4 Mayıs 2017 Perşembe

Mara Dyer Serisi - Eksik Parça / Kitap Yorumu

Selamlar! Okumasını aylar önce bitirdiğim lakin yazısının şimdiye kısmet olduğu Mara Dyer serisinden bahsedeceğim bugün.. Öncelikle kendisi okuduğum ilk seri olma özelliği taşıyor. Kitap okumayı alışkanlık hale yeni yeni getirdiğim için popüler kitaplar, sevilenler listelerini hep kaçırmıştım. Çünkü takip etmiyordum. Kitap siparişi vermek için dolaştığım sırada bu seri ile karşılaştım. Beni ilk kalbimden vuran kitapların kapağı oldu. Birbiri ile olan uyumu, renkleri, konsepti.. Bayıldım. Konusuna da tamam dedikten sonra hemen kutu şeklinde sipariş verdim. Geldi. Önce bir sarılıp öpüp, aşk yaşadım. Sonra peş peşe üçünü de bitirip o feci boşluğa düştüm.. Seri olarak okumanın güzelliğini yaşadım öncelikle. Kitap bittiğinde ise karakterlere veda etmek zor geldi. Tuhaf duygular uyandırdı yani.. Konusundan bahsettikten sonra ufaktan birde yorumlayayım yoksa "fan girl" modundan çıkmam biraz zaman alacak.. 


Yazar: Michelle Hodkin
Tür: Romantik, Doğaüstü, Gerilim
Sayfa Sayısı: 424

Konusu: Mara, hastanede gözlerini açtığında son bir kaç günü hatırlamadığını fark eder. Arkadaşları ile heyecan olsun diye girdikleri eski akıl hastanesi yıkılmış, en yakın arkadaşı Rachel, sevgilisi Jude ve Jude'n kız kardeşi Claire o kazada ölmüştür. Mara ise bir kaç morluk ile o kazayı atlatmıştır. Daha sonrasında görmeye başladığı halüsinasyonlar, kabuslar onu köşeye sıkıştırır. Çok başaralı, örnek evlat olan ağabeyi Daniel, on iki yaşındaki erkek kardeşi tatlı Joseph, psikolog annesi ve ceza avukatı olan babası ile birlikte yaşananları unutup temiz bir sayfa açmak için Miami'ye taşınırlar. Yeni okuluna adapte olmaya çalışırken bir yandan yaşadığı durumdan kurtulmanın yollarını arayan Mara'ya psikologlar TSSB(travma sonrası stres bozukluğu) teşhisi koyarlar. Okuldaki otomattan yiyecek almak için savaştığı okulun ilk günü onunla tanışır. Noah Snow.. Okuldaki tek arkadaşı olan Jamie, Mara'ya Noah'tan uzak durması gerektiğini söyler. Ama bir nedenden ötürü Mara, Noah'ı merak etmeden duramaz. 



" 'Eğer bir kız seni uzun, çok uzun bir süre severse gerçek olursun. Ama sadece oyuncak olarak görmez ve gerçekten severse,' diye devam etti. 
'Canın yanar mı peki?' diye sormuş bu kez oğlan. 
'Bazen. Ama Gerçek olmuşsan, acı çekmekten de korkmazsın.' "


Spoiler vermemek için kendimi paraladığım ve durdurmasam tüm konuyu ortaya dökeceğim bir bölüm atlattım. Çok şükür! Kitabı okuyalı uzun zaman oldu evet ama öyle ki konusunu bir kere okuyunca çorap söküğü gibi aktı cümleler.. Tanıtımım size klasik bir aşk hikayesi başlıyormuş hissi vermesin. İşler kesinlikle öyle yürümüyor. Olayların psikolojik kısmı baskın, en başta.. Sonrasında Noah ile tanışması ve olayların gidişatının hiç tahmin edemeyeceğiniz bir yere varması.. 

" "Cehenneme kadar yolun var." dedim sessizce. "Zaten oradayım." diye yanıtladı sakin bir ses tonuyla. "

İlk kitapta serinin tam olarak konusunun ne olduğunu anlayamıyorsunuz "e bunun fantastik kısmı nerede?" diyorsunuz. Ve kitap öyle bir şekilde bitiyor ki.. Öylece baka kaldım. Pat diye. Ele, dümdüz. -yazar burada şive yapmaya çalıştı- Eğer diğer kitapları elimde olmasaydı büyük ihtimalle soluğu bir kitapçıda alırdım. 2. kitapta olaylar yerine oturuyor ve siz ilk kitaptaki her karakterin, her anın, her olayın gerçekten boş detaylar olmadığını görüyorsunuz. Kitabın başında Mara'nın ufak bir giriş mektubu var. Onun üzerine kitaba başlayınca devreler bir yanıyor. O mektubun anlamını seri tamamlandığında çözüyorsunuz ve ben bitirdiğimde sadece "var arkadaş" diyebildim. Cidden sağlamdı.

" İstediğim hiçbir şey yok. Yapamayacağım hiçbir şey yok. Hiçbir şeyi umursamıyorum. Ne olursa olsun ben düzenbazlığıma devam ediyorum. Kendi hayatımda bir oyuncu gibiyim. "

Kitabın genç kesime yönelik olduğunu kabul ediyorum ama ergen kafasında bir kitap olduğunu kesinlikle kabul etmiyorum. Hoş.. Herkesin hissettiği farklı lakin bence yabana atılmaması gereken kitaplardan.. Yazarın dili çok akıcı. Sıkmadan, severek okuttu. En çok sevdiğim bir diğer ayrıntı Mara'nın iç sesini ayrıca belirtmesi. Ki çok severim. Kitapta da esprilerini, romantizm dolu cümlelerini ve zaman zaman delirdiğini kabul ettiği cümlelerini okumak ayrıca bir zevkti. Kitabın içerisinde romantizm, gerilim, korku.. Her şey vardı. Hal böyle olunca da okurken hiç sıkmadı. Aksine gererek okuması daha keyifli bir hal aldı.


Daha fazla uzatmadan ilk kitabın yorumunu burada bitireceğim diğer kitap yorumum serinin 2. kitabı olan bıçak sırtı olacak. Ondan bahsetmek içinde çok heyecanlıyım. Büyük ihtimalle yazıyı bitirip 2. kitabına tekrar bir göz atacağım, özlediğimi hissediyorum.. Bizde en kısa zamanda tekrar görüşmek üzere.. 

Çokça sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...