1 Nisan 2017 Cumartesi

Hyung / Kore Filmi

Yine bir Cumartesi film yazısı ile döndüm. En sevdiğim günün Cumartesi olduğunu söylemiş miydim? Bugün uzun zaman önce izlediğim ama yazmak için –yine, yeniden- fırsat bulamadığım Hyung filminden bahsedeceğim. İzlediğim bir akşam önce bana kahkahalar attıran sonrada hık hık diye burnumu çekmeme sebep olan bir film.. Filmin “çekiliyor, çekildi, vizyona girdi” haberlerinden sonra merakla beklemiştim bunun sebebi de konusundan önce oyuncuları idi. Birisi aşırı sempatik bulduğum izlemeye de bayıldığım Jo Jung Suk, diğer başrol ise -bana göre- idol olan ama çoğu oyuncuyum diyen oduna taş çıkaran D.O. yani Do Kyung Soo. İkilinin filmi çıkar da izlenmez mi? İkiliyi bir arada görünce tabi ki filmi izlemek kaçınılmaz oldu. Lafı daha fazla uzatmadan konusuna geleceğim.


Tür: Komedi, Dram
Imdb: 7.4

Konusu: Doo Young (Do Kyung Soo) gelecek vaat eden bir judocudur. Bir müsabaka sırasında yaşadığı kaza sonucu kör olur ve judoyu bırakmak zorunda kalır. Ailesini kaybetmiştir ve yalnız yaşamaktadır. Dolandırıcılıktan içeri girmiş olan üvey ağabeyi Doo Sik (Joo Jung Suk) ise 1 sene ona bakmak şartı ile bu durumu dışarı çıkış bileti olarak değerlendirir. 15 yıl sonra eve dönen Doo Sik ve Doo Young birbirlerinden nefret etseler de aynı evde yaşamaya başlarlar.


Film konu olarak gayet sıradan. Yani bildiğimiz hatta Yeşilçam vari diyebileceğimiz bir konuya sahip. Ama içine Kore kültürüne ait parçacıklar yerleştirilince ve şahane oyunculara da sahip olunca.. Tadından yenmez oluyor. Tahmin edeceğiniz gibi önce nefret etseler de sonraları birbirleri ile olan bağları değişiyor. O süreç de çok güzel, komik, sıkmadan bağlandı. Ama sonu.. Yine Kore filmlerinden aşina olduğumuz “bir yerden gözyaşılık bir durum çıkarmalıyız” gerçeği ortaya çıktı ve pıt pıt döktürdü gözyaşlarınızı. “Film baştan sona mükemmel, efsane, izlediğim en iyi dram filmi” sözlerini söyleyemeyiz belki çünkü fazla şaşırtan bir özelliği yok ama “en samimi filmlerden birisi” sözlerini kesinlikle söyleyebiliriz.  


D.O. ve Jung Suk zaten iki şahane oyuncular. D.O ile tanışmam Its Okay Thats Love dizisine dayanıyor ki kendisi en özel dizilerimdendir. Hala.. O zamanlar idol olduğunu bilmiyordum ve öğrendiğimde de çok şaşırdım. Hem şarkıcı olup hem de böyle sağlam oyunculuk yapabilmek.. Benim gözümde en iyi idol oyuncudur, net. Jung Suk ise ilk kez “Oh My Ghost” dizisinde, son olarak da “Jealousy incarnate” dizisinde izlediğim şahane adam. Ona söyleyecek fazla sözüm yok çünkü sanıyorum dizilerini izleyen herkesin yorumu aynıdır. Tam sevmelik! Konuk oyuncu olarak da Park Shin Hye var. Aslında sadece konuk oyuncu demek doğru olmaz çünkü konuk oyuncu denebilecek kadar az sahnesi yok. DO.nun Eski judo koçu Soo-Hyun rolünde. Doğal olarak kendisi ile sürekli rastlaşıyoruz filmde. Klasik Shin Hye dokunuşları yapmış sahnelerine.. Ama hatunu severim bilirsiniz gayet de olmuş bu filmde. Ost olarak ikilinin beraber söylediği D’ontWorry şarkısını çok sevdim. Sesleri zaten şahane verdiği hislerde filme tam uymuş. 


"Ağabeyin var mı? Benim Var.."

Film hakkında söyleyebileceklerim sanırım bu kadar. Sizi saracak, samimi, tatlı hüzün dolu bir film. Kedere de boğmuyor ayrıca.. Son yarım saate kadar sadece gülüyorsunuz sonrası azıcık dalgalı.. Gerçi telefon sahnesi ve son sahne dalgalı olmaktan öte.. Havada şu anda tam bahar kokusu var.. Bu film gider mi gitmez mi bilemedim ama hava karardıktan sonra hüzün çöktüğünde, sıcak çikolata içebileceğiniz bir hava olmasa da kahve ile iyi gider. Bu haftanın önerisinin de sonuna geldim. Arayı uzatmamayı bende diliyorum ama son durumlar karışık. Salı günü Günlük Gibimsi serisinde buluşalım. Anlatacaklarım var!

Mutlu Haftasonları! :)

Gifler Tumblrden alıntıdır.

2 yorum:

  1. Joo Jun Suk'a bayılıyorum ya , adam müthiş ^^ bu filmin haberi ilk gelince kardeş olarak bence çok doğru kişiyi seçmişler aşırı benzettim ben nedense :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cidden benziyorlar, film boyunca bu düşüncem de hiç değişmedi. Beraber şahaneler :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...