8 Ekim 2020 Perşembe

Brooklyn Nine Nine / Dizi Yorumu

 Selam. Uzun zamandır dilimden düşürmediğim şahane bir dizinin yorumu ile geldim bugün. Brooklyn nine nine! Aslında dizi uzun zamandır listemdeydi ama bir türlü Asya dizilerinden kopamadığımdan ve henüz içimden gelmediğinden başlayamamıştım. Sonrasında sıkılmaya başlayıp farklı bir şeyler izlemek istediğimde Brooklyn nine nine dizisi aklıma geldi. Bir bölüm izledim ve tamam dedim, yeni dizimi buldum. Şu anda 7 sezonluk bir dizi ama okuduğum haberlere göre 8. sezonu için onay almış. Şahane değil mi? Şimdi konusundan biraz bahsedip detaylı yorumuma geçelim.

Tür: Komedi, Polisiye, Aksiyon

Bölüm Sayısı: 7 sezon / 140 bölüm (bölüm süresi 22-23 dakika)

Brooklyn nine nine konusu

Brooklyn de 99 numaralı bir karakolda yaşanan günlük olayları ele alan dizi, ekibi ve maceraları ile sizi keyifli bir yolculuğa çıkartıyor.

Dizinin uzun uzadıya bir konusu yok. Bir durum komedisi aynı zamanda. 99 numaralı karakolda kendi halinde hatta fazlaca kendi halinde takılan bir grup dedektifin başına disiplinli yeni bir yüzbaşı atanınca yaşanan durumları ele alıyor başlangıçta. Sonrası alışma süreçleri sonrası cümbüş. Birbirinden renkli ve dolu karakterleri ile şöyle basit bir konu o kadar güzel ele alınmış ki. Hangi ara sezonları bitirdim hatırlamıyorum bile. En sevdiğim komedi dizilerinden birisi olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ve her bir karakter ile de gönülden bağ kurduğumu da.. O yüzden tek tek karakterleri de tanıtmak istiyorum. 
İlk olarak dedektif Jake Peralta. Andy Samberg'in canlandırdığı Jake ekibin en çok suç çözme oranına sahip ama en büyük özelliği bir yetişkin olmasına rağmen hala çocuk gibi davranması. Mutlaka eğlenmenin ve başına iş açmanın bir yolunu buluyor. Öyle durumlarda öyle şeyler yapıyor ki hem çok şaşırıyor hemde çok gülüyorum.  Herkesin tanımasını istediğim bir karakter kendisi. Favorilerimden.
Dedektif Charles Boyle. Joe Lo Truglio canlandırıyor. Aşırı saf biri. Aslında saftan ziyade ezik gibi tanımlamalar yapılıyor. Öyle olduğunu da söyleyebiliriz ama bu kadar ezik yada silik bir karaktere sahip olup bu kadar güldürebilmek. Kendisine Jake'i örnek alıyor. En yakın arkadaşı aynı zamanda. Tabi Charles gibi bir karakter ve Jake'in yaramazlıkları birleşince.. Charles öyle çok favori olabilecek bir karakter gibi durmasa da bence olmazsa olmazlardan. Aynı zamanda bir yemek blogu yazarı. Gurme olarak nitelendiriyor kendisini. 
Captain Holt. Andre Braugher'in canlandırdığı yüzbaşı Holt siyahi ve eşcinsel bir karakter. Kariyerinin başında bunun zorluklarını yeterince yaşamış. Yüzbaşı olarak istediği konuma geldiğinde de 99 gibi bir ekibe atanıyor. Soğuk mizacı ve disiplinli karakteri ile önceleri herkesin temkinli yaklaştığı Holt aslında aşırı eğlenceli bir adam. Yani onu tanıyanlar ve karakterini anlayanlar için öyle. Gülüyor ama dudakları asla kıpırdamıyor. Ben öyle diyeyim siz anlayın. 
Amy Santiago. Melissa Fumero'nun canlandırdığı Amy, başarılı 7 erkek kardeşi ile büyüyen bir kadın. Özellikle annesinin başarılı abilerini kayırmasından dolayı öne çıkmaya ve kendini göstermeye hevesli bir dedektif. İnek öğrencilerden diyebiliriz kendisi için. Holt'u kendisine örnek alıyor. Onun liderliğinde ilerlemek istiyor ve kendine rol model alıyor. Amy'nin dans hareketleri deyip susmak istiyorum. Bakınız gif. 
Terry Jefferson. Terry Crews'in canlandırdığı Terry, çavuş karakteri ile aramızda. Kaslı fiziği ve duruşu itibari ile sert gözükse de yumuşacık bir adam. Ailesine körü körüne bağlı. Hayattaki en sevdiği şey de yoğurt olabilir. Kendisinden 3. bir şahıs gibi bahsetmesi ise güldüren hareketlerinden. "Terry sınavlardan nefret eder!" Ekibin babacanı.
Rosa Diaz. Stephanie Beatriz canlandırıyor. Bad girl diyeceğimiz kızlardan. Hayatı hakkında kimsenin fazla bir bilgisi yok. Bizde zamanla izledikçe, Rosa kendisini bize açtıkça öğreniyoruz hayatında ki gelişmeleri. Baya öfkeli bir arkadaş. Asla duygusal belirtiler göstermeyen Rosa'nın bir ağlama sahnesi var. Ölüyorum sandım gülmekten. O kadar çok yakışmıyor ki. :D 
Hitchcock ve Scully. Bu ikiliyi ayıramazdım sanırım. Dizide de ayrılmıyorlar zaten. Ekibin en eski elemanları ama aynı zamanda da en etkisiz elemanları. Gerçi öyle zamanda öyle işler yapıyorlar ki yada yaptıklarını iddia ediyorlar. En çok güldüğüm ve şaşırdığım sahnelerde onlarında izleri var. İkisininde favorisi yemek yemek. Her zaman ve her yerde. Bir de bir bölümde gençliklerine dair sahneler gördük de.. Bu gözler neler gördü okuyucu. Büyük bir ters köşeydi benim adıma. Zaman Hitchcock ve Scully'e neler yapmış öyle. Buraya bir şok olma ifadesi yerleştirelim.
Son olarak Gina Linetti. Ekibin gizli silahı. Aslında Holt'un yardımcısı ama kendisi başlı başına bir dünya aslında. Chelsea Peretti'nin canlandırdığı Gina hiç bir şeyi umursamayan bir karakter hatta fazla umursamaz.Kendisi için narsist diyebilirmiyiz acaba? Sanırım diyebiliriz. 
İddia bölümleri en sevdiğim bölümler olabilir. Her sezonda cadılar bayramı zamanında yaptıkları bu iddia bölümleri merakla beklediklerimden. Jake'in sorgu sırasında bütün şüphelilere I want it that way şarkısından birer cümle söyletip bunu bir bütün haline getirmesi.. Tam anlatamadım ama videoyu bıraktım buraya. Kahkaha attığım unutulmaz sahnelerden birisiydi benim için veya yine Jake'in elinde gitar ile sorgu yaparken bağıra çağıra şarkı söylemesi. Onun videosu da hemen şurada. 

İlk defa bir komedi dizisinde gözlerim doldu sanırım. 7. Sezon 7. bölüm her duyguyu yaşadığımız şahane bir bölümdü. Bölüm sonunda Charles’in Jake sensörünün çalışması da efsane komikti. Gözlerim doluyken kahkaha attım. Diziyi izleyenler anlayacaktır. Spoilere girmemesi için deşmiyorum pek konuyu. Efsanesin 99. Diziyi aşırı içselleştirdim sormayın dostlar. Doug Judy bölümleri de çok sağlam oluyor. Her sezon  bölümü var mutlaka. Cadılar bayramı iddia bölümleri gibi beklediğimiz bölümlerden.
Gerek yan karakterleri Kevin, Doug Judy ve Cheddar gerekse ana kadrosu, senaryosu mekanları her şeyiyle benim için unutulmaz ve büyük ihtimalle tekrar tekrar izleyeceğim bir dizi oldu. Türünü sevenlere şiddetle öneririm. İzlediyseniz şayet yorumlarınızı da okumak isterim. Hakkında bolca konuşabiliriz.En kısa zamanda tekrar görüşene kadar kendinize iyi bakın.

Sevgilerimle.

8 yorum:

  1. Ben de izlerken çok eğlenmiştim. Tekrar tekrar izlenebilecek bir dizi. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bende öyle düşünüyorum. Hatta bitirmeme rağmen hala açıp izliyorum bazı bölümlerini. Çok teşekkür ederim yorumunuz için :)

      Sil
  2. Bu dizi hakkında olumsuz tek yorum bile okumadım. Bayadır da listemde aslında ama bir türlü başlayamadım da. Yakında başlarım umarım :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bazen oluyor öyle. Ben mesela izleme listemin ucunu kaçırdım çoktan^^ Umarım başlarsın. Keyif alarak izleyeceğini düşünüyorum ve bitirdikten sonraki yorumunu okumak için sabırsızlanıyorum :)

      Sil
  3. o kadar çok seviyorum ki bu diziyi, iki kere baştan seyrettim. Hep moralsiz hissettiğimde rastgele bir bölüm açar izlerim :')) Duyduğuma göre son sezonun çekimleri tamamlanmış ancak Amerika'daki siyahi eylemler yüzünden Andy Samberg bölümleri daha bu konulara değinen bir biçimde hazırlamak istemiş o yüzden tekrar çekeceklermiş sanırım. Merakla bekliyorum 8. sezonu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son zamanlarda en sevdiğim şey olabilir, tartışmasız. Sıkıldığım an açıp izliyorum bende. Sonra bir bakıyorum sonraki, sonraki diye devam ediyorum izlemeye :)) Bilgilendirmen için çok teşekkür ederim, duymamıştım bunu. Yeni sezonları gelene kadar bir iki tur daha izlerim artık :)

      Sil
  4. çok sevdiğim dizilerden bir tanesi... Kötü bir moddayken açınca tüm moralimi düzeltir. Eğer izlemediyseniz aynı yapımcının Parks and Recreation dizisini de öneririm :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim için de çok özel bir dizi oldu artık. Diziyi duymamıştım ama hemen araştıracağım. Çok teşekkür ederim :))

      Sil