21 Nisan 2017 Cuma

Akela'nın Çocuklar İle Maceraları 5

Selamlar. Yazı serimin devamını yazayım isterim, bugün. Yazmaktan hem keyif aldığım, hem rahatladığım hemde sizin okumayı sevdiğiniz bir seri olduğunu bildiğimden döküyorum eteğimdeki tüm taşları ortaya. Son zamanlarda da çok şey birikince.. Haydi bakalım.


En son bebeklerde kalmıştık.. En küçükleri artık gelmiyor okula. Ki bence gelmemesi en başından beri onun için en hayırlısı idi.. Çok sık rahatsızlanmaya başladığından babaannesi bakacakmış artık. Ama hala irtibatımız devam ediyor. Örtmenim, örtmenim diye fotoğraflarımı öpüyormuş, şekerlik işte. Özledim aslında gerçekten ama onun iyiliğini istediğim için bu şekilde büyümesinin daha doğru olacağını biliyorum. Ev ortamında yani.. En azından 1 sene daha. Bizim 3 numara yani afacan olan ise hala aynı afacanlıkta ama zekası her geçen gün şaşırtmaya devam ediyor beni. Daha çok söz dinler oldu, hareketliliğini kontrol altına alabiliyoruz artık. Gerçi hala kaçıp kaçıp tuvalette kollarına kadar ıslanmasını çözemedik. Bizde bu süreçte mecbur çareyi gözden kaçırmamakta buluyoruz ama mümkün değil. Mutlaka kaçıyor o 3 5 saniyede ve sonra bir buluyoruz tuvalette. Sonra o yanaklarını mıncıklıyorum tabi. "Hani gitmicektin tuvalete? Bak ıslanmışsın" diyorum kafa sallıyor birde cık cık yapıyor. "Tamam gitmeyeceğim bir daha" anlamında. Gülüyor sonra bıyık altından beni de sinirle karışık güldürüyor bebe, ne yapalım gülümsemek gerekiyor böyle durumlarda sadece. Sinirlenmek son seçenek çünkü ve bir şey kazandırmak yerine sadece kaybettirir. Artık 2 bebemiz kaldı ve onlarla da yardımcı öğretmenimiz ilgileniyor ben en son söylediğim gibi 5 tane 4 yaşında öğrenci ile savaşıyorum. 

18 Nisan 2017 Salı

Hain Yüreğim / Kitap Yorumu

Wulf Dorn kitapları okumaya bir başladım pir başladım biliyorsunuz. Yazdığı 6 kitabın dördünü aldığıma bakacak olursak.. Bugün de elimdeki son kitabı “Hain Yüreğim”i yorumlayacağım, elimden geldiğince.. Kitabı bitireli aylar olmuş, sonrasında 4 kitap daha bitirmiş olsam da.. Hala etkisi devam eden sağlam kitaplardandı. Şimdi biraz konusundan bahsedip, yorumlama kısmına geçelim.


Yazar: Wulf Dorn
Tür: Psikoloji, Gerilim
Sayfa Sayısı: 384

Konusu: Doro, bir sabah uyandığında dün geceye ait hiç bir şey hatırlamadığını fark eder. Üzerinde durmaz. Sonra annesi küçük kardeşini uyandırmasını söyler ve Doro kardeşinin odasına girdiğinde onun ölmüş olduğunu görür. Daha sonra Doro’nun akıl hastanesinde tedavileri, anne ve babasının boşanması gibi süreçleri yaşarlar. Yaşananları geride bırakıp temiz bir sayfa açmak adına Doro ve annesi başka bir kasabaya tanışırlar. Ama nereye giderse gitsin geçmişi peşini bırakmaz. O günden sonra gördüğü kâbuslarla ve halüsinasyonlarla yaşamaktadır. Bir gece bahçesinde haftalar önce herkesin intihar ettiğinden emin olduğu bir genç ile karşılaşır. Doro bu durumun hayal olup olmadığını anlamak için tehlikeli bir arayışın içine girer. Ama herkesten önce bu gencin yaşadığını kendisine kanıtlamalıdır.

13 Nisan 2017 Perşembe

Seçkinler 2

Selam! Bugün seçkinler serimin devam yazısını yazayım istiyorum son zamanlarda taktığım 5 şarkı ve çektiğim, seçtiğim fotoğraflarım ile birlikte.. Fotoğrafların daha fazlası için bildiğiniz üzere instagram hesabımdan takip edebilirsiniz. Bunun da notunu düştükten sonra.. Gelelim sıra sıra..


Bu şarkıyı geçtiğimiz haftalarda bitirdiğim ve yazısını yazıp yazmamaya karar veremediğim "Hard of Dixie" dizisinde duymuştum. Çok tatlı ve güzel bir şarkı. Dilime dolananlardan.. 

10 Nisan 2017 Pazartesi

Tomorrow With You / Kore Dizisi

Yeni bir haftadan selamlar. Kore dizilerine ara verdiğim günleri bitirip, birikmiş dizilere göz atayım istedim. Ne çok biriktirmişim öyle? Bütün seçeneklere göz attıktan sonra bitmesini beklediğim, Shin Min Ah ve Lee Je Hoon'u beraber izleyebileceğimin mutluluğu ile tomorrow with you dizisine başladım. Aslında dizi hakkında fazla olumlu yorum yoktu yine de ikilinin hatırına bir şans verip başladım izlemeye.. Bunlara katılıyor muyum, katılmıyor muyum yazının sonunda net fikrimi söyleyeyim. Ama önce konusuna geçelim.

Tür: Romantik, Fantastik, 
Bölüm Sayısı: 16

Konusu: Yoo So Joon (Lee Je Hooncanlı kurtulduğu metro kazasından sonra zamanda geleceğe gidebilme özelliği kazanmıştır. Normalde başka insanların hayatlarına müdahale etmez iken aynı kazadan kurtulan Song Ma Rin (Shin Min Ah'i bir araba kazasından kurtarır. Geleceğinin yeniden şekillenmesi üzerine kendisinin ve Song Ma Rin'in aynı gün ölmüş olduğunu görür. Kaderlerin de ki ölümü engelleyebilmek için sevmediği halde Song Ma Rin ile evlenir ve geleceklerini yeniden inşa etmeye çalışır. 

6 Nisan 2017 Perşembe

Güncel Mangalar 1

Selamlar! Bugün yeni bir -seri sayılabilecek- yazı ile karşınızdayım. Okulda çalışmaya başladığımdan beri vakitsizlik kelimesini an be an yaşayan biri olarak hayattan koptuğumu biliyorsunuz. Nöbette olduğum haftalarda ne kitap okuyabiliyor ne yazı yazabiliyor nede okuyabiliyorum. Bu zamanları değerlendirme yöntemi olarak da manga okumayı seçtim. Şöyle ki bölümleri su gibi gittiğinden ve benim de fazla vaktim olmadığından o zamanlarda mangalara ağırlık veriyor okulda bile nefes almaya vakit buldukça manga okuyorum. Nereden okuduğumu soracak olursanız da bazen manga.tr den bazen puzzmos.com dan ve genelde de puzzmanga uygulamasından. Yani puzzmos.com'un android uygulamasından.. Kullanım kolaylığı ve güncelliği sayesinde instagramdan çok kendisini kullanıyorum. Kafa dağıtmak için bire bir olan mangaların böyle bir yeri var yani hayatımda.. 


Okuma seçeneklerim genelde bitmiş mangalar olsa da bazen "artık merak etmekten ve bitmesini beklemekten ölecek duruma geldiğim" mangalar olunca.. Başladım güncel okumaya.. Bu yazımda da okuduğum 2 güncel mangadan bahsedeceğim. Popüler mangalardan ve tabi ki shoujo! Kısa kısa konularından bahsedip kaçayım istiyorum. Haydi başlayalım!

4 Nisan 2017 Salı

Günlük Gibimsi 8

Arayı çok açmadan ses veriyorum bu sefer, selam! Yazmayı özledim gibi hissediyorum. Okulda çalışmaya başlayalı 10 ay oldu, hayatım tam düzene oturdu derken okuldaki işler değişti. Tüm gün bebişler ile beraber olduğumu söylemiştim değil mi? Artık öyle değil de 5 adet 4 yaşında öğrenci ile savaşıyorum. Savaşıyorum dedim diye şaşırmayın, cidden savaşıyorum. Bu konu ile ilgili cümlelerimi hemen toparlayamayacağım için diğer bir yazı serime saklıyorum, maceralarım olan hani. Her gün eve bir yeri yara bere içinde geliyor olsam da.. Deşmeyeceğim bu konuyu tamam. 


Okulda şöyle bir nöbet sistemi var, hemen açıklayayım. 3 kişiyiz her hafta birimiz nöbetçi oluyoruz. Sabah 7.30 akşam 19.30. O arada diğerleri 8.30 17.30 çalışıyor. 2 hafta normal iken 3. hafta sıra size geliyor yani. Heh, işte ben o haftalarda ölmüş oluyorum. Telefonum çalsa bile açmıyor -uyuya kaldığımdan, yada beynimin iflasından- bilgisayarını açmıyor, dizi film izlemiyor kitap okumuyor durumda oluyorum. Sadece manga okumak için alıyorum telefonu elime, oda hayatta kalmalıyım anlamında.. Yani hal böyle iken yazılar, blog ziyaretlerim, özlem sohbetlerim kendini özletiyor. Veya yarım kalıyor diyeyim. O yüzden böyle ara ara kayboluyorum. İstemesem de..

Onun dışında.. Holifest'e gidiyorum bu sene. 22-23 Nisan tarihlerinde Event Garden da. -Gitmek isteyen dostlara bilgi olsun- Aşırı heyecanlıyım. Biletlerimi her gün kontrol edip, aşk yaşıyorum. Bakalım, Keşif günü 3'ün konusu şimdiden belli oldu. :) 

Ana okulları ile bir şekilde ilişkisi olanlar bilir ki sezonun bu ayları başka bir telaş yaşanır. Oda yıl sonu gösteri hazırlıklarıdır. İşte bizde de o savaş var bir yandan.. Şarkı, rond seçimleri, mekan ayarlanması, kostümler ve çocukların hazırlanması.. Benim gibi odun birisi için en zor kısmı tabi ki hareketleri bebelere öğretmek için yapacak olmak. Biraz şirin birde sevecen olmam lazım ki.. Aman Allah'ım. Hareketleri ezberledik, tamam. Sonra başlıyor ki.. Haydi bakalım. "Elleri buraya koyuyoruz. Burunlar böyle." Hobaaa.. "Pinpon topu burnumuzla, biz sevimli palyaçoyuz" Tüm gün o şarkı senin bu gösteri benim derken.. Gecenin üçünde uyanıyorum ve aklımda tek şey. "Ördek haydi gel konuş, vak vak vak vaaakkk" :D Yani buda işimin yan etkilerine girer değil mi? 

Sanırım anlatacaklarım şimdilik bu kadar. Tabi anlatacak malzeme her zaman var bende de.. Sırasıyla arayı çok açmadan anlatmak isterim. Biraz merak olsun, biraz özlem. Tekrar görüşmek üzere, en kısa zamanda..

Mutlu günlere.

1 Nisan 2017 Cumartesi

Hyung / Kore Filmi

Yine bir Cumartesi film yazısı ile döndüm. En sevdiğim günün Cumartesi olduğunu söylemiş miydim? Bugün uzun zaman önce izlediğim ama yazmak için –yine, yeniden- fırsat bulamadığım Hyung filminden bahsedeceğim. İzlediğim bir akşam önce bana kahkahalar attıran sonrada hık hık diye burnumu çekmeme sebep olan bir film.. Filmin “çekiliyor, çekildi, vizyona girdi” haberlerinden sonra merakla beklemiştim bunun sebebi de konusundan önce oyuncuları idi. Birisi aşırı sempatik bulduğum izlemeye de bayıldığım Jo Jung Suk, diğer başrol ise -bana göre- idol olan ama çoğu oyuncuyum diyen oduna taş çıkaran D.O. yani Do Kyung Soo. İkilinin filmi çıkar da izlenmez mi? İkiliyi bir arada görünce tabi ki filmi izlemek kaçınılmaz oldu. Lafı daha fazla uzatmadan konusuna geleceğim.


Tür: Komedi, Dram
Imdb: 7.4

Konusu: Doo Young (Do Kyung Soo) gelecek vaat eden bir judocudur. Bir müsabaka sırasında yaşadığı kaza sonucu kör olur ve judoyu bırakmak zorunda kalır. Ailesini kaybetmiştir ve yalnız yaşamaktadır. Dolandırıcılıktan içeri girmiş olan üvey ağabeyi Doo Sik (Joo Jung Suk) ise 1 sene ona bakmak şartı ile bu durumu dışarı çıkış bileti olarak değerlendirir. 15 yıl sonra eve dönen Doo Sik ve Doo Young birbirlerinden nefret etseler de aynı evde yaşamaya başlarlar.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...