18 Eylül 2019 Çarşamba

Keşif Günü 6 / Konoha - Japon Restoranı

Merhabalar! Bugün yeni bir Keşif yazısı ile geldim. Bizim Nihongo (Japonca) Takımı ile kurs sonrası çıktığımız, üstelik Japon bir arkadaşımızı ağırladığımız günlerin birinde gittiğimiz bir restoran Konoha. Çok acayip ve uzun bir cümle oldu değil mi ? Fark ettim :) Üzerinden uzun zaman geçtiği için eğer bir hatam olursa şimdiden affola! Maslakta da bir şubeleri olan Konoha'nın Acıbadem şubesine gittik. Bol fotoğraflı bir yazı olacak, şimdiden söyleyeyim. Çünkü bazı anılar uçup gitse de.. Fotoğraflar baki kaldı :) 

16 Eylül 2019 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri #03

Merhabalar. Yine bir ağaç ev gününde beraberiz. Görmemiş, okumamış olanlarımız varsa eğer.. 1. yazım için buraya, 2. yazım için de buraya alalım sizi. Bu hafta yine özgürce yazabileceğimiz bir konu ile gelmiş sevgili Edischar ve Taha.  "Farklı şehirlerde hatta farklı ülkelerde yaşayan ancak her hafta ağaç evde toplaşan kişiler olarak bu hafta yaşadığımız şehirleri konuşmayı istedik: Yaşadığınız şehrin sevdiğiniz ve sizi oraya bağlayan özellikleri nelerdir? Şehrinizde gitmeyi tercih ettiğiniz yerleri, meşhur yemekleri ve bir gün uğrarsak bize önerebileceğiniz aktiviteleri tanıtır mısınız?"


İstanbul ve ben çok uyumlu değiliz doğruyu söylemek gerekirse.. O yüzden çok verimli bir yazı olacak mı emin değilim. Ama elimden geleni yapayım tabi ki.. Beni yaşadığım şehre bağlayan en büyük özellik sevdiklerim ile bu şehirde yaşıyor olmam. Sevdiklerimin ve huzurumun olduğu her yerde yaşayabilirim gibi geliyor bana. Aslında gizliden gizliye Ankara'ya karşı bir hayranlığım var. Hüzünlü ve yalnızların şehriymiş gibi geliyor bana. (tamamen benim fikrim)  Soğuk bir şehir olması sonbahar düşkünü benim için çekici bir özelliği de olabilir tabi. İstanbul'un çok kabalık ve karışık olması da boğuyor beni. Yoksa biliyorum. Şahane yerlere, ulaşım kolaylığına, güzel imkanlara sahip metropol bir şehir İstanbul. İstanbul da yaşamayan çoğu insan İstanbul'a hayran. 

14 Eylül 2019 Cumartesi

Queen / Hint Filmi Yorumu


Merhabalar. Bu haftaki film önerim Hindistan’dan geliyor. Aylar önce izlediğim bu filmi geçtiğimiz haftalarda tekrar izleyince.. Hint filmlerini özleyenler için yazmak istedim. Ve bu film klasik Hint filmi tarzından biraz daha uzak olduğu için, Hint filmlerine ön yargısı olan kişilerin bile izleyebileceğini düşünüyorum. Evet, yine dans sahneleri var. Ama bu dans sahnelerini bir yerlerden fırlatarak değil hikayeye uygun bir şekilde yerleştirerek, film ile bir bütün haline getirmişler. Ayrıca filmin büyük bir çoğunluğu Paris ve Amsterdam da geçiyor. Düşen çenemi toparlayarak filmin konusundan bahsettikten sonra detaylı yorumlama kısmına geçeyim.
 Tür: Dram, Komedi
Yapım Yılı: 2013

Konusu: Düğün hazırlıkları içindeki Rani (Kangana Ranaut) evliliğine bir kaç gün kala nişanlısı Vijay (Rajkummar Rao) tarafından terk edilir. Büyük bir üzüntü yaşar. Ancak balayı için planladıkları Avrupa gezisinden yine de vazgeçmez. Bambaşka bir kültürün hüküm sürdüğü topraklarda Rani yepyeni hayatlar keşfedecek, farklı insanlarla tanışıp çok şeyler öğrenecektir.

11 Eylül 2019 Çarşamba

Japonca'lı Anılar 1

Merhabalar. Benim yazmayı çok istediğim ve sizlerin de lütfen yaz dediğiniz Japonca serime bugün başlıyoruz efenim. Öncelikle neden Japonca sorusuna gelirsek.. Bunun hala net bir sebebi yok açıkçası. Japon kültürüne, animelere olan hayranlığım vesile oldu sadece. Bugün hala Korece'ye gitmiş olsa idim daha kolay öğrenebilirdim diye düşünüyorum. Bunun sebebi de dizilerini çok fazla izliyor oluşum. Duyarak öğrenmenin benim için daha kolay olduğunu fark ettim. Bir ara o kadar çok dizi izliyordum ki.. Bunun sonucunda hiç bir eğitim almadan dizi içerisindeki çoğu kelimeyi ve cümleleri anlayabildiğimi gördüm. Ama yönümü ani bir kararla Japonca'ya çevirince.. Sayonara dedik daha başlamadan Korece'ye. Japonca'mı istediğin şekilde ilerletebilirsem Korece'ye de başlamak istiyorum. Bakalım.

9 Eylül 2019 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri #02

Merhabalar. Biliyorsunuz Sevgili Edischar ve Taha 'nın başlattığı etkinlik sayesinde her Pazartesi akşamı Ağaç evde buluşuyoruz. 2. haftanın konusu "Doğamız giderek tehlike sinyalleri veriyor. Küresel ısınma ve çevre kirliliği en had safhada. Bunlar için geri dönüşüm, sıfır atık, daha az tüketim hatta poşetlerin paralı olması gibi önlemler alınıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Geleceğimiz için daha yaşanılır bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz?" olarak belirlendi. Çok derin ve detaylı yazmak istediğim bir konu olduğunu için canım Japonca takımımdan da yardım aldım. Çünkü hayatımın her yerindeler. Bir kere de buradan teşekkür ediyorum hepsine. Sevgili Burcu ve Efsane'ye özellikle❤ Biraz uzun bir yazı olacak, sıkılmayacağınızı umarak başlayalım.
Doğanın, doğal kaynakların ve yaşanılan çevrenin aşırı ölçüde ve yanlış kullanılması nedeniyle doğal dengenin bozulması durumuna çevre kirliliği deniyor kısaca. Peki bunlar için neler yapabiliriz?

7 Eylül 2019 Cumartesi

Be With You / Kore Filmi Yorumu


Merhabalar.  Bugün artık bir klasik olan Cumartesi gününün film yazısı için geldim. Filmi haftalar öncesinde izledim lakin yazısı şimdiye kısmet oldu.  Dram, Romantik ve Fantastik türündeki Be with you filmini 2 seferde izleyebildim. Ama buna rağmen konudan kopmadım ve ya sıkılmadım. Aksine filmin sonlarına doğru salya sümük olmam gerekirken (tamamen benimle alakalı. Çünkü ben bir sulugözüm ) tatlı bir hüzün ile bitirdim. Kore filmlerini takip ediyorsanız bilirsiniz, dram konusunda çıtaları her zaman en üsttedir. Bu filmde de öyle. Ama sizi haldır huldur bir dramın içine sokmuyorlar. Tatlı bir konu ile harmanlayıp ortaya naif bir film çıkarmışlar. Çenemin düştüğü kısmı bitirerek konu kısmına geçeyim.

Tür: Dram, Romantik, Fantastik
Yapım Yılı: 2018

Konusu:  Woo-jin (So Ji Sub)’in karısı Soo A(Son Ye jin) ölmüştür. Ölmeden önce kocasına ve ailesine yağmurlu bir günde döneceğini söz vermiştir. 1 yıl sonra yağmur sezonunda imkansız bir olay yaşanır ve Soo A eve geri döner. Ama hiçbir şey hatırlamamaktadır.

4 Eylül 2019 Çarşamba

İç Ses

Merhabalar. Bugün dizi dışı bir yazı ile geldim. Serbest bir şekilde yazmayı da özlediğimi hissettim. Neresinden tutmalı ne yazmalı.. hiç bir fikrim yok aslında. Sadece beni yazmaya iten şey, albümde fotoğraflara bakarken aynı anda çalan Violet evergarden animesinin soundtrack albümündeki şarkı..Dinlemek isterseniz hemen alttaki fotoğrafa iliştirdim. Tahmin ettiğiniz gibi.. Dinlerken susmayan seslerimi tutamadım ve bir araya getirdim.