecektir.- düşünüyorum. Biraz gözyaşı, biraz mutluluk ve biraz da tatlı bir hüzün bırakacak bu film türünü sevenler için iyi bir öneri olabilir. "Mutlaka izlenmesi gereken bir film mi?" Belki değil. Ama benim gibi bu tarz özel yapımlar arıyorsanız kaçırmamanız gerektiğini düşünüyorum. Cumartesi film önerisi bugün de böyle.. 

Mutlu hafta sonları! 
Gifler Tumblrden alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...