10 Nisan 2017 Pazartesi

Tomorrow With You / Kore Dizisi

Yeni bir haftadan selamlar. Kore dizilerine ara verdiğim günleri bitirip, birikmiş dizilere göz atayım istedim. Ne çok biriktirmişim öyle? Bütün seçeneklere göz attıktan sonra bitmesini beklediğim, Shin Min Ah ve Lee Je Hoon'u beraber izleyebileceğimin mutluluğu ile tomorrow with you dizisine başladım. Aslında dizi hakkında fazla olumlu yorum yoktu yine de ikilinin hatırına bir şans verip başladım izlemeye.. Bunlara katılıyor muyum, katılmıyor muyum yazının sonunda net fikrimi söyleyeyim. Ama önce konusuna geçelim.

Tür: Romantik, Fantastik, 
Bölüm Sayısı: 16

Konusu: Yoo So Joon (Lee Je Hooncanlı kurtulduğu metro kazasından sonra zamanda geleceğe gidebilme özelliği kazanmıştır. Normalde başka insanların hayatlarına müdahale etmez iken aynı kazadan kurtulan Song Ma Rin (Shin Min Ah'i bir araba kazasından kurtarır. Geleceğinin yeniden şekillenmesi üzerine kendisinin ve Song Ma Rin'in aynı gün ölmüş olduğunu görür. Kaderlerin de ki ölümü engelleyebilmek için sevmediği halde Song Ma Rin ile evlenir ve geleceklerini yeniden inşa etmeye çalışır. 


"Bir insanın gelmesi harika bir şey.  O insan ve o kişinin geçmişi, şu anı ve geleceği birbirine dolanır. Bir insanın hayatı çıkar ortaya."

Konusunu spoiler vermeden bu şekilde toparlayabiliyorum. Dizi yorumları yazarken en çok korktuğum şey spoiler vermek. Neden? Çünkü spoiler yediğinizde yumruk yemiş gibi hissedersiniz, bilirim. O sebeple dizinin konusunu üstün körü anlatmaya çalıştım. Diziyi Signal dizisine benzetenler olmuş okuduğum kadarıyla. Zamanlar arası olaylara müdahale muhabbeti dışında benzerlik olduğunu düşünmüyorum. Benziyorlar kafasında düşünürsek bütün zamanda yolculuk dizileri, filmleri kopyala-yapıştırdan öteye gidemez. En azından benim düşüncem bu yönde. 


Önce oyunculara geleyim. Lee Je Hoon benim Signal dizisinde izlediğim, ses tonuna aşık olduğum oyunculuğuna bayıldığım bir adam. Signal benim için hala en özel dizilerimden iken bu adamın da öyle olmaması mümkün değil. Özellikle o şahane sesiyle söylediği replikleri.. Bu dizide de aynı sesi, aynı tonlamayı duyacak olmanın mutluluğu paha biçilemezdi. O sebeple dizi ne kadar yavaş giderse gitsin, nasıl bir konusu olursa olsun izlemek istedim. Evet, Lee Je Hoon'cuğum bunlar hep senin yüzünden. Shin Min Ah ise bildiğiniz üzere güzeller güzeli bir kadın. Oyunculuğunu da seviyorum. Min Ah deyince aklıma Oh My Venus dizisindeki hastanede ağlama sahnesi geliyor. Ciğerimizi soldurmuştu o sahnede. -Birde Min Ah kilo mı almış? İlk bölümler boyunca hatuna giydirdikleri yüksel bel pantolonlar gözüme aşırı battı. Basenlerini çok büyük göstermişti. Dedikodu kazanına bir not daha atayım istedim.- Yani 2 başrol oyuncusu da tadından yenmez oyuncular olunca izlememek ayıp olurdu, kendi adıma. Bir diğer bahsetmek istediğim oyuncu ise Baek Hyun Jin. Hırsları ve açgözlülüğü yüzünden kötü adama dönüşen şirket müdürü Kim Young jin rolünde. Psikopat karakteri için çok doğru bir oyuncu seçmişler. Daha önce izlemedim ama çok beğendiğimi söyleyebilirim. Sakin davranışlarının altından çıkan manyağı çok iyi canlandırdı. Ayarsız mimikleri itiraf ediyorum ürküttü beni. Ses tonu ile birleşince de.. Tam sorunlu kötü adamdı.


Dizi durağan bir diziydi. Öyle akıcı, her bölüm diğer bölümü merakta bekletecek bir kurgusu yoktu. Tamam olayları merak ediyorsunuz ama sonuca ulaştığında şaşkınlıktan küçük dilinizi yutmuyorsunuz. Dizinin verdiği mesajlar, romantizmi, evlilik hayatı durumları daha ön plandaydı. Bir yerden sonra adamın aşkını, karısını kurtarmak için yaptığı mücadeleyi izledik. Buda zaman yolculuğunu sadece bir özellik olarak görmemize sebep oldu. Dizinin "bugünün değerini bil, yarını düşünüp bugünü unutma" mesajı çok iyiydi. Anlayabilene çok şey ifade etti.


Peki ben niye diziyi yarım bırakmadım? Çünkü yukarıda ayılıp bayılarak anlattığım ikili öyle bir çift olmuşlardı ki! Bırakmadım, bırakamadım. İkisinin her sahnesini gülerek, kahkahalar atarak bazen de gözlerim dolarak izledim. Çok yakışmışlar öncelikle. Beraber çok güzel gülüyorlardı. -Söylemezsem çatlarım. Kim Woo Bin'e ne kadar hayran olursam olayım dizi boyunca ayrılsalar da hatun Lee Je Hoon ile beraber olsa nasıl olurdu diye düşündüm. Allah'ım sen affet yarabbim. Haha.- İlk bölümlerde So Joon eşine çok aşık olmadığından karakterin verdiği saçma sapan tepkiler sizi biraz kızdırıyor ama sonrasında aşık olduğunu fark edince.. Tadından yenmez bir hal alıyor ilişkileri. Çocukça, sevimli, kıskanç, seksi, aşık.. Her tanım uyardı ilişkilerine, her duyguyu yaşattılar. Bu sebeple geri kalan senaryoyu gözüm görmedi ve keyifle izledim. Birde dizide 2. adam, kadın olayı yoktu ki bu daha bir bayıldığım konuydu. Gına geldi artık başkalarından kıskanıp aşık olduklarının farkına varmalarına.. Bu sebeple sadece iki insanın gelişen duygularına şahit olduk.

Dizinin ostlarına gelirsem.. Bu konuda biraz eksikti. Dots, Moon Lovers dizileri gibi bizi hangisini dinlerken bayılsam diye düşündürmedi. 2 tanesini çok sevdim. Ki daha fazla seçeneğim yoktu sanırım. Seo In Guk'un seslendirdiği Flower ve Kim Feel'in seslendirdiği With You ostlarını cidden sevdim. Açar açar dinlerim yani. Seo In Guk'u izlemek istesem de sesini duyduğuma da çok mutlu oldum bunu da belirtmeden geçmeyeyim. 


Dizinin sevdiğim bir kaç sahnesinden da bahsedip son vereyim yazıma; Spoiler içerir yalnız.
Öncelikle en orijinal düğünlerden birisiydi, çok sevdim. Birde düğün fotoğraflarını çok sevdim ya.
4. bölümdeki düğünün ertesi günü uyanış sahnesinde Ma Rin'in yanındaki kocasına bakıp "benim kocam çok yakışıklı. Bakayım buradan da çok yakışıklı. Neredeymiş benimki? Aa buradaymış benimki" sahnesi çok tatlıydı. Tam bölümünü hatırlayamıyorum ama aynı repliklerle de daha sonra So Joon yanında uyuyan eşi için aynı sahneyi yapmıştı. Hatta bu sahnelerde "büyük ihtimalle evlenince hepimiz" diye düşündüm. :D
11. Bölümde Ma Rin'in So Joon için geleceğe gitme çabaları aşırı komikti. Bende deneyeceğim, haha.
12. Bölümde Ma Rin'in annesine, aklı başına gelsin diye Jooon'u dövdürmesi efsaneydi. Bayıldım, kahkahalar attım. 
Yine 12. bölümde Ma Rin çatıda kitli kaldığında, So Joon ses vermeyince "bu pislik gerçekten gitti galiba" dediğinde So Joon'un "bu pislik hala burada" diyerek karşılık vermesine gülmekten yıkılıyordum.
Ve final bölümünde malum sahne yüzünden gözlerim dolu dolu oldu. Orasını da büyük spoiler olacağından söylemeyeceğim.

Dizi ile ilgili söyleyeceğim daha çok şey olsa da uzatmamak adına burada keseceğim. Dizinin çok hareketli bir temposu yok, ağır gidiyor bu nedenle herkesin seveceğini düşünmüyorum. Ki yarım bırakan çok fazla izleyici var. Ama ikiliyi birlikte izlemek için şahane bir fırsat -ve böyle tatlılar iken- bu fırsatı değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Bugünlük benden bu kadar, tekrar görüşelim en kısa zamanda. Hatunun beni etkileyen mektubundan bir kaç satırda şuraya bırakıp gideyim ben. 

“Geçmişte benden ayrılmanı söyledim. Yine de gelecekte bana dönmeni bekliyorum hala. Bir yıl sürse de iki yıl sürse de.. Bekleyeceğim. Beklemeyi sevdaya dahil edeceğim. Anılarımız gözlerimde canlanırken Yeniden kavuşmayı hayal ederken.. iyi olman için dua ederken.. On yıl yirmi yıl otuz yıl.. Ötede olsan bile.. Seni tam burada bekleyeceğim. Seni seviyorum.”

Not: Yorumlara hemen dönemiyorum bildiğiniz üzere.. Biriken çok fazla yorumum var ama en kısa zamanda döneceğim hepsine. Çok çok özür dileyerek.. Mutlu günler dilerim efenim.

3 yorum:

  1. Öncelikle 2. adam/kadın olayı olmaması çok sevindirdi beni. Fakat fantastik dizilerden tırsıyorum, henüz istediğim gibi final yapan bir fantastik kurguya rastlamadım. Tahminimce bu da aynı şekilde..

    Tahminimce, finalde bir zamana atlaması oluyor. Uzun bir zaman atlaması.. Umarım öyle değildir; her şey yolunda giderken finalde ayrılmaları ve bölümün bitmesine son dakikalar kala tekrar buluşmaları artık çok sıktı. O tip bir dizi izlemek istemiyorum. Konusu zaman yolculuğu olan bir diziden bunu beklemek baya bi saçma ama şuan ki önceliğim "Shopping King Louie" tarzında "zaman atlaması olmayan" bir dizi. Ve tabii ki; romantik, mutlu sonla biteninden.

    Spoiler seven biri olarak -hatta spoiler olmadan diziye başlamayan biriyim- finalde yada finale doğru çiftlerimiz arasında bir ayrılık falan yaşanıyor mu diye sorsam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylediğin her şeye sonuna kadar katılıyorum. Dizilerde artık klişeleşmiş kalıplardan bende çok sıkıldım.. 2. adamı/kadını görünce sevdiğini fark etmeler, 15 bölüm kıvrandırıp 16. bölümün son 10 dakikası kavuşmalar.. Bu durumlarda beni Kore dizilerinden soğutmaya başladı ne yalan söyleyeyim. -Spoiler konusu da doğru. Çok sevmesem de fan yapımı videoları izliyorum mutlaka. Ama büyük spoi yersem sıkıntı büyük :))-

      Bu dizide zaman yolculuğu esas konu olduğundan sürekli zaman atlamaları var. Ama olaylar günümüzde geçiyor. Adam geleceğine bakıp geri günümüze dönüyor. Sürekli gelecekte kalmıyor yani..
      -İzlemeyecek arkadaşlara spoiler olacaktır, okumayınız- notunu da düşerek çok detaya inmeden cevap vereyim. Dizinin son bölümlerine doğru bir süre mecburi ayrı kalacaklar bilgisi veriliyor, bazı durumlardan dolayı. Adam gelecekte kalıyor kadın günümüzde. Son 2 bölüm bunun üzerine kurulu. Son bölümde kavuşuyorlar evet ama ayrılıkları bana tadında geldi. Çok uzatıp kasmamışlar idi yani.. Bilemiyorum. 3 yıllık bir zaman atlaması var ama diğer diziler gibi göze batmıyor çünkü olayların gidişatı için gerekli oluyor.
      Dilerim çok detaya inmeden istediğin gibi cevaplaya bilmişimdir sorunu. Çok teşekkür ederim yorumun için :)

      Sil
    2. Cevap için teşekkürler, fazlaca spoiler içermeden istediğim cevabı vermişsin. Sanırım izleyeceğim bunu, sırf 2. adam/kadın olmadığı için :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...