14 Ağustos 2017 Pazartesi

Fight For My Way / Kore Dizisi

Selam! Sözünü verdiğim üzere Fight For My Way dizisinin yorumu ile geldim. Diziyi çok sevdiğimi söyleyebilirim öncelikle.. Tadı tuzu yerinde, çerezlik bir diziydi. Başrol ikili için izlemek istediğim, güzel beklentiler içerisinde olduğum bir dizi olduğundan da fazla arayı açmadan izleyip bitirdim. Gerçi bitireli haftalar olsa da yazısı yeni gelebiliyor.. 2 haftalık yıllık iznimde olduğum bu süreçte biriken yazılarımı yazıp tatile çıkmak peşindeyim çünkü.. Sonraki sürece de bakıp devam edeceğiz bir şekilde.. Haydi başlayalım.


Tür: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 16

Konusu: Go Dong Man (Park Seo Joon) lise döneminde gelecek vaat eden bir tekvandocu iken bazı gelişmeler yüzünden bu hedefinden vazgeçer. Şimdi ise yarı zamanlı bir işte çalışarak amaçsız bir şekilde hayatına devam etmektedir. Sonunda bir gün cesaretini toplayarak profesyonel bir dövüşçü olmak için adım atar ve UFC ligine katılmak için çalışmalara başlar. Choi Ae Ra (Kim Ji Won)'nın hayali ise haber sunucusu olmaktır. Hayatı boyunca bu amaç için uğraşır ama her yıl başvurduğu bütün eleme sınavlarından kalır. Şu anda ise bir mağazanın danışma bölümünde çalışmakta bir yandan elemelere gitmeye devam etmektedir. Baek Seol Hee  (Song Ha Yoon) ve Kim Joo Man (Ahn Jae Hong) ile birlikte küçüklüklerinden beri beraber olan bu fantastik mankafa 4'lüsü uzakta da olsa hayallerinin peşinden koşmaya devam ederler..  



Park Seo Joon severek izlediğim bir oyuncu. Dizideki karakterini de çok sevdim. Kim Ji Won ile olan uyumları da çok iyiydi. Baya baya tatlılardı yahu. Bir dizi daha isterim ellerinden yani. Hatun zaten yanına herkesi yakıştıran bir oyuncu. Bakınız Dots dizisi.. Orada Song çiftini bile sollamışlardı. Bu dizideki hal ve hareketlerine bayıldım. Arada yaptığı bebek gibi konuşmalarını saymazsak. Aegyo dedikleri şey yani. Cidden hiç sevmiyorum şu muhabbeti. Kim olursa olsun o an ya atlarım sahneyi yada sesini kısarım, net. Zaten o da o anda çevresinde olanları kızdırmak amacı ile yaptığından.. Bir şey demeyeceğim karakterine. Dong Man karakteri ile Ae Ra karakteri tencere kapak gibi uyumluydu. 


Bir diğer çift hakkında ise ne demeliyim bilmiyorum. Oyunculukları için bir şey söylemeyeceğim. Karakterlerini başarıyla canlandırdıklarını düşünüyorum. Gözüme batan bir şey olmadı ama karakterlerine söveyim istiyorum azıcık. Bu ikili 6 yıllık sevgili. Seol Hee yani kızımız ise Joo Man'ın sevgilisinden çok annesi gibi. Elleriyle besleyebilecek bir karaktere sahip. Kendisi yemiyor yediriyor, giymiyor giydiriyor. Onlara baktığımda aşk görmek yerine 6 yıllık bir alışkanlık gördüm. Kızın silik karakteri ve adamın bu rahatlık, içinde olduğu durumu fark edememesi sonucu yapmış olduğu bir takım şeyler yüzünden ilişkileri farklı bir boyuta ulaşıyor. Bilemiyorum ne desem.. Bence bu çift de tencere kapaktı. Birbirlerinden başkası zordu. Allahtan kız ikinci yarıda akıllandı da daha fazla saydırmak zorunda bırakmadı beni.



Dizide Dong Man'ın koçu olan Jang Ho karakterinde ki Kim Sung Oh'u ise severim. İlk kez Secret Garden dizisinde izlemiştim. O zamandan beri takip ederim. Dizide Dong Man ile olan iletişimi, diyalogları dizinin en komik taraflarındandı. Birde diziye manyak bi doktor dahil oldu. İzleyenler bilir, izlemeyenlere de spoiler olmasın diye çok deşmeyeceğim ama öldürmek istediğim karakterlerden birisi oldu. İzleyenler ve izleyecek olanlar hak vereceklerdir. Sümsük herif.


Dizi bir ara düşüşe geçiyor evet her dizide olduğu gibi.. Sonra toparlıyor. En sevdiğim bölüm sanırım 14. bölümdü. Duygular yönünden çok sağlamdı, baya etkilenmiştim. Birde bir dövüş sahnesi var ki.. Cidden gözlerim dolu dolu oldu. Birde her dövüşmeye çıktığında Bts' den Fire şarkısını duymak çok iyi geldi. "Harbiden e yandı buralar" dedim. Şarkıyı severim. Ostları ise çok güzel. Tekrar tekrar dinlenilesi.. Ambiguous ve Good Morning favorilerimden. 


Bunun dışında dizide yarım kalan konular vardı. Tamamlanması gereken, aceleye gelmiş gibi arada kaynayan, üstü kapatılan.. Bunlarında açıklanması gerekiyordu diye düşünüyorum. Bu konuda kurgu zamanlamasını ayarlayamadılar sanırım. Hele bazı olayları senarist öyle bir karıştırdı ki "ne oluyoruz?" dedim. Sıvadı sıvadı bıraktı. Çiftlerin yaşadıkları ve hatırı olmasa dizi bu konuda tırt. 


Dizi ile ilgili söyleyeceklerim sanırım bu kadar.. Tadında, çerezlik bir romantik komedi idi. Çerezlik dememin sebebi tamamlanmayan konular olması. Güldüren, yer yer hüzünlendiren dizilerdendi. Hayallerinin peşinden koşmanın güzelliği bir kez daha gösterildi. Bazende bazı hayallerin hayalde kalması gerektiği..  

"Büyümek hayallerini bırakmaksa ben büyümekten vazgeçiyorum. Başkalarına karşı büyümüş gibi davranmaya gerek yok. Kazanırsın ya da kaybedersin."

Bugünlük de benden bu kadar. Yeni yazılarda görüşmek üzere! :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...